En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

10.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor. Buna karşın ülkemizin insanının önceliği yine de ekonomik-sosyal konular oluyor. Üstelik yakın çevremizdeki savaş koşulları, ekonomideki riskleri, olumsuzlukları ve sosyal yaşamdaki zorlukları daha da artırıyor.

Dar ve sabit gelirli yurttaşın, emeklinin, emekçinin günlük yaşam koşulları sürekli ağırlaşıyor. Yoksulların, işsizlerin durumu ise daha da ağır. Doğrusu onlar ayakta kalmakta bile zorlanıyorlar. Geniş toplumsal kesimler, en büyük banknotun dayanılmaz hafifliğini, hayatın içinde ve her anında bizzat duyumsuyorlar.

200 TL’NİN ALIM GÜCÜ 

Ekonomide yaşanan zorlukların simgesi, her geçen gün alım gücü azalan en büyük banknotta düğümleniyor. Şu anda piyasada en büyük banknot konumunda bulunan 200 TL ile artık manavdan ancak 1 kilo patlıcan ya da 1.5 kilo salatalık alınabiliyor. Buna karşın iktidar ve ekonomi yönetimi, sözde durumu kabullenmemek adına bir türlü yeni banknot çıkarmıyor.

Para ile ilgili olarak piyasadaki bir başka gerçeklik, bozuk paraların neredeyse tümden kullanılmaz hale gelmesi. Artık hiçbir anlamı kalmayan madeni parayı hemen hiç kimse taşımıyor ve kullanmıyor. Bankamatikler bile çoğunlukla 200 TL’lik banknotların dışında kâğıt para vermiyor.

ENFLASYONUN GÖSTERGESİ

Aslında piyasada yaşanan bu sıradan uygulamalar, ülkemizde enflasyonun vardığı aşamayı gözler önüne seriyor. Paramız değer kaybediyor ve satın alma gücü hızla düşüyor. Enflasyon ise tam tersine yüksek seyrediyor. TÜİK’in son şubat ayı resmi enflasyon oranları aylık bazda 2.96, yıllık bazda 31.53 olurken ENAG’ın oranları ise aylık 4.01, yıllık 54.14 oldu.

Bu enflasyon oranlarıyla ülkemiz, Avrupa’nın zirvesinde yer alıyor. Kendisinden sonra gelen Romanya’yı bile üçe katlıyor. Dünya sıralamasında da ilk beşte yer alıyoruz. Enflasyon yüksekliği memuru, emekliyi ve asgari ücretliyi vuruyor. Enflasyon karşısında memurun kaybı 4 bin 228 TL oluyor. En düşük emekli aylığının kaybı 1590 lira olurken asgari ücretlinin alım gücü iki ayda 2 bin 232 TL azalıyor.

HAYAT PAHALILIĞI

Enflasyondaki olumsuzluklar satın alma gücünü azaltıyor. Bu durum hayat pahalılığı olarak yurttaşın mutfağına, sofrasına yansıyor. Bugünlerde yaşanan savaş da hayat pahalılığını tırmandırıyor. Özellikle enerji alanındaki olumsuzluklar ve yaşanabilecek olası olumsuzluklar, zorluğu ve tedirginliği daha da artırıyor.

Akaryakıtta ve doğalgazda daha büyük maliyet artışlarının ve sıkıntıların yaşanabileceği öngörülüyor. Savaşın piyasadaki birçok üründe artışlara gerekçe olabileceği düşünülüyor. Bunun ilk işaretleri de şimdiden görülmeye başladı. Neredeyse iğneden ipliğe hemen her üründe fiyat artışı söz konusu.

ÇARŞI-PAZAR-MUTFAK

Enflasyonun ve hayat pahalılığının en çok arttığı alanların başında gıda geliyor. Öyle ki TCMB’nin yıllık tahmini enflasyon oranları iki ayda şimdiden yarılanmış görünüyor. Yurttaşın sepetinde en büyük yeri tutan gıda ürünlerinde ise büyük artışlar yaşanıyor. Resmi enflasyon oranı gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık bazda 6.89, yıllık bazda 36.44’e çıkıyor. Yurttaş için bir başka önemli gider kalemi barınma ve kira giderleri. Orada da önemli artışlar var.

Savaş nedeniyle artacak akaryakıt fiyatlarının üretim ve nakliyedeki olası artışlara da gerekçe oluşturacağı biliniyor. Dolayısıyla yurttaşı önümüzdeki dönemde daha büyük zorluklar bekliyor. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki günlerde çarşı, pazar, mutfak alev alev yanacak!

YENİ BİR EKONOMİ-POLİTİK HAT

Ekonomide ve sosyal hayatta yaşananlar, içinde bulunduğumuz dönemin çözülüşünü-çöküşünü açıkça gösteriyor. Öyle ki yönetsel sistem tel tel dökülüyor ve bunun uyarıcı alarm zilleri çalıyor. Ülkemizin ilerici yurtsever muhalefeti, bu çözülüşün ve çöküşün ayırdına varmalıdır. Elbette yalnızca farkındalık yetmez, ortaklaşa yeni bir seçenek de üretilmelidir.

