Devletin üç ayağı yaşananların farkında
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Devletin üç ayağı yaşananların farkında

06.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’nin seçim atmosferine girmesiyle başlayan provokatif olaylar canımızı sıkmaya, kafa karıştırmaya başladı.

Bu tabii ki bilerek yapılıyor. Artık, toplum olarak bunu fark edecek kadar tecrübeliyiz.

Her şey PKK’nin Irak’ın kuzeyinde 12 askerimizi şehit etmesiyle başladı. Yaşanan saldırının seçim atmosferinden bağımsız olduğunu düşünmüyorum. Sisli ve karlı havayı fırsat bilen terör örgütü üyeleri askerlerimizi zor durumda yakalayacağını zannetti. Siz sanıyor musunuz ki 12 askerimizi şehit ettikleri saldırıdan yara almadan çıktılar. Gördüğüm kadarıyla saldırdıklarına pişman bile olmuş olabilirler. İzlediğim videolar saldırı sonrasında PKK yayınlarına düşen haberleri birleştirince terör örgütünün zor duruma düştüğünü kanıtlıyor. Öyle ki örgütün merkezini Kandil’den çekip ABD korumasındaki Süleymaniye’ye taşıması da bu etkiyi gösteriyor. 

Meselemiz bu değil. Bu saldırının devamında Meclis’te bir özerklik tartışması yaşandı. Üstelik bu tartışma, Cumhur İttifak’ı üyesi HÜDA PAR’ın genel başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu tarafından başlatıldı. “Özerklik tartışılabilmeli” çıkışını yapan Yapıcıoğlu’na tüm muhalefet tepki göstermişken bir tepki de Cumhur İttifakı’nın bir diğer destekçisi Büyük Birlik Partisi’nin lideri Mustafa Destici’den geldi. Destici, “Bu sözlerin sahibine diyoruz ki: Sen o tartışmanın neresinde olduğunu söylersen, biz de muhatabımızın ne demek istediğini anlayıp ona göre davranırız” ifadeleriyle beklediğimden sert bir çıkış yaptı. Şaşırdığım nokta MHP lideri Devlet Bahçeli bu sertliği gösteremedi. 

Hemen devamında Süper Kupa finalinde Suudi Arabistan’ın Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” sözlerine izin vermemesiyle başlayan bir kriz patlak verdi. Suudilerin, Norm Ender’in Cumhuriyetin 100. yılı için yazıp bestelediği “Parla” şarkısına ve İstiklal Marşı’na onay vermişken Atatürk’ü görünce ayağa kalkıp engellemeleri şaşırtmadı açıkçası. Atatürk gibi bir liderin düşünceleri Arabistan topraklarında yayılırsa Suudi kabilesinin tüm taht ve serveti tehlikeye gireceği için ondan öcü gibi korkuyorlar. İki büyük kulübün burada dirayet göstermelerini de tebrik ediyorum. 

Fakat kriz nedeniyle hem sosyal medyada hem de kamuoyunda öylesine bir Atatürk’ü pamuklara sarma, koruma kollama duygusu oluştu ki bunu fırsat bilen bazıları hemen hilafet söylemlerini ortaya attı. Belki görmüşsünüzdür, Twitter’da hemen, Anıtkabir’i yıkan iş makinelerinin olduğu vb. montajlı görseller paylaşılmaya başlandı. Ardından Hizbuttahrir’in İstanbul’da Filistin bahanesiyle düzenlediği hilafet yürüyüşü yaşananların üzerine tuz biber ekti. Hatırlarsanız bu yürüyüş, İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük kentlerde aslında 10 gün önce denenmiş ve katılım yoğun olmasa da yine hilafet sloganları atılmıştı. Bu kez İstanbul’da Galata Köprüsü’nde binlerce kişinin katıldığı Filistin mitingi düzenlendi. Ama miting öyle bir noktaya gitti ki Filistin unutuldu, tevhit bayrakları çekildi, hilafet sloganları atılmaya başlandı. Ege Akersoy adında bir gencin de elinde tevhit bayrağı olan vatandaşı yumruklamasıyla tam da istenilen ortam yaratılmış oldu. 

