Onuncu Yıl Marşı’nın notasına gelenler...
Evin İlyasoğlu
Son Köşe Yazıları

Onuncu Yıl Marşı’nın notasına gelenler...

28.10.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

 

Ne acıdır ki, Cemal Reşit Rey’in ölümünün ardından özel eşyaları ve nice yapıtı darmadağın oldu. Notalarına ulaşmak sorun olduğu için yapıtları da çok az çalınıyor. Yine de bütün bunlar onu üzmüyordur. Ama son yıllarda, Onuncu Yıl Marşı’nın değiştirilip pop müziğe dönüştürülmesi mutlaka onu çok rahatsız ediyordur.

Cumhuriyet Bayramı geldiğinde, Cemal Reşit Rey’in (1904-1985) kuşaklar boyunca dillerden düşmeyen Onuncu Yıl Marşı, her yerden yükselir. Bu marşın yazılış öyküsü ise o zamanki devlet adamlarının kültür düzeyini sergiler. Cumhuriyet’in onuncu yıl kutlamaları için 1933’te bir marş yarışması düzenlenmiştir. Güfte Faruk Nafiz Çamlıbel ile Behçet Kemal’in ortak çalışmasıdır. Müziğin son seçimi, Atatürk’ün huzurunda yapılacaktır.
Cemal Reşit Rey’e de zamanın Cumhuriyet Halk Partisi genel sekreteri (sonradan Başbakan) Recep Peker’den bu yarışmaya katılması için emir gelir: “Öyle bir marş isteniyordu ki, asker, polis, sivil herkes söyleyebilsin. Oturdum, düşünmeye başladım. Hangi melodiyi yakalasam bir türlü rahmetli biraderime beğendiremiyordum. Tam dokuz kere yazıp, yırttım. Derken mehter takımının ritmi geldi aklıma. Girişte, sol eldeki baslara o ritmi yerleştirdim. Ve nihayet biraderime beğendirebildim.”
Çağdaş Türk müziğini yaratan en önemli öncüdür Cemal Reşit Rey. Ağabeyi Ekrem Reşit, kültürlü bir tiyatro yazarıdır. Babaları son Osmanlı dahiliye nazırlarından Ahmet Reşit Bey, Sevr’e karşı çıkarak istifa etmiş bir devlet adamı, annesi Osman Hamdi Bey’in yeğenidir. Dolayısıyla Cemal Reşit, güçlü bir Osmanlı ailesinden gelmedir.
Cemal Bey Ankara’ya gidip, jüriye marşını dinletmeye koyulur, piyanoda kendi kendine eşlik etmektedir. Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan “Türküz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi” dizesinde, Cumhuriyet kelimesinin ikinci hecesi için şöyle bir eleştiri getirir: “Cumhuriyet kelimesinde müzik majör tondan minöre geçiyor. Malum, minör küçük demektir. Yoksa siz, bir Osmanlı ailesinin çocuğu olarak, Cumhuriyet’i hâlâ küçük mü görüyorsunuz?

” Rey’in Napolyon vurgusu
Cemal Bey olayı sonradan dehşet içinde ailesine aktarır: “O an için kellemin uçtuğunu düşündüm, salon beynime yıkıldı sandım.” Ve hemen şöyle bir yanıt bulur: “Efendim, minör küçük demektir, haklısınız, ama müzikte o manâda kullanılmaz. Beethoven Napolyon’un kahramanlıklarına hayrandı. Ona adadığı, (ama sonra diktatörlüğünü öğrenip ilk sayfasını yırttığı) Eroica senfonisinin ikinci bölümü do minör tonundadır. Sanıyor musunuz ki Beethoven, Napolyon’u küçük görüyordu?” Jüriden bir başkası da Fransızların Marseillaise’inin bir kahramanlık ezgisi olduğu halde minör tonu kullanıldığını söyler. Sonunda Cemal Reşit Rey’in Onuncu Yıl Marşı kabul edilmiştir. Ucunda, ödül olarak para pul yoktur. Zaten işin maddi yönü de Cemal Bey’in umurunda değildir. Onuncu Yıl Marşı, seksen iki yıldır hâlâ her yerde, her dönemde çalındığına göre, o en büyük ödülünü almıştır.
Ne acıdır ki, ölümünün ardından özel eşyaları ve nice yapıtı darmadağın oldu. Notalarına ulaşmak sorun olduğu için yapıtları da çok az çalınıyor. Yine de bütün bunlar onu üzmüyordur. Ama son yıllarda, Onuncu Yıl Marşı’nın değiştirilip pop müziğe dönüştürülmesi, mutlaka onu çok rahatsız ediyordur. Bir konuşmasında özgün eserlerin değiştirilmesine değinir: “Bazı çevreler, gençlerin Klasik Türk müziğini sevmesi için o güzelim parçaları garip kılıklara sokuyorlar. Bu çok yanlış bir tutumdur. Mesela Leonardo de Vinci’yi tanıtmak için La Joconde (Mona Lisa portresi) tablosunu, karikatür şeklinde mi yapmak gerekir?”
Son yıllarda, Kenan Doğulu, “Okullarda aksi bir tavırla söyletilen bu marşı, sevimli bir hale getirdim” dediğinde Cemal Bey’in öğrencileri çok tepki göstermişlerdi. Araya ucuz ‘ritim box’ marifetleri serpiştirilmesini, ritimsel yapıyla oynanmasını; pes, donuk bir sesle dinamik özelliğine dikkat edilmeden tek düze söylenmesini eleştirmişlerdi. Neyse ki Onuncu Yıl Marşı raflarda unutulmuş, kimsenin artık söyleyemediği, küflenmiş bir marş değil. Bugüne dek doğallığıyla yediden yetmişe kaç kuşak yetiştirdi. Yine Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında, her yerden yükselecek.

