10 yıl sonra gelen karar

24 Mart 2018 Cumartesi

AKP’nin tek adamcı, saraycı teokratik mutlakiyeti kurabilmesi için basın ve yayın organları ile özerk TRT’yi yandaşlaştırmaya gereksinimi vardı.
2008’de, AKP ve casusluk cemaati (FETÖ) koalisyonu sürüyordu. O koalisyon, TRT’yi ele geçirme harekâtını başlattı. TRT Yasası değiştirildi.
TRT’nin demokrat, Cumhuriyetçi, laik kadrolarının tasfiyesi için TRT Personel Komisyonu’na yetki verildi.
O komisyon, yasadışı bir işlemle, yetkisini o önemde TRT Genel Müdürü olan İbrahim Şahin’e devretti. İbrahim Şahin de yetkiyi, Genel Müdür Yardımcısı yaptığı ve bugün FETÖ davasından 8 yıl 5 ay 15 günlük mahkûmiyet ile hapiste yatan Ahmet Koyuncu’ya devretti.
Şahin ve Koyuncu, bu yasadışı yetkiyle, TRT’deki Cumhuriyetçi kadroların maaşlarını düşürdüler. Kadrolarıyla oynadılar, haklarını yediler.
Aradan tam 10 yıl geçti!
Avukat İsmail Sami Çakmak’ın bu haksızlıklara karşı direnen iki TRT çalışanı adına açtığı davada, TRT FETÖ iddianamesinde 30 kez adı geçmesine karşın merkez valisi olarak aramızda dolaşan İbrahim Şahin ile FETÖ’cü Genel Müdür Yardımcısı’nın yetkilendirildikleri TRT Personel Komisyonu kararının kimi maddeleri hakkında “yürütmeyi durdurma kararı” çıktı!
10 yıl sonra, bir hukuksuzluk ve yasadışılık önce Danıştay Dava Daireleri Kurulu, ardından da Danıştay 5. Dairesi tarafından saptanmış oldu.
Bu gelişme, üç durumu belgeliyor:
- AKP’nin hukuk tanımaz tavrının ısrarla sürdüğünü.
- Yargının acınacak halini.
- Gecikmiş adaletin, adalet olmadığını.

Abdülhamid’in torunuymuş
Abdülhamid’in torunu olduğunu ileri süren bir kadın, epeydir orada burada Cumhuriyet konusunda saçmalayıp duruyor.
En son, Atatürk’ü büyük bir sevgi saygıyla anan, Cumhuriyet’e yürekten bağlı Alevi-Bektaşilerin Piri Hacı Bektaş Veli’nin adını taşıyan üniversiteye çağırmışlar bu kadını.
Cumhuriyet’in kurduğu “üniversite” kurumunu temsil eden rektör ile Atatürk’ü “Başkomutan” bilen TSK’nin jandarma komutanı da oturup dinlemişler bu kadının abuk sabuk konuşmasını!
Bakalım bu padişahlık özentisi, aymazlık ve çılgınlık nereye kadar sürecek?

Boşuna uğraşma, Atatürk olamazsın
Ne 15 Temmuz Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla, ne Afrin’e girilmesi Çanakkale utkusuyla karşılaştırılabilir.
Her ikisinin de yurdun kurtarılması dışında büyük etkisi vardır: Birisi emperyalizmi dize getiren güçlü dalgasıyla evrensel bağımsızlık hareketlerine yol açmıştır...
Diğeri de, yine uluslararası boyutta dünya tarihine geçmiş 1917 Rus Devrimi’ne…
Birileri boşuna uğraşmasın. Bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk olamazlar.
O biriciktir ve insanlığa mal olmuştur.

Akıl, fikir
Bankadan çektiği 20 bin dolar ile 10 bin lirayı Balat’ta bir otomobil altına bırakan…
Yine bankadan çektiği 30 bin doları da Kalamış Parkı’nda bir ağacın dibine koyan…
Canan Karatay, sarayın çağrılısı olarak Cumhurbaşkanı’nın eşine, bakanlara, milletvekillerine ve milletvekili eşlerine sağlıklı yaşam ve beslenmeyi anlatmış…
Hepimize akıl, fikir sağlığı diliyorum.

Medya malı
Piyasada basın serbest:
Turgut Özal’lı yıllardan bu yana Türkiye’deki siyaseti yönlendirmeyi, iktidarlarla birlikte büyümeyi becermiş bir medya patronu, malını, iktidarla iyi geçinen başka bir patrona sattı.


Yazarın Son Yazıları

Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020
Egemenlerin Yeni Kurgusu 8 Ağustos 2020
AKP Ateşle Oynuyor! 25 Temmuz 2020