Küllenmeyen yangın!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Küllenmeyen yangın!

02.07.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Anma yazılarını sevmem, yasak savmak gibi gelir. Büyük insanlar bıraktıkları yapıtlarla anımsanır. Yaşamın doğası budur. Kimi de ölümlü dünyada günü gün etmeyi seçer. Bu türden insanlar, eğer derinde düşünsel gerekçe yoksa iter beni. “Nedir o gerekçe?” diyen olursa, felsefe tarihi bunun türlü örnekleriyle doludur. Yaşamın anlamsızlığı üstüne kafa yorup sonunda boş vermişliğe kapılana rastlarız. 

Esasen, bu vurdumduymaz gibi davranan insanlar derin acı içindedirler çoğunlukla. Bize biçilen kısa ömürlerden vazgeçmek gereğine inanırlar. İntihar bir seçenek midir? Doğamız yaşama tutunmaya yöneliktir ama “nasıl bir yaşam olmalı” sorusu sorulmadan, sadece gövdeyi doyurup vaziyeti idare etmek kolay değildir. Ahmaksan mesele yok da ya değilsen...

***

Sivas’ın yıldönümü. Bu türden yaralar sadece öldürülenlerin yakınlarını etkilemez. O gün toplumdan, insanlıktan parça kopmuştur. Dinci bir grubun sıradan kalkışması değildir söz konusu olan. Sivas’ta kalkışma oldu, Cumhuriyet değerlerine, aydınlanmaya karşı gerici isyandı söz konusu olan. Doğru bağlamda tartışmak gerekir. O ideolojik hat kendini Kemal Kılıçdaroğlu saldırısında gösterdi, yükselen ses aynıydı: Yakın! Sivas kalkışması günceldir. 

Bugün üretilen Abdülhamit tartışmasıyla tam da paralel değerlendirilmesi gerekir. Pembe gözlüklü kimileri “Her şeyi tarihsel bağlamında görelim, hepsi bizim geçmişimiz” diyerek suyu bulandırıyor. Oysa Abdülhamit’çi olup aynı zamanda Cumhuriyetçi olamazsınız! Bu tartışmada vaziyeti idare etmek mümkün değildir. Yakılanların kim olduğuna bakın, ağzından salyalar akarak “yakın” diyenleri inceleyin, ne olduğu apaçık ortadadır. 

***

Dönemin siyasetçilerinin verdiği beyanları anımsayın. Türkiye’de siyasal yaşam öyle garip ki kiminle yan yana olduğunuz sürekli değişir, hele de şimdi! Ben, Temel Karamollaoğlu’nun doğru dürüst eleştiri verdiğine rastlamadım. Konuyla ilgisi yokmuş gibi davrandı, hatta sanki mağdur o. TSK görevini niye yapmadı, bilmiyoruz. Devletin istihbarat örgütüne kimse soru sormadı. Dahası, Çiller hayatta, kimse sormuyor: “O gün ne oldu” diye. 

Bugün Demirel’e tapanlar, onun kötü kopyalarıyla kol kola girenler için de aynı durum geçerli. Kaldı ki biraz siyaset okursanız, eliniz kalem tutarsa örneğin Davutoğlu ideolojik hattının da o kökten geldiğini görür mesafe korsunuz. Açık bir selefi anlayış ülkeyi esir almıştır. 

***

Siyasal olayları salt güncel verilerle değerlendirmek, genellikle siyasetçi tavrıdır. Oysa, eğer bellek diri olursa, toplum hem hakikati net görür, hem de terazisi sağlamlaşır. Adalet sadece mahkemeler kanalıyla dağıtılmaz. O gün Sivas’ta yaşananları bağlamından kopararak bir grup öfkeli gencin (!) eylemi gibi sunmak çok tehlikelidir. Yazık ki ülkede esen sert hava, bu türden sorgulamalara izin vermiyor. Oysa tam da zamanıdır.

***

Birbiriyle ilintisiz gibi duran olaylar, nasıl bir iklimde yaşadığımızı netlikle kor ortaya. Erdoğan, kendine yönelik gençlerin sosyal medya isyanı ardından çok öfkelendi. Üstelik eline iyi de bir bahane geçti. Kızı, doğum yaptığı gün alçakça, adice saldırıya uğradı bu mecrada. Lakin, o saldırıyı yapan bir kişiydi, karşı duranlarsa milyonlar. Yani o mecra, özgülüklerin alanı olabileceği gibi, rezillik için de kullanılabilir. Fikirlerini yüksek sesle ifade eden kadınlara cariye muamelesi yapıldı, Başak Demirtaş’a iğrenç cinsel saldırı yapıldı, şimdi de Esra Albayrak hedef oldu. Bunu yapanlar farklı çevrelerin insanı gibi sunuluyor, aralarında karşıtlık varmış gibi gösteriliyor, oysa hakikat tersi: O alçakların tümü yan yana, biz öte taraftayız. 

***

“Z Kuşağı” olarak tarif edilen ve Gezi sürecinden dolayı biraz da abartılan gençler, ilk kez nasıl bir düzende olduğumuzu somut gördüler. Gezi, sıradan bir bahar buluşması gibi anımsanıyor kimileri tarafından. Orada can veren çocukların acısı taptaze! Bu kuşak kendilerini ifade ettikleri an başlarına ne geleceğini gördü. Şimdi sosyal medyanın kapanmasıyla tehdit ediliyorlar. Hakikatle yüzleştiler. Keşke piyasacı eğitim, sağlık için de aynı tepkiyi verseler... 

***

“Neden varız” sorusu önemlidir. “Saçma”ya nasıl vardığımız da önemli kuşkusuz. Ucuz reçeteyle, hap bilgilerle olacağı buydu. Şimdi yaşamı anlamlı kılmak için bir şey yapalım: Sivas’ı uzak bir anlatı olmaktan çıkaralım!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020