İmparatorluk karikatürü
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

İmparatorluk karikatürü

27.07.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ayasofya’nın açılışıyla birlikte ortaya çıkan manzaranın pek çok kişide endişe yarattığını biliyorum. Mesele tarihi değeri olan bir mekânın ne tür işlev göreceği kararı değildi, bu yüzden simgelerle dolu bir gün yaşandı. Ayasofya dünyanın ortak kültür varlıklarından biriydi. Hem müze görevi görüyordu hem de ibadet ediliyordu. Ara çözüm bulunmuştu. Siyasal İslamcıların burayı simge olarak görmelerinin nedeni Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşma isteğinden kaynaklıydı ve bunu da başardılar.

***

Lozan Antlaşması’nın yıldönümüne denk getirilen açılışta kendine şeyhülislam kimliği vererek kürsüye çıkan Ali Erbaş, iki önemli mesaj verdi. Elindeki kılıçla imparatorluk özlemi duyanlara selam çaktı ve Mustafa Kemal’e dolaylı lanet okuyarak da bir anlayışın sesi oldu. Erbaş kendini hiç gizlemedi. Fesli Kadir’in ayağına giden birinden Mustafa Kemal’e saygı beklemek saçmadır. Hatta Erbaş, dürüst olduğu için de kutlanmalıdır. Herkesin her şeyi bilip de sustuğu bu dönemde tavrını koydu. Bize düşen de kendi tavrımızı koymaktır.

Biz Cumhuriyet kuşaklarıyız. İyisiyle kötüsüyle elde ettiğimiz ne varsa bu Cumhuriyet içinde edindik. Yıllarca halkını sömüren bir aileye hayranlık duyanlara diyeceğim söz yok, kendileri bilirler. Ancak Cumhuriyet özgür insan yaratır. Başarmış mıdır? Hayır. Henüz insanımız düşünme yetisinden uzaktır. Kavramları yoktur, düşünsel birikime sahip değildir. Okuryazarı bile derinlikten uzaktır yazık ki! Düşünün doğru dürüst bir üniversitemiz bile yok. Rastlantı mıdır bu durum? Elbette değil.

***

Cumhuriyet’in ilk kuşağı çalışkandı, sorumluluk sahibiydi. Onların başardıklarını bugün düşlemek bile mümkün değil. Bir yurt kuruluyordu ve herkes üzerine düşeni yapmaya çalışıyordu. Bugün nereden bakarsanız bakın, elle tutulur ne varsa hâlâ o günlerde temeli atılmış olanlardır. Maalesef gericilik Cumhuriyeti esir aldıktan sonra kazanımlar bir bir yitirildi. Temel hata ABD peşine takılan siyasi iradeydi. Komünizm korkusu Cumhuriyeti yoldan çıkardı. Oysa tersi yöne gitseydi genç devlet, şimdi bambaşka yerde olabilirdi.

Bugün en büyük hata, sanki eski değerler, kurumlar, ölçüler varmış gibi davranmaktır. Doğrusu sıfırdan, hatta eksiden başlayıp mücadeleye girişmektir. Neler yitirildi? İlkin Meclis yok edildi. Kazanmak gerek. Laiklik demek suç haline geldi. Haykırmak gerek. Hukuk ayak altına alındı. İnşa etmek gerek. Kendi değerlerini ortaya koymayan hiçbir siyasal hareket başarı elde edemez. Bugün içinde bulunduğumuz “İmparatorluk Karikatürü”ne karşı sosyalist devleti savunmalıyız, korkmadan.

Kimileri “hayal görme” diyor. Doğru değil bu. Hem hayal kurmak değerlidir hem de bizim halkın siyasal sadakati asla yoktur, kolay yön değiştirir, bunu bilmek gerekir. İktisadi çöküşü ne Ayasofya açılışı örter ne devrim karşıtı tartışmalarla gözden kaçırılabilir. Açıktır durum: Ülke tüm kurumlarıyla, değerleriyle, iktisadi olarak çürümüş vaziyettedir. Ne Erdoğan figürü, ne korku iklimi bunu değiştirebilir. Sıradan insan işsiz, aç. Gençler geleceksiz, umutsuz. Bu koşullarda salt sembollerle bir yere varmak mümkün değildir.

***

Ucuz demokrasi tacirliği yapmak muhalefet anlamı taşımaz. Örneğin İstanbul Sözleşmesi’ni canın pahasına savunmuyorsan, sana muhalefet denemez. Oysa uygarlık sorunu vardır. Kadın birey mi yoksa sizin sömüreceğiniz bir varlık mı; göstergedir takınılacak tutum. Kadınlara “sahiplik” diliyle yaklaşan, aileye mahkûm etmeye çalışan anlayışa karşı net tavırla yaklaşıyor musunuz, mesele budur. Benzer durum Kürt meselesi için de geçerlidir. Cesur adım atmak gerekir. “İnsanlara anadilini niye kullanıyorsun” diye sormanın bu yüzyılda anlamı nedir?

Dünya hızla değişiyor, bence iyiye gitmiyor, o ayrı, ama bunu anlamak gerekli. Yeni bir işçi sınıfı var artık. Bunların sorunları alışılmış yöntemlerle çözülemez. Gıdaya ulaşmak giderek daha pahalı ve güç olacak. Hamasi milliyetçilik, dincilik bir süre vaziyeti idare ediyor ama görüyoruz işte yepyeni meseleler var. Çevre sorunlarına kör olanlar, buzulların erimesiyle artık her an yeni virüs salgınlarıyla karşılaşacağımızı öğrenecek. Göçler artacak. Bunların tamamı kapitalizmin sorunu değil mi? Yeni sınıflar, gençler, bilişim koşulları, küredeki nüfus dağılımı, ısınma ve çevre meseleleri üç beş uyduruk siyasetçinin yavan sözleriyle çözülebilir mi?

AKP bir din ve millet tarifi yapıyor. Bunun içinde kendini göremeyen milyonlar var. Bu insanların ortak meselesi açıktır; ifade özgürlüğü, barış, çoğulculuk, eşitlik, adalet istiyorlar. Sadece bunun ideolojik temeli konusunda savrulmaktalar. Hep söylenir, çözüm örgütlü toplumdur, diye. Bunun doğruluğunu kanıtlamak için uygun günlerdeyiz. Sosyal medyada ses vermek bile iktidarı ürkütüyor. Tek başına mücadele etmek siyasal anlam taşımaz. Üstelik alışkanlıklardan da vazgeçmek gerekir böyle zamanlarda. Belki babanızın partisini de değiştirmek gerekir…

***

Çaresizlik duygusu bilerek şırınga ediliyor topluma, açık konuşayım üzerimdeki ölü toprağını Ali Erbaş kaldırdı!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020