Nasıl başladı? PKK saldırısı, özerklik tartışmaları ve Atatürk hassasiyetinin en üst noktalara çıktığı dönemde birden artan hilafet talepleri... Bombalı saldırı hazırlığında yakalanan IŞİD üyelerini ve MOSSAD’a çalışan Filistinli ajanları saymıyorum bile.

Bakın bu devletin üç ayağı var. Ne kadar eleştirsek de 22 yılda Türkiye’yi borca ve enflasyona batmış bir ülke haline getirse de bunlardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğeri Türk Silahlı Kuvvetleri, diğeri de Hakan Fidan kontrolündeki Hariciye yani Dışişleri Bakanlığı. Benim gördüğüm üç kurum da bir şeyler denendiğinin, yani yaşananların farkında. AKP’den hızla gelen Atatürkçü ve laiklik yanlısı açıklamalar da bunu gösteriyor. Bu açıklamalar tabii ki AKP’yi Atatürkçü bir parti yapmaz. Fakat bu durum, devletin temeline dinamit döşeyecek kadar da yönetimde bilinç kaybı yaşamadıklarını gösterir. Çünkü Türkiye laik, demokratik bir cumhuriyet olmadığı sürece bu topraklarda bir adım ileri gidemez. 

Bizler de gazeteciler olarak, Atatürk’e yapılan saygısızlıkları bir kenara not ederek ama bu toplumu da provoke etmeden, nesnel bir şekilde insanlara büyük resmi göstermeliyiz. Yoksa enflasyon belası altında inim inim inleyen vatandaşın derdi ne hilafet ne özerklik talebi... Sadece ve sadece ferah ve müreffeh bir Türkiye Cumhuriyeti istiyor herkes.

Yazarın Son Yazıları

Fon parası nerede? Nijerya’da mı Finlandiya’da mı?

Finlandiya’da satın alınan bir sanayi şirketi, Türkiye’de soruşturulan portföy yönetim şirketi ve Nijerya’da açığa çıkan ortaklıklar...

Devamını Oku
06.10.2026
Fonlar bir bir çökerken kimler çıkış yaptı?

Türkiye yine tarihe geçecek bir skandalla karşı karşıya.

Devamını Oku
29.09.2026
Ev hayalinden İsviçre hesabına: Devlet bu balonu görmedi mi?

Bir tarafta faizsiz finansmanla ev sahibi olmak isteyen insanlar...

Devamını Oku
26.09.2026
Vatandaşlık dediğin böyle mi verilir?

Bu köşeyi sıkı takip edenler hatırlar.

Devamını Oku
22.09.2026
SPK her şeyi biliyor, kim kazandı açıklayın

Her şeyi bilmek zorunda değiliz.

Devamını Oku
19.09.2026
Bitmeyen düğün altınları!

Haftalar önce belgeleri yayımladım.

Devamını Oku
15.09.2026
İBB davasında yer alan firma mahkeme salonunun betonunu döktü!

İBB davaları devam ediyor.

Devamını Oku
12.09.2026
‘Jokerler’ trafikte dolaşıyor: Skandal ehliyet sahteciliği

Bir iddianameye ulaştım, hayretler içerisindeyim.

Devamını Oku
08.09.2026
Gökçeklerde ikinci perde

Gökçek ailesine uzanan soruşturmanın merkezindeki şirketlerin Türkiye’deki arazi satışı ile Almanya’daki mülk üzerine konulan 6.5 milyon Avroluk ipoteğin yalnızca iki gün arayla gerçekleşmesi soru işaretleri yarattı.

Devamını Oku
04.09.2026
Melih Gökçek soruşturması: Tüm belgeleri verdim

Melih Gökçek ile ilgili önceki yazımı bitirirken “Gazetecilikte bazı sorular cevabından güçlüdür” diye yazmıştım.

Devamını Oku
01.09.2026
Ecem Alkaş neden hâlâ cezaevinde?

Futboldaki bahis ve şike soruşturmasında çok sayıda isim gözaltına alındı, tutuklandı.

Devamını Oku
29.08.2026
Gökçek ailesinin Almanya dosyası

Türkiye’nin bir Melih Gökçek sorunu vardır.