Kamucu ve halkçı bir anlayışla hazırlanacak yeni bir ekonomi-politik anlayışla-hatla bugünkü yanlışlıkların karşısına çıkılmalıdır. Ülkemizin yeni bir ekonomi-politik hatta ihtiyacı vardır. Bu hat birlikte ortaklaşa inşa edilmelidir. Cumhuriyetten, demokrasiden, barıştan yana en geniş siyasal ve toplumsal kesimler, böyle bir hatta buluşmalıdır. 

Yazarın Son Yazıları

Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar.

Devamını Oku
15.05.2026
Uçurum!

Ülkemizin sosyal sorunları giderek ağırlaşıyor ve tırmanıyor.

Devamını Oku
12.05.2026
Sezon başlamadan kıyı işgali başladı!

Ege ekimizin sürekli ve dikkatli okurları ayırdındadır; deniz mevsimi yaklaştı mı kıyıların işgali konusu öne çıkar. Yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte Ege’de, Akdeniz’de ve daha birçok kıyı yöresinde, deniz kıyısı işgalleri başlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Umutsuzlar...

Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı.

Devamını Oku
05.05.2026
Emeğin bayramı, emekçinin mücadele günü

İnsan yaratıcıdır, üretkendir; emek anlamlıdır, kutsaldır. İnsan ve insan emeği/üretkenliği/yaratıcılığı; hayatın olduğu gibi ekonominin de temelidir, olmazsa olmazıdır. Bilişimde ve teknolojide yaşanan onca gelişmeye ve yeniliğe karşın, işlevini ve önemini korumaktadır.

Devamını Oku
01.05.2026
Mutsuzlar ülkesi

Mutluluk konusunu önemseyenler tarafından her yıl ilgiyle karşılanan “mutluluk sıralaması”, bizi mutsuzlar ülkesi olduğumuz gerçeği ile yüz yüze getirdi.

Devamını Oku
28.04.2026
Çocuk bayramı ve çocuk yoksulluğu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir yeri olan meclisin açılış günü 23 Nisan 2020 tarihi, sonraki yıllarda bayram olarak kutlandı.

Devamını Oku
24.04.2026
İlerici seferberlik

Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın işbirliğiyle İspanya’da düzenlenen toplantı; dünyanın ilerici güçlerini bir araya getirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Anadolu Aydınlanması ve Köy Enstitüleri

17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Bu yıl, Köy Enstitüleri’nin 86’ncı yaşını kutluyoruz. Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde, 17 Nisan 1940 tarihinde, 3808 Sayılı Köy Enstitüleri Yasası’nın çıkarılmasıyla başlayan enstitülerin tarihçesi; tam anlamıyla tarihsel bir Aydınlanma seferberliğidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Otokrasi yenildi

Hafta sonu bütün dünyanın gözü kulağı Macaristan’a çevriliydi.

Devamını Oku
14.04.2026
Akbelen dersleri

Uzun süredir Muğla yöresinde örnek bir yurttaş duyarlılığı sergileniyor. Akbelenli köylüler doğayı, toprağı, ağacı; kısacası evlerini, köylerini, üretim alanlarını, yurtlarını aktif biçimde savunuyorlar. Ayrıca bu uğurda ağır bedeller de ödüyorlar.

Devamını Oku
10.04.2026
İzmir'in çiçeklerini soldurmayın!

İzmir, kurtuluşun ve kuruluşun kentidir.

Devamını Oku
07.04.2026
31 Mart’ın 2. yılı ve Ege’de CHP kırmızısı

31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası oluşan yeni dönem, ikinci yılı da tamamladı. Bugünlerde yerel yönetimlerde bir durum değerlendirmesi yapılıyor. Belediye başkanları-meclisleri, yerel siyasetçiler; iki yıllık dönemin muhasebesini yapıyorlar.

Devamını Oku
03.04.2026
Otoriterlikle mücadele

Otoriter yönetimlerin ve liderlerin yarattığı heyula, giderek bütün toplumları girdabına almaya başladı.

Devamını Oku
31.03.2026
Meslek Fabrikası’nın unutulmaz tarihçesi

Siyasi iktidarın muhalif kentleri ve belediyeleri siyaseten kuşatma - kıskaca alma hamleleri devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), yıllardır mülkiyetinde olan binalardan çıkarılmak isteniyor. O binalar ki her birinin oldukça köklü tarihçesi var. İşte bu nedenle, söz konusu binaları sıradan hizmet binaları olarak görmemek gerekiyor.

Devamını Oku
27.03.2026
Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki “Ekonomi-Politik”te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik.

Devamını Oku
24.03.2026
Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı

İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.

Devamını Oku
20.03.2026
‘Bayram benim neyime’

‘Bayram benim neyime’

Devamını Oku
17.03.2026
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025