İki piyanist iki söylem
Evin İlyasoğlu
Son Köşe Yazıları

İki piyanist iki söylem

18.11.2015 06:21
Güncellenme:
Takip Et:

İstanbul’un en merkezi salonunda Christian Zacharias boş koltuklara çalarken İstinye’nin sırtındaki ENKA iki gün boyunca Fazıl Say konseriyle doldu taştı.

Bir önceki hafta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Christian Zacharias’ı, ENKA Kültür Sanat’ta Fazıl Say’ı dinledim. Her ikisi de kendilerine özgü söylemleriyle ün yapmış sanatçılar. Zacharias son derece denetimli yorumculuğu ve ölçülü beden hareketleriyle eski çağların piyanistlerinden günümüze bir uzantı. Fazıl Say ise dışa dönük söylemi ve açık anlatımıyla dinleyicisini de yanına buyur eden bir yorumcu.
Alman piyanist ve orkestra şefi Christian Zacharias, aynı zamanda bir müzik filozofu. Resital boyunca, onun bu dünyalardan çok uzak bir yerlerden seslendiğini düşündüm. Kendine özgü hesapları, derinlikleri ve uçuşları var. Ürettiği seslerde piyano, çalgı olarak kendi kimliğini aşıyor ama kâh klavsen oluyor, kâh org oluyor. En ufak hareket bile ölçülüp biçilmiş. Hiçbir şey o anın raslantılarına bırakılmamış. Müthiş bir karizma oluşuyor sonunda. Domenico Scarlatti’nin sonatlarında mutlaka klavsen tınısı aramak âdettendir. Zacharias çalarken o tek soluklu bağlar, cümlelerin özgün olduğu kadar birbirinden bağımsız anlatımı ve piyanonun güzelim renkleri kendini gösteriyordu; Zacharias mutlaka klavsen tınısı aramak uğruna kendini sınırlamıyordu. Scarlatti’nin dışında çaldığı bütün yapıtlarda, Ravel Sonatin’de, Soler Sonat’larda, Chopin Scherzolar ve Mazurka’larda aynı duruluk egemendi. Kendi dünyasına kapanıp, kendi doğrusunda ve güzel tınının peşinde giden bir piyanist Zacharias.

Boş salona çaldı
Bu değerli sanatçı ne yazık ki çok boş bir salona çaldı. Nişantaşı’nın ortasında, güzelim akustiği ve rahat koşulları bir yana, zaman zaman böylesi üstün sanatçıların geldiği Cemal Reşit Rey Salonu artık dolup taşmalı. Konservatuvar öğretmenlerinden bir-iki kişi gözüme çarptı. Oysa İstanbul’da bu kadar müzik merkezi, bu kadar müzik okulu var. Neredeydi onların öğrencileri, öğretmenleri? Salonun genel sanat yönetmeni Ozan Binici, konservatuvar öğrencilerine duyuru yapıp konserlerimiz sizlere ücretsiz, dediğinde ancak birkaç Rock ve Pop konseri seçip gelmişler. Bu büyük sanatçıları sahnede görmek, canlı dinlemek, genç piyanistlere yepyeni ufuklar açmalı. Zacharias’ın dinletisi, yurtdışında avuç dolusu para verip gidecekleri nice ustalık sınıfından daha değerliydi.

