Cumhuriyet'in Anne Sütü Devrimlerdir

06 Mayıs 2013 Pazartesi

\n

Yeni yaşını nasıl selamlamalı diye düşünürken özgürlükteki Cumhuriyet’e ilişkin anılar geçti gözümün önünden. Birini paylaşmak isterim.

\n

\n

Çocuğu Ankaradaki bir üniversiteyi kazanmış baba, çay içimi ziyarete gelmişti. Gençliğinde de Ankaraya geldikçe uğrarmış. Cumhuriyetin okuruyla bağları çok güçlü yazarı Mustafa Ekmekçiyi andı önce.

\n

Kendisi gençlik eylemlerine katılmış. O günlerden de adı hâlâ bilinen gençlik önderlerinin kulaklarını çınlattık. Artık aklı fikri oğlunda. Hiçbir şeyle ilgilenme demeye yüreği el vermiyormuş ama başına bir şey gelmesini de istemiyormuş.

\n

Sonunda bir çözüm bulmuş. Bunu benimle de paylaşmak istemiş. Üniversiteye kaydını yaptırdıktan sonra oğlunu karşısına almış, demiş ki:

\n

- Cumhuriyet kadar solcu ol... Ne çok ileri git, ne geri kal...

\n

***

\n

Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana kuşakların birbiriyle paylaştığı ortak değerlerden biridir.

\n

Zaman zaman iddia edildiği gibi sadece belli yaş kuşaklarının okuduğu bir gazete değildir.

\n

Türkiye gibi ülkelerde fikir gazetelerinin işi çok zordur. Sık sık değişen dengeler, iç politikayı da etkileyen uluslararası sorunlar ve komşu bağları, hükümet değişikliklerinin seçime dayalı doğal iktidar yenilenmesi olmak yerine sistemi de sarsacak sonuçlar doğurması, fikir gazetelerini doğrudan etkiler. Çünkü fikir gazeteleri bütün bu tartışmalarda tek bir çözüm değil, seçenek üretebilecek işlevlere sahiptir.

\n

O nedenle ülkelerin tarihsel dönemeçlerinde bu gazeteler genellikle iki durumla karşı karşıya kalmıştır; ya o dönemeci etkilemiş ve biçimlendirmiştir ya da altında kalmıştır.

\n

Bunun hem Türkiyeden hem öteki ülkelerden pek çok örneği vardır.

\n

Böylesi dönemeçlerden Cumhuriyet de payını almış, etkilenmiş, ancak hep üstte kalmayı başarmıştır. Her seferinde Cumhuriyet belli ölçülerde yıpransa da bir o kadar da bağışıklık kazanmıştır.

\n

Bir insan, yaşamının hangi evresinde olursa olsun, sağlık ya da benzer konuda olumsuzlukla karşılaşınca uzmanlar ona çocukluğunu sorar. Çocukluğumuzda yaşadığımız her şey ileriye izler bırakır. İş anne sütüne kadar gider.

\n

Cumhuriyet gazetesinin anne sütü, Cumhuriyet devrimleridir. O devrimler ki Cumhuriyet gazetesi her birinin yaşamasını kendi varlık nedeni saymıştır. Mustafa Kemal Atatürk gazetenin adını koyarken bunu devrimlerin bir parçası saymıştır. Dil devriminin mürekkebi, Medeni Kanunun kumaşı olmuştur.

\n

Sadece bu devrimlerin doğumunu ve ilanını müjdelemekle kalmamış; sürdürülmesine, toplumda yerleşmesini sağlayacak kadroların yetişmesine de öncülük etmiştir. Falih Rıfkı Ataydan Adnan Adıvara kadar Cumhuriyet gazetesinin sayfalarına tohum ekmemiş aydın yok gibidir.

\n

***

\n

21. yüzyılın ilk 10 yılı bitti. İkinci 10 yılını çok hızlı ve derin dalgalanmalarla yaşamaya devam ediyoruz.

\n

Yukarıda paylaştığımız gerçekler çerçevesinde, bundan Cumhuriyet de payını alıyor. Alması da doğal. Yanlış olan almamasıdır.

\n

Yeni yüzyılda yaşanacak gelişmelerin habercisi olarak değerlendirilebilecek olayların yaşandığı 20. yüzyılın son 10 yılında Cumhuriyet pek çok bakımdan hedef oldu. Her şey bir yana, yaşamında kalpaksız kuvvacı diye anılmış Uğur Mumcuyu, ödünsüz Kemalist diye anılmış Prof. Ahmet Taner Kışlalı şehit verdi.

\n

O kayıpların ardından bugünleri yaşıyoruz. Türkiyenin dalgalanmaları, karşısına çıkan dönemeçler Cumhuriyetin de içinden geçti; kimi yazarlarını toprağın altına, kimini demir parmaklıkların ardına sürükledi. Ne olursa olsun Cumhuriyet yaşamaya, genlerinden de aldığı güçle yeni filizler yeşertmeye devam ediyor.

\n

Kökleri o denli sağlamdır ki, Cumhuriyetin her yeni yaşı, yeni bir aşıdır.

\n

Cumhuriyetin yeni yaşı kutlu olsun.

\n

Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020