Elçiliğe Verilen Brifingden Çıkan Sonuç

26 Eylül 2011 Pazartesi
\n

Bademcik-II

\n\n\n

Ziraat Bankasının nasıl seçme sınavlar yaptığını bu köşeden duyurmuştuk. Benzer bir örnek daha verelim:\n

\n

Adalet Bakanlığı, avukatlıktan yargıç ve savcılığa geçmek isteyenler için 23 Ekimde seçme sınavı yapacak. Bu sınav için gerekli koşullar, 2 Temmuzda Zaman gazetesinde resmi ilan olarak yayımlanmıştı. Koşullar, ek bir ilan ile değişti. Yaş sınırı 35 iken, 45e çıkarıldı. Mülakata çağrılan aday sayısı da, açılan kadronun (300) bir katı olan 600 yerine 900e çıkarıldı. Böylece 900üncüye bile birinci yerine yargıç ya da savcı olma olanağı getirilirken yüksek puan alanların mülakattan geçme olasılığı da düşürülmüş oldu.\n

\n

Oysa; 2008de 550 kadro için 1100, 2009da 200 kadro için 400, 2010da 400 kadro için 600, yani hep ilan edilen kadronun bir katı kadar aday mülakata çağrılmıştı.\n

\n

Anlayacağınız, 12 Eylül 2010 anayasa ve adalet devriminden sonra bir bademcik ameliyatı da Adalet Bakanlığınca yapılacak!

\n\n\n

Kapış kapış

\n\n\n

Maden İşleri Genel Müdürü Mehmet Hamdi Yıldırım, AKP iktidarına yakın işadamı örgütü MÜSİADa konuk olmuş ve demiş ki:\n

\n

Derin saha aramalarının henüz başındayız. Bu çalışmalar, Türkiyede madenciliğin gelişmesi ve firmalarımızın uluslararası alanda madencilik yapabilmeleri için bir zemin oluşturuyor. Yeni kanunla biz bunlara imkân tanıyoruz. İşi aslen kim yapacaksa, onun ruhsat almasına imkân vererek, gerekli arama faaliyetlerinin başlatılmasını, desteklenmesini ve nihayetinde madenin bulunarak ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyoruz.\n

\n

Madenlerimiz pazara çıkmıştır. Özellikle iktidara yakın işadamlarımız götürebilir kapış kapış...

\n\n\n\n\n

Silivrideki mahkeme, AKPye kapatma davasına ilişkin dosyayı hazırlayan savcıların adlarını istedi ya... O savcılardan Zekeriya Sevimli, açılan o davada AKPnin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğusavını onaylayan 10 Anayasa Mahkemesi üyesinin de örgütsel yapı içinde mi algılanacağını sordu ya...\n

\n

Aklımıza, kamuoyunda hemen hemen hiç tartışılmayan bir WikiLeaks belgesi geldi. \n

\n

WikiLeaksin açığa çıkardığı bir ABD Ankara Büyükelçiliği belgesine göre, Türk polisi, 24 Kasım 2008de ABD Büyükelçiliğine gidip soruşturma konusunda brifing veriyor. Brifinge; FBI temsilcileri dışında, ABD Büyükelçiliğinin siyasi müsteşarı da katılıyor. ABD Büyükelçiliği yetkililerinin brifinge ilişkin Washingtona gönderdiği kriptoya göre, Türk polisleri başka hiçbir ülkeye bu kapsamda bir brifing yapılmadığını özellikle vurguluyorlar. Bu tümceden öyle anlıyoruz ki; Türk polisi, aynı konuda diğer yabancı ülkelere de brifing vermiş olabilir. Öylesine gizli bir soruşturma yani!\n

\n

Gelelim, belgenin asıl konuyla ilgisine...\n

\n

Türk polisi, brifingde ABDlilere Soruşturmayıyasal açıdan güçlüolarak gördüklerini, genel davanın sağlam olduğunu, ancak Türk yargıçlarının bazen ne yapacaklarının belli olmadığınısöyledikten, yani yargıçları yabancılara çekiştirdikten sonra, konu dönüp dolaşıp Anayasa Mahkemesine geliyor. Türk polislerinin brifingine ilişkin ABD Büyükelçiliğinin Washingtona gönderdiği değerlendirmede şöyle bir not var:\n

\n

Polis yöneticileri soruşturmaları sonucunda Anayasa Mahkemesi binasının yerleşiminin sadece üst düzey hâkimlere ait girişlerini de içeren ayrıntılı krokilerine ulaştıklarını söylediler. (NOT: Polis yöneticileri, Ergenekon soruşturmasının mevcut Anayasa Mahkemesi hâkimleri ile çeşitli üst düzey ordu generalini tuzağa düşürebileceğini söylediler.)”\n

\n

Çoğu general içeride, biliyorsunuz. Polisin ABD elçiliğine verdiği brifingde söylediklerine bakarsanız, sıra, AKPyi cezalandıran Anayasa Mahkemesi üyelerine geliyor...\n

\n

\n\n\n

Bahar niye oraya uğramaz?

\n\n\n

Kuzey Afrika ve Ortadoğuda diktatörlüklere karşı gerçekleşen ve çoğunluğunun gerisinde emperyalizme göbekten bağlı Müslüman Kardeşlerin bulunduğu gerici ayaklanmaların adına devrim diyorlar,bahardiyorlar.\n

\n

Bu bahar denen, devrim denen şey ne diye Suudi Arabistana uğramıyor örneğin?\n

\n

Bu soruya; Prof. Dr. Sina Akşinin Düşün Yazıları dergisinin eylül sayısındaki Ortadoğuyu İbn Haldunca Anlama Yönünde Bir Notbaşlıklı yazısında yanıt bulabiliyoruz. Petrolden gelen zenginliği sayesinde Suudi Arabistanın bütün İslam dünyasını parasıyla etkilediğine değinen Akşin,Söz konusu etkinin şeriatçı, tutucu bir etki olduğunu söylemeye gerek yok. Arap ülkelerinde, İslam ülkelerinde çağcıllaşma, laiklik, kadın hakları gelişemiyorsa, bunun nedenlerinden biri Suudi etkisidir, onların para gücüdürdedikten \tsonra sonuca varıyor:\n

\n

Suudi Arabistanda bir düzen değişikliği olursa, İslam âleminde ve özellikle Arap ülkelerinde çağcıllaşma, laiklik, \tkadın hareketleri gelişecektir. Yok, böyle bir düzen değişikliği olmazsa da bu tür hareketlerin gelişmesinin zor olacağı tahmin edilebilir.\n

\n

Sonbahar sürüyor, ağır bir kışa giriyoruz yine...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020