Müzik dünyamıza hizmeti geçmiş bir aydındı
Dün toprağa verdiğimiz Arda Aydoğan (1963) bir opera sanatçısıydı. 1994-2004 arasında Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yöneticiliğini yaptı. Orada bir orkestra ve opera kurdu, çeşitli müzik dallarını kapsayan festivaller düzenledi. Onunla birlikte soprano Zehra Yıldız’ın ölümü ardından kurulan Zehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı’nın kurucuları arasında yer almıştı. Halen Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nin Genel Sanat Yönetmeni idi. Yaratıcı fikirleri ile müzik dünyamıza hizmeti geçmiş bir aydınımızdı.  

Yazarın Son Yazıları

Ayla Erduran’ın ardından

Tam geçen haftaki Ayla Erduran’ı anma etkinliği üstüne yazımı hazırlarken sevgili Yeşim Gürer Oymak’ın İKSV Genel Müdürlüğü’ne atandığını duydum.

Devamını Oku
14.01.2026
Mesut İktu’nun ardından

Geçen hafta 3 Ocak’ta çok değerli bir opera sanatçımızı, bariton Prof. Dr. Mesut İktu’yu yitirdik.

Devamını Oku
07.01.2026
Yalçın Tura’ya büyük ödül

Yalçın Tura’ya (d.1934) 2025 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında “müzik özel ödülü” verildi.

Devamını Oku
31.12.2025
İnönü’nün anısına bir konser

İDSO’nun her yıl Erdal İnönü’nün anısına bir konser adaması ne kadar anlamlıdır.

Devamını Oku
24.12.2025
‘İnsan sesi’

Soprano ve şef Barbara Hannigan’ı 2023’te İstanbul Müzik Festivali çerçevesinde ve BİFO eşliğinde dinlemiştik.

Devamını Oku
17.12.2025
Selim İleri ve Leyla Gencer

Bir zamanlar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla rektörlüğün üst katındaki kütüphanede “Kitaplar Arasında Buluşmalar” düzenlenirdi.

Devamını Oku
10.12.2025
Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Devamını Oku
03.12.2025
Aykal-Darmar-Hornung ve Saygun

Geçen haftaki İDSO/DenizBank konserleri çerçevesindeki konseri değerli şefimiz Gürer Aykal yönetti.

Devamını Oku
26.11.2025
A.A. Saygun ve Gürer Aykal

Uzun yıllar önce maestro Gürer Aykal ile yaptığım bir söyleşide şöyle anlatıyordu...

Devamını Oku
19.11.2025
Tekfen Filarmoni ve Borusan İstanbul Filarmoni’den unutulmaz konserler

Geçen hafta Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın İşSanat’taki açılış konserini dinledik.

Devamını Oku
12.11.2025
Erdal İnönü ve Zehra Yıldız

Erdal İnönü geçen hafta ölümünün 18. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Devamını Oku
05.11.2025
O ne güzel heyecandı

Bizim çocukluğumuzda Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ilkokulda, ortaokulda yapılan törenlerle, marşlarla, okunan şiirlerle dolu dolu geçerdi.

Devamını Oku
29.10.2025
Howard Griffiths’i yeniden dinlemek

İngiliz orkestra şefi ve viyolacı Howard Griffiths ile dostluğumuz yıllar öncesine dayanır.

