Soygun var!

23 Ocak 2016 Cumartesi

Eski Hazine Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız’ın kendi blogunda ve telgrafhane.org’da yayımlanan son yazılarından biri “Tahakkuk eden KDV toplansa bütçe açık vermezdi” başlığını taşıyordu.
Özyıldız, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün verilerinden hareketle diyor ki:
“115 milyar lira ceza yazılmış, bunun 8 milyar lirası toplanabilmiş. Devletin ilgili kurumları 41.6 milyar lira yargı para cezası yazmışlar, sadece 0.4 milyar lirası toplanabilmiş. Trafik cezalarının yarısı bile tahsil edilememiş. Yazılan vergi cezalarının yüzde 6.5’i kasaya konabilmiş.”
Özyıldız’dan bir saptama daha:
“Son iki yıldır tahakkuk eden KDV’nin sadece yüzde 59’u devletin kasasına girmiş. Geçen yıl, yüzde 41’ine karşılık gelen 32.3 milyar lira, sizden, benden devlete ödemek üzere alınmış. Ama para Maliye’ye ödenmemiş, cebe atılmış.”
Özyıldız, “Maliye alacağını alamayınca açık nasıl kapandı” diye sorup yanıtlamış:
“Tahakkuk eden KDV’yi, kesilen para cezasını toplamayan devlet, gidip piyasalardan açık kadar borçlandı. Hazine içeride ve dışarıda parası olanlara, belki de devlete KDV ödemeyip cebine koyanlara, yüzde 10’lar civarında faiz ödedi.”
Hep bir ağızdan bağırmanın tam zamanıdır:
- İmdattttt! Soyuluyoruz...

ODTÜ camisi için Özal ısrarı
Geçen hafta ODTÜ’deki caminin, 12 Eylül darbesi döneminde Suudi Arabistan kökenli şeriatçı Rabıta örgütünün kaynakları ile yapıldığını duyurmuştuk.
Ölümünün 23. yılında saygıyla andığımız Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabında sözünü ettiği bu olaya ilişkin yazımız üzerine dönemin ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gönlübol aradı ve caminin kendisinin rektör olduğu dönemde yapılmadığını söyledi.
Gönlübol’a göre, dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren ile Başbakanı Turgut Özal, o cami için kendisine baskı yapanların başında geliyorlardı. Gönlübol, o günkü gelişmeleri köşemize şöyle aktardı:
“Ben ODTÜ rektörü olduktan 15 gün sonra kendisini ODTÜ Cami Yaptırma Derneği Başkanı olarak tanıtan bir diş hekimi geldi. ODTÜ’ye cami yaptırmak istediklerini söyledi. Dernek ile Turgut Özal ailesinin bağlantısı vardı. Turgut, Korkut ve Bozkurt Özal derneğe üye idiler.
ODTÜ’de mescit olduğunu belirterek, camiye gerek olmadığını söyledim. Bir zaman sonra Turgut Özal beni ziyaret ederek ‘ODTÜ’ye cami yaparsak, özellikle ibadet ihtiyacı olan yabancı öğrencilere hitap etmiş oluruz’ dedi. İsteğini reddedince hışımla gitti.
Bir süre sonra dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Turgut Özal’ın ODTÜ’ye cami yapılması konusunda kendisine ısrar ettiğini bildirdi. Ben de böyle bir ihtiyaç olmadığını kendisine ifade ettim. Bu gelişmelerin ardından Turgut Özal beni bir numaralı düşman ilan etti. 1987’de rektörlük sürem uzatılmadı. Dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı, ‘Kusura bakmayın sizi yeniden rektör yapamadık. Ama, sizinle birlikte Ankara’daki diğer üniversitelerin rektörlerinin de süresini uzatmadık. Bu sizin için bir teselli olsun’ diyerek benden özür diledi.”
Evren’ler, Özal’lar sayesindedir gelip vardığımız nokta.

Topal ördek
Kemal Kılıçdaroğlu, ABD siyasetinin diliyle artık “topal ördek”tir.
CHP’lilere göre, kurultay sonuçlarının kendisine ne demek istediği belli:
“Sembolik genel başkan olarak bir süre daha makamındasın. Bundan böyle her istediğini yapamaz, parti çizgisini aklına estiği gibi değiştiremez, parti dışından her gelene yer açamazsın.”
Küçük bir gözlem daha:
Delege, PM’yi belirlerken medya parıltısına, popülizme yönelmiş gözüküyor. Kimilerinin çok yüksek oy aldıklarına bakıp kendilerini fazladan önemsemeleri yanıltıcı olur!  


Yazarın Son Yazıları

Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020