Devamını Oku
28.08.2026
Paymix iddianamesi ve Mustafa Varank’ın ziyareti

Yasadışı bahisi bıkmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğim demiştim.

Devamını Oku
25.08.2026
Nişasta bazlı şurup: Soframıza akıtılan zehir

Önümde iki ayrı devlet raporu var.

Devamını Oku
22.08.2026
Devlet kapısını açtı, cemaatler içeri girdi

“Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyettir.”

Devamını Oku
18.08.2026
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?

Türkiye’de bugün yaşanan her operasyonun yalnızca savcılık dosyasındaki suçlamalardan ibaret olmadığını yaşayarak görüyoruz.

Devamını Oku
15.08.2026
Çerçeve yasa: 62 günde ne değişti?

Çerçeve yasa ile çözüm sürecini konuştuğumuz günlere geldik.

Devamını Oku
11.08.2026
IQ Money kapandı, sistem ‘klonlandı’

Geçen yazımda IQ Money iddianamesini anlatmıştım.

Devamını Oku
08.08.2026
155 milyar liralık IQ Money iddianamesi

Bir soruşturma dosyasını okurken bazen en önemli ayrıntılar suçlamaların yazıldığı bölümlerde değil, şirketin kuruluş hikâyesinde gizlidir.

Devamını Oku
04.08.2026
At yarışı bahsinde Demirören ortaklığı

Gazetecilik bazen arkadaşınla sohbet ederken duyduğun tek bir cümleyle başlar.

Devamını Oku
01.08.2026
CHP’si, iktidarı; gazetecileri rahat bırakın

Yalan, kumpas, FETÖ’vari operasyon, kurgu...

Devamını Oku
28.07.2026
Ahbap soruşturması: Cadı avı isteyenler var

Ahbap soruşturması başladı başlayalı bir cadı avıdır sürüp gidiyor.

Devamını Oku
25.07.2026
Oğuzhan Uğur ifadesinde neler söyledi

Ahbap davasının yankıları sürüyor.

Devamını Oku
21.07.2026
Ahbap soruşturması: İyi niyet, muhasebe kaydı değildir

Bir haftadır Ahbap ve Haluk Levent ile ilgili soruşturmayı konuşuyoruz.

Devamını Oku
18.07.2026
Ahbap soruşturması: Haluk Levent’e sorular

Türkiye’nin hafızasında bazı tarihler vardır.

Devamını Oku
14.07.2026
İran’dan Türkiye’ye: ‘Böbrek’ dolandırıcılığı

Bazen yaşamımızda sağlığın önemini çok kavrayamadığımızı düşünüyorum.

Devamını Oku
11.07.2026
Gözaltı, gözaltı, gözaltı... Adaletsizlik ekiyoruz

Her zaman haber, bilgi, belge anlatacak değilim.

Devamını Oku
07.07.2026
Murat Ongun savunmasında neler söyledi

İBB davasında savunmalar devam ediyor.

Devamını Oku
04.07.2026
Adaletin terazisi kimin elinde?

Bugün sizinle adalet üzerine biraz dertleşmek istiyorum.

Devamını Oku
30.06.2026
Belediyelere operasyonların içeriğini biliyor musunuz?

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

Devamını Oku
27.06.2026
Papel iddianamesindeki tarih

Bir süredir yasadışı bahis işlemlerinin, elektronik ödeme sistemleri üzerinden nasıl para döndürdüğünü yazıyorum.

Devamını Oku
23.06.2026
Bir Türkiye tablosu: Sadık Karayel

Şimdi size garip bir Türkiye tablosu anlatacağım.

Devamını Oku
20.06.2026
121 milyar liralık soru

Bir düşünün...

Devamını Oku
16.06.2026
Merkez Bankası ne yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor.

Devamını Oku
13.06.2026
Paybull dosyası: Bir şirketin değil, bir sistemin şifresi

Bir ödeme kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
09.06.2026
Çağımızın vebası: Görünür olma hastalığı

Uzun zamandır kafamda dönüp duran bir mesele var.

Devamını Oku
06.06.2026
Milyarlarca liralık PayCO iddianamesi

Bir elektronik para kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
02.06.2026
Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026