İşçilerin hekimine veda
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İşçilerin hekimine veda

04.01.2017 09:25
Güncellenme:
Takip Et:

Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un oğlu, iş sağlığı doktoru Engin Tonguç’u kaybettik. Tonguç’un, hekim olarak önce işçi sağlığı konusunda birçok hizmeti olduğu kadar eğitim ve Köy Enstitüleri konularında da yoğun çalışmalar yaptı.

 

Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un oğlu, iş sağlığı doktoru, araştırmacı yazar Engin Tonguç, 30 Aralık 2016’da Soma’da yaşama göz yumdu, ertesi gün aynı yerde, yakınları, dostları tarafından toprağa verildi. Engin Tonguç’un, hekim olarak önce işçi sağlığı konusunda birçok hizmeti oldu. SSK’de ve Türk Tabipleri Birliği’nde görev aldı. Uzmanlık alanında yayınları oldu.

Parlak bir eğitim
İşheri hekimliği alanının duayenlerindendi. 1928’de doğdu. 1951’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1953-1958’de Almanya’da Hamburg Tıp Fakültesi’nde iç hastalıkları uzmanlık öğrenimi gördü. Türkiye’ye döndükten sonra 1964’e kadar işyeri hekimlikleri yaptı. 1964’te SSK Ankara Ulus Hastanesi’nde iç hastalıkları uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1972’de İSGÜM ile SSK arasında başlatılan “SSK Sağlık Hizmetlerinin İş Hekimliği Katkısı ile Geliştirilmesi” projesinde proje koordinatörü olarak görev aldı.
1973’te iş hekimliği ve meslek hastalıkları konularında incelemeler yapmak için dört aylığına Almanya, Finlandiya ve İtalya’ya gitti. Ankara’da kurulması için uğraş verdiği Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin başhekimliğine 1977’de atandı. 1978- 1980’de yaptığı SSK Genel Müdür Yardımcılığı görevi sırasında iş hekimliğinin geliştirilmesi, Meslek Hastalıkları Hastanelerinin açılması, tamgün yasasının çıkartılması, SSK’ye ilaç fabrikası alınması, SSK’de özel dal kliniklerinin kurulması, SSK eğitim hastanelerinin çoğaltılması, için çalıştı. 1980’de isteği ile emekli oldu. Öldüğünde 88 yaşında idi.

Köy Enstitüleri
Mesleki uğraşları dışında eğitim ve Köy Enstitüleri konularında da yoğun çalışmalar yapan Dr. Tonguç’un bu alanda da birçok yazısı ve kitapları ve konuşmaları vardır. Bize göre onun asıl hizmeti Köy Enstitülerini ve Tonguç’u anlatan ölmez yapıtlarıdır. Örneğin “Devrim Açısından Köy Enstitüleri ve Tonguç” (1970), “Köy Enstitülerinin İzinde” (2003), “Mektuplarla Köy Enstitüsü Yılları” (1976) ile birçok baskı yapan 792 sayfalık “Bir Eğitim Devrimcisi İsmail Hakkı Tonguç, Yaşamı, Öğretisi, Eylemi” (1997) adlı yapıtları. Özellikle son adını saydığımız kitabı her aydının başucu kitaplarından biridir. Dr. Engin Tonguç bu kitaplarla da yetinmedi elindeki hazine değerindeki Köy Enstitüleri ve babasıyla ilgili belge, fotoğraf, mektupları 2011’de İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’nı kurarak toplumun yararlanmasına sundu.
Başkanlığını Işık Kansu’nun yaptığı bu vakıf, ikinci yönetim kurulu toplantısını ölümünden yaklaşık bir ay önce 26 Kasım 2016’da Soma’da Dr. Engin Tonguç’un evinde yaptı. Işık Kansu, bir konuşmamızda o toplantıyı anlatırken Engin Tonguç’un hâlâ belleğinin, değerlendirmelerinin çok iyi olduğunu söylemişti.

Babasının oğlu
Bu bana babası İsmail Hakkı Tonguç’un ölümünden yaklaşık bir ay önce yaptığı bir şeyi anımsattı. İsmail Hakkı Tonguç, 27 Mayıs 1960 müdahalesi sonrası yeni anayasa çalışmaları yapılacağını öğrenince, ilköğretimