Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

10.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Silivri’de bu dava için başlatılan büyük salonun kasten bitirilmediğini düşünüyorum. Amaç bu büyük davayı mümkün olduğunca az insanın izlemesini sağlamak. Gazeteci parmakla sayılı, izleyici kısıtlı, mahkeme salonunda sıkı kurallar ilan edilmiş, neredeyse gülmeyi bile yasaklayacak kurallar.

Tabii esas işaret, mahkeme heyetinin iki yıllık deneyimi bile olmayan, AKP tarafından mülakatla yeni seçilmiş iki deneyimsiz hâkimin mahkemeye eklenmesine bakılacak olursa, süreç doğal hâkim seçeneği yerine adeta oluşturulmuş bir mahkeme izlenimi veriyor.

Baktığımızda, geçmişte yaşadığımız, biraz abartarak yüzlerce diyebileceğimiz kadar yazılar yazdığımız Ergenekon ve Balyoz davalarını andırıyor.

Ergenekon kumpası 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduya yerleştirilmiş el bombalarının “bulunması” ile başlamıştı. Biraz geçmişe bakalım:

DARBE SAHTEKÂRLIĞI

Arkasından normal bir askeri seminer, darbe hazırlığı olarak gösterilecek, uyduruk belgeler “bulunarak” büyük tutuklamalara girişilecekti (Bavulcu hâlâ içeride).

Gölcük’te döşeme altına yerleştirilmiş kasıtlı ve uyduruk belgelerle de deniz kuvvetlerini tasfiye etmek için Balyoz davası başlatıldı.

Bunlara, İzmir’de casusluk davaları eşlik etti.

Ordu’da büyük bir temizlik girişimiydi hepsi. Atatürkçü olan veya cemaatçi ve AKP yanlısı olmayan tüm subayların tasfiyesi ve yerlerine cemaatçi subayların yükseltilmesi ve yerleştirilmesi, ordunun kontrolünün bunların eline verilmesini amaçlayan kumpaslardı hepsi.

MEDYA VE YARGI KUMPASLARI 

Kumpas sadece orduya kurulmayacaktı.

Bu arada 2008’de o zamanki Hürriyet ve grubuna da kurulacak ve mal varlığını aşan bir ceza ile grubun tasfiyesine girişilecekti.

Tabii, bir kumpas da yargıyı hedef alacaktı. İki aşamada eski yargı bertaraf edildi. İlk aşamada yargı Gülen örgütü elemanlarına teslim edildi, ikinci aşamada da onlar temizlenerek AKP’nin duruma hâkim olduğu bir yargı icat edilecekti.

Tüm bunlar AKP-Gülen ortaklığıyla gerçekleşti.

AKP yönetimi, tabii Erdoğan, Gülencileri orduyu ve yargıyı tasfiye amacıyla başarıyla kullandı.

Bu konuda uzmanlaşmış bir iktidar var.

SULAR DURULMUYOR 

Derken Gülen-Erdoğan savaşına şahit olacaktık.

Şiddetlenen bir iktidar savaşı gözlerimizin önünde. Bu kez Gülen örgütü Erdoğan’ı tasfiye operasyonlarına girişecekti. MİT’e kumpas girişimini, büyük yolsuzluk operasyonlarıyla Erdoğan iktidarını düşürme denemelerini yaşayacaktık. Dört bakan yüce divana gönderilecekken hükümetten tasfiye edilecekti.

İşte bu aşamada Erdoğan iktidarı, Gülen örgütünü “ordu kumpasçısı” ilan edecek ve tutuklu subaylar salıverilecekti. Ve yargıdan ve devletten bu kez FETÖ elemanlarının tasfiye sürecini izleyecektik.

2016’da Gülen örgütü son bir hamleyle iktidara kanlı bir darbe girişimiyle yanıt verecek ama tasfiye edilecekti.

YANİ DEMEK İSTEDİĞİM...

Normal bir büyük şehrin hiyerarşik düzenini, çıkar amaçlı suç örgütü ilan ederek seçilmiş belediye başkanını da bu suç örgütünün lideri ilan etmek, geçmiş kumpaslara baktığımda yaratıcılığı ve altyapısı sıfır bir girişim olarak görülüyor.

Ama bula bula bu icadı yapabilmiş, geçmişin başyargıcı ve arkadaşları. Şimdi de kurduğu düzenin iyi işlemesini adeta denetleyecek bir siyasi makama atanması da ilginç. Bence de bu hak edilmiş bir görev!

Halk her şeyi görüyor.

İmamoğlu, Erdoğan karşısında seçimleri kazanacak tek ilan edilmiş aday. 15.5 milyon insan halkoylamasında bu kanaatini belirtmiş.

İstanbul’u kazanan Türkiye’yi yönetir darbımeselinin gerçekleşmesini önlemek için düzenlenmiş bir dava olduğu konusunda geniş bir uzlaşma var içeride ve dışarıda.

***

Zaten önlemi de önceden alınmış diploması iptal edilerek.

Aslında seçilmek için üniversite diploması gerekmiyor, referandumuna gidilse de cumhurbaşkanına da ikide bir diplomasız Erdoğan suçlaması yönetilmese.

Ne iyi olur. Ülke rahatlar. Kumpaslarla geçen hayatımız bir düzene girer. Ülke de doğru rayına oturur...

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026