İsrail saldırısı ve H-Arap dünyası!

18 Mayıs 2021 Salı

İsrail Yüksek Mahkemesi’nin, 6 Mayıs’ta Kudüs’ün El Cerrah semtindeki kimi Filistinlilerin evlerinden zorla çıkarılması ve başka bir yere gönderilmesi kararı vermesiyle başlayan gerilim tırmanarak devam ediyor.

10 Mayıs’ta başlayan can kaybı bu satırları kaleme alırken 200’ü bulmuştu. Yaşamını yitiren Filistinlilerin çoğu kadın ve çocuk.

2011’de “Arap Baharı” diye başlayan, kısa sürede rengi değişen sürecin ardından ilk kez bu kadar ciddi saldırı yaşanıyor. Öncekilerde genel anlamda iki taraf olurdu: 

İsrail ve Arap dünyası!

Dünya da bu taraftar etrafında şekillenirdi. Pek çok iç çelişkiye karşın Arap ülkeleri banko Filistin’in yanında yer alırdı.

***

Bu kez daha farklı bir tablo görüyoruz. 

İsrail saldırılarından sonra Arap ülkelerinin sinik tutumu, 57 ülkeli İslam İşbirliği Örgütü’nün (İİÖ) kınamakla yetinmesi durumun en net fotoğrafı. Suriye ve Libya’nın iç savaşa sürüklenmesi, Mısır’da yaşanan darbe, 2011 sonrasının gerçekleri arasında. Bunlar kadar önemli bir durum da İsrail’in Arap ülkeleri ile bir bir stratejik antlaşmalar yapması. 20. yüzyılın son çeyreğinde sadece Mısır ve Ürdün’ün İsrail’le ilişkisi vardı. 2020’de buna 4 ülke daha katıldı:

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Sudan ve Fas.

Anlaşmalar, enerjiden turizme pek çok alanı kapsıyor.

İsrail’in başta Suudi Arabistan olmak üzere öteki Arap ülkeleriyle de öncesinden farklı ilişkileri var.

Her şey bir yana Suriye’nin bölgede aktif oyuncu olmaktan çıkması bile İsrail için başlı başına önemli. Suriye’de iç savaşın başladığı 2011’den sonra İsrail, bölgenin en önemli su kaynaklarından Golan Tepeleri’nde toprak işgal etti. 

Yine aynı süreçte Doğu Akdeniz Gaz Forumu kuruldu. Üyeleri şu ülkelerden oluştu:

Mısır, İsrail, Filistin, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Lübnan, Ürdün, İtalya. 

Filistin’in durumu tartışmalı olsa da Mısır, Filistin’in de sürecin içinde olduğunu resmen açıkladı.

Bu zaman diliminde ABD Başkanı Trump, İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdı.

İşte bütün bunlardan sonra 2021’e gelindi ve İsrail, Kudüs’ü tümüyle egemenliği altına almak için harekete geçti.

Sözün özü şu anda son on yılın sonuçlarını yaşıyoruz.

Buna, dünyadan ciddi bir tepki yok. Biden’ın bu konuda da Trump’tan farkı yok. Biden yönetimi gelinen noktada, İsrail’in meşru müdafaa hakkı olduğunu savunduktan sonra lütfedip tarafları şiddetten uzak durmaya çağırıyor!

Büyük devletlerden hiçbiri İsrail Başbakanı Netanyahu’ya, “Neden yahu” demiyor.

***

Filistin Dışişleri Bakanı Riad Al Maliki, Birleşmiş Milletler’de konuşurken durumu şöyle özetledi:

“Filistin halkının yaşadığı dehşeti tarif edecek söz yok!”

Aslında dünyadaki bu suskunluğu, Arap dünyasındaki dağınıklığı tarif edecek söz de yok!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İİÖ toplantısında çıkış yolunu şöyle gösterdi:

“Ümmet bizden liderlik bekliyor!”

Nasıl bir liderlik?

Irak’taki gibi mi?

Suriye’deki gibi mi?

Yoksa Libya’daki gibi mi?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Devr-i sadık yaratıldı! 10 Haziran 2021
Saray - Soylu - sürgün! 9 Haziran 2021
Akbabalar iktidarı! 6 Haziran 2021