Fazıl Say’ı dinlerken
Ne rastlantı ki, Fazıl Say’ın dört gün sonra ENKA’da çaldığı program da Zacharias’ın programının karakterine benziyordu. Zacharias 17.-18. yüzyıldan Scarlatti’lerle başladı, arada Ravel Sonatin çalıp Chopin ile sonlandırdı programı. Fazıl, 18. yüzyıldan Mozart ve Haydn ile başlayıp Chopin’e oradan da Debussy’ye vardı ve kendi Balladlarıyla bitirdi. Program düzenlerken iç-tutarlılığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşündüm bu iki konserde.
Fazıl’ın pedalsız çaldığı Haydn Do Majör Sonat, uzun zaman kulaklarımda kaldı. Chopin’in Noktürn’lerinde dozunda bir romantizm, Debussy Prelüdlerde dantel gibi işlemeler sergiledi ve kendi Balladlarına sanki 19. yüzyıldan bir besteciyi yorumlarcasına özen gösterdi. Onun izleyicisiyle kurduğu alçakgönüllü iletişimin yanı sıra sahne üstünde yarattığı kendine özgü disiplin de bir ayrıcalık. ENKA’nın salonu her yaştan, her kuşaktan dinleyiciyle tıka basa dolmuştu. Fazıl’ın yakın çevresine kadar, sahnenin her yerine sandalyelar dizilmişti. Üstelik ertesi akşam yine aynı salonda, yine ENKA dinleyicisine çalacaktı Fazıl. Kuşkum yok ki yine aynı izdihamla. Bu imajı yaratabilmek, dinleyicisi tarafından böylesi kucaklanmak da her ülkede her solistin harcı değildir.  

Yazarın Son Yazıları

Ayla Erduran’ın ardından

Tam geçen haftaki Ayla Erduran’ı anma etkinliği üstüne yazımı hazırlarken sevgili Yeşim Gürer Oymak’ın İKSV Genel Müdürlüğü’ne atandığını duydum.

Devamını Oku
14.01.2026
Mesut İktu’nun ardından

Geçen hafta 3 Ocak’ta çok değerli bir opera sanatçımızı, bariton Prof. Dr. Mesut İktu’yu yitirdik.

Devamını Oku
07.01.2026
Yalçın Tura’ya büyük ödül

Yalçın Tura’ya (d.1934) 2025 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında “müzik özel ödülü” verildi.

Devamını Oku
31.12.2025
İnönü’nün anısına bir konser

İDSO’nun her yıl Erdal İnönü’nün anısına bir konser adaması ne kadar anlamlıdır.

Devamını Oku
24.12.2025
‘İnsan sesi’

Soprano ve şef Barbara Hannigan’ı 2023’te İstanbul Müzik Festivali çerçevesinde ve BİFO eşliğinde dinlemiştik.

Devamını Oku
17.12.2025
Selim İleri ve Leyla Gencer

Bir zamanlar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla rektörlüğün üst katındaki kütüphanede “Kitaplar Arasında Buluşmalar” düzenlenirdi.

Devamını Oku
10.12.2025
Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Devamını Oku
03.12.2025
Aykal-Darmar-Hornung ve Saygun

Geçen haftaki İDSO/DenizBank konserleri çerçevesindeki konseri değerli şefimiz Gürer Aykal yönetti.

Devamını Oku
26.11.2025
A.A. Saygun ve Gürer Aykal

Uzun yıllar önce maestro Gürer Aykal ile yaptığım bir söyleşide şöyle anlatıyordu...

Devamını Oku
19.11.2025
Tekfen Filarmoni ve Borusan İstanbul Filarmoni’den unutulmaz konserler

Geçen hafta Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın İşSanat’taki açılış konserini dinledik.

Devamını Oku
12.11.2025
Erdal İnönü ve Zehra Yıldız

Erdal İnönü geçen hafta ölümünün 18. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Devamını Oku
05.11.2025
O ne güzel heyecandı

Bizim çocukluğumuzda Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ilkokulda, ortaokulda yapılan törenlerle, marşlarla, okunan şiirlerle dolu dolu geçerdi.

Devamını Oku
29.10.2025
Howard Griffiths’i yeniden dinlemek

İngiliz orkestra şefi ve viyolacı Howard Griffiths ile dostluğumuz yıllar öncesine dayanır.

Devamını Oku
22.10.2025
Yeni mevsim hızlı başladı

Eskiden orkestraların mevsime başlarken ilk konserleri için “Daha üyeler yaz mahmurluğunu üstlerinden atamamış” diye eleştiriler çıkardı.

Devamını Oku
15.10.2025
İstanbul’da yeni mevsim rengârenk

Yaz yavaş yavaş bitiyor.

