Dönemin dengesiz politikaları sivillerin hayatını tehdit ediyorken...
Kısa bir süre de olsa herkesin yüzünü güldüren, herkese umut veren tuhaf bir açılım rüzgârı aynı hızla tehlikeli bir daralışa, kıstırmaya dönüşmüşken...
Güneydoğu’da ürkütücü tablolar yeniden belirmişken...
İnsanlar şu ya da bu yüzden göz göre göre ölmeye öldürmeye başlamışken...
Barıştan yana olmayı ilke edinen akademisyenler terör-savaş-katliam bitsin diye mutlak barış olsun diye bir bildirge imzaladıktan sonra...
Meseleye duyarsız kalmayı bir insanlık ayıbı olarak görmenin cezasını çekmeye başlamışlarken...
Çalıştıkları üniversitelerden atılmışlarken...
İktidar tarafından “terörist” olarak damgalanmışlarken...
Özgürlüklerinden edilip hapislere tıkılmışlarken...
İbreti âlem için itibarları zedelensin diye kara propagandalar yapılmışken...
Bu bildirge bahane edilerek başlatılan cadı avı neticesinde içi boşaltılan üniversiteler iktidarın parmağında oynattığı rezil kurumlara dönüşmüşken...
Bir ülkenin geleceği bir bildirge bahanesiyle karartılmış;
Bugünü kirletilmişken...
Anayasa Mahkemesi akademisyenlere verilen cezaları “hak ihlali” olarak gördü diye ayaklanan...
Ve 1071 imzayla Barış Akademisyenleri’ne karşı bir bildirge yayımlayan...
Ve Anayasa Mahkemesi’nin onlarla ilgili verdiği hak ihlali kararını eleştiren...
Ve Barış Akademisyenleri’nin teröre destek veren vatan hainleri olduğunu düşünen...
Ve Barış Akademisyenleri’nin bu düşünceleri ve imza eylemleri yüzünden cezasız kalmamaları gerektiği konusunda ısrar eden...
Bu vesileyle kamuoyuna zehir zemberek bir bildirge sunan...
Haliyle Malazgirt yani bir nevi savaş akademisyenleri olarak ülke tarihine okkalı bir imza atan iktidar sevici akademisyenlerin imza sayısı;
“Ben böyle bir şeye imza atmadım, ne olduğundan haberim bile yok” diyerek duruma itiraz eden meslektaşlarının sayısı dakika dakika arttığı için azaldığından...
Bir havuz problemine dönen bu meselenin sağlam başka zeminlere de oturtulabilmesinde...
Bir nebze benim de tuzum olsun diye...
Bugün yarım yamalak bir arşiv çalışması yaparak alelacele çıkardığım önemli gün ve olay listesini, çamsakızı çoban armağanı,o bildirgeyi hazırlayan çekirdek ekibe sunmaktan çok eğlendiğimi saygılarımla beyan ederim.
1070’te Kutadgu Bilig yazıldı.
1069’da Diyojen Palu’yu kontrol altına aldı.
1068’de yine Diyojen Kars’ı kontrol altına aldı.
1067’de Selçuklu veziri Nizamülmülk Bağdat Nizamiye Medresesi’ni kurdu.
1066’da Normanlar İngiltere’yi fethetti.
1065’te 600 bin Oğuz Tuna’yı geçti.
1064’te Alp Arslan, Kutalmış ordularını yendi.
1063’te Selçuklu Devleti’nin kurucusu Tuğrul Bey öldü.
1062’de...
Not: Bu yazı gazeteye gönderildiği saatlerde 1071 imza 1065’e kadar düşmüştü. Düşüş bu hızla sürerse yarına kadar bir numaraya ulaşılabilecek. 1’in önemini de biliyorsunuz. O yıl da Tanrı’nın oğlu İsa doğduydu...
Malazgirt Akademisyenleri’ne sevgilerimle
Yazarın Son Yazıları
Yanık saraylar
Patron çıldırdı
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’
Vatandaşın evi
Mültecinin evi
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere
Sizin hiç silahınız çalındı mı?
Uçağın kadar konuş!
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz
‘Ben Aziz Nesin...’
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler
Katil belli, refleks belli, sonuç belli
Gazeteciliğin karanlık yüzü
‘Hadi’ ama kime hadi?
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’
Neyi bekliyorsunuz?
Kimin lehi, kimin aleyhi?
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti
Gençliğe hitabe
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?
Temel ihtiyaçlar listesi
Beş maymun* ve bir toplum
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!
Burada yazar ne demek istemiştir?
Geçmiş olsun Ahmet Altan
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı
Günün mönüsü: Emekli generaller
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar
Kokain cesareti
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?
Siyasi başarısını;
Tek parti, tek akıl, tek uçurum