Devamını Oku
22.10.2025
Yeni mevsim hızlı başladı

Eskiden orkestraların mevsime başlarken ilk konserleri için “Daha üyeler yaz mahmurluğunu üstlerinden atamamış” diye eleştiriler çıkardı.

Devamını Oku
15.10.2025
İstanbul’da yeni mevsim rengârenk

Yaz yavaş yavaş bitiyor.

Devamını Oku
08.10.2025
Türk Dil Kurumu ödülüm

Türk Dil Kurumu ödülüm

Devamını Oku
01.10.2025
Leylâ Pamir’i anmak

Leylâ Pamir (1930-2023) çok değerli bir müzik insanıydı.

Devamını Oku
24.09.2025
Pekineller bir ilki gerçekleştirdi

Geçen hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde 6-12 Eylül tarihlerinde yapılan “Pekinel Uluslararası Masterclass”ın AKM Tiyatro Salonu’ndaki kapanışını izledim.

Devamını Oku
17.09.2025
Dört günde iki kent ve bol müzik

Geçen hafta dört günlük bir Polonya turundaydım.

Devamını Oku
10.09.2025
Cem Mansur ve gençler

Cem Mansur’u uzun yıllardır tanırım. Özellikle gençlerin elinden tutması, onlara güvenmesi; orkesta programı hazırlarken bildik yapıtların yanı sıra çağdaş ya da az bilinen tarihi yapıtları izleyiciye ve orkestra üyelerine tanıtması onun en önemli başarılarındandır.

Devamını Oku
03.09.2025
Nehir söyleşisi nedir?

Bilmem dikkat ediyor musunuz son yıllarda ortaya çıkan “nehir söyleşisi” alt başlığı ile bir edebiyat türü var.

Devamını Oku
27.08.2025
Bülent Tarcan: Bir cerrah ve besteci

Kimi isimler, tarihe bir değil, iki imza atmıştır. Örneğin Bülent Tarcan!

Devamını Oku
20.08.2025
Sabah mutlu uyanmak

İnsan ne zaman mutlu uyanır?

Devamını Oku
06.08.2025
Müzikte Turquerie

Osmanlılar 14. yüzyılda Balkanlar’a girmiş, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fethetmiş ve 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanmış, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuşlar.

Devamını Oku
30.07.2025
Mizah, tango ve Scarlatti

Son zamanda yayımlanan üç kitaba değinmek istiyorum...

Devamını Oku
23.07.2025
53. festival de sona erdi

Bizim kuşak çok genç yaşlarındaydı İstanbul Müzik Festivali ile tanıştığında. Festivalin başlaması ilkbaharın gelmesiydi.

Devamını Oku
02.07.2025
Alfred Brendel’ın ardından

Çağımızın efsane piyanisti Alfred Brendel, ne harika bir çocukmuş ne de ailesinde bir başka müzisyen varmış.

Devamını Oku
25.06.2025
İstanbul’un her köşesi müzik

Önceki hafta 53. İstanbul Müzik Festivali güzel bir coşkuyla başladı: Yöneticiler, çalanlar, dinleyiciler hepsi yıllar içinde artık kocaman bir aile olmuş.

Devamını Oku
18.06.2025
Sessizlik-festival-Musa Bey

Geçen hafta Kurban Bayramı’ydı. Dört buçuk gün kadar sürdü.

Devamını Oku
11.06.2025
Elektra ve Nil Venditti

19. yüzyılın sonundaki post romantik besteci Richard Strauss (1864-1949) art arda iki opera birden besteler.

Devamını Oku
04.06.2025
Oya Başak’a mektup

Sevgili Oya’cığım, biliyorum, birazdan arayıp: “Bu hafta beni hangi konserlere götürüyorsun” diye soracaksın.

Devamını Oku
28.05.2025
BİFO’nun son konseri ve Gılgameş

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Carlo Tenan’ın yönettiği seçkin bir programla mevsimi kapattı.

Devamını Oku
21.05.2025
ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

Devamını Oku
14.05.2025
Muhittin ve Gülseren Sadak

Muhittin ve Gülseren Sadak

Devamını Oku
30.04.2025
Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Devamını Oku
16.04.2025
Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Devamını Oku
09.04.2025
Dört dörtlük bir dinleti

Dört dörtlük bir dinleti

Devamını Oku
02.04.2025
Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Devamını Oku
26.03.2025
Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Devamını Oku
19.03.2025
BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

Devamını Oku
12.03.2025