Devamını Oku
08.10.2025
Türk Dil Kurumu ödülüm

Türk Dil Kurumu ödülüm

Devamını Oku
01.10.2025
Leylâ Pamir’i anmak

Leylâ Pamir (1930-2023) çok değerli bir müzik insanıydı.

Devamını Oku
24.09.2025
Pekineller bir ilki gerçekleştirdi

Geçen hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde 6-12 Eylül tarihlerinde yapılan “Pekinel Uluslararası Masterclass”ın AKM Tiyatro Salonu’ndaki kapanışını izledim.

Devamını Oku
17.09.2025
Dört günde iki kent ve bol müzik

Geçen hafta dört günlük bir Polonya turundaydım.

Devamını Oku
10.09.2025
Cem Mansur ve gençler

Cem Mansur’u uzun yıllardır tanırım. Özellikle gençlerin elinden tutması, onlara güvenmesi; orkesta programı hazırlarken bildik yapıtların yanı sıra çağdaş ya da az bilinen tarihi yapıtları izleyiciye ve orkestra üyelerine tanıtması onun en önemli başarılarındandır.

Devamını Oku
03.09.2025
Nehir söyleşisi nedir?

Bilmem dikkat ediyor musunuz son yıllarda ortaya çıkan “nehir söyleşisi” alt başlığı ile bir edebiyat türü var.

Devamını Oku
27.08.2025
Bülent Tarcan: Bir cerrah ve besteci

Kimi isimler, tarihe bir değil, iki imza atmıştır. Örneğin Bülent Tarcan!

Devamını Oku
20.08.2025
Sabah mutlu uyanmak

İnsan ne zaman mutlu uyanır?

Devamını Oku
06.08.2025
Müzikte Turquerie

Osmanlılar 14. yüzyılda Balkanlar’a girmiş, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fethetmiş ve 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanmış, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuşlar.

Devamını Oku
30.07.2025
Mizah, tango ve Scarlatti

Son zamanda yayımlanan üç kitaba değinmek istiyorum...

Devamını Oku
23.07.2025
53. festival de sona erdi

Bizim kuşak çok genç yaşlarındaydı İstanbul Müzik Festivali ile tanıştığında. Festivalin başlaması ilkbaharın gelmesiydi.

Devamını Oku
02.07.2025
Alfred Brendel’ın ardından

Çağımızın efsane piyanisti Alfred Brendel, ne harika bir çocukmuş ne de ailesinde bir başka müzisyen varmış.

Devamını Oku
25.06.2025
İstanbul’un her köşesi müzik

Önceki hafta 53. İstanbul Müzik Festivali güzel bir coşkuyla başladı: Yöneticiler, çalanlar, dinleyiciler hepsi yıllar içinde artık kocaman bir aile olmuş.

Devamını Oku
18.06.2025
Sessizlik-festival-Musa Bey

Geçen hafta Kurban Bayramı’ydı. Dört buçuk gün kadar sürdü.

Devamını Oku
11.06.2025
Elektra ve Nil Venditti

19. yüzyılın sonundaki post romantik besteci Richard Strauss (1864-1949) art arda iki opera birden besteler.

Devamını Oku
04.06.2025
Oya Başak’a mektup

Sevgili Oya’cığım, biliyorum, birazdan arayıp: “Bu hafta beni hangi konserlere götürüyorsun” diye soracaksın.

Devamını Oku
28.05.2025
BİFO’nun son konseri ve Gılgameş

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Carlo Tenan’ın yönettiği seçkin bir programla mevsimi kapattı.

Devamını Oku
21.05.2025
ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

Devamını Oku
14.05.2025
Muhittin ve Gülseren Sadak

Muhittin ve Gülseren Sadak

Devamını Oku
30.04.2025
Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Devamını Oku
16.04.2025
Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Devamını Oku
09.04.2025
Dört dörtlük bir dinleti

Dört dörtlük bir dinleti

Devamını Oku
02.04.2025
Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Devamını Oku
26.03.2025
Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Devamını Oku
19.03.2025
BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

Devamını Oku
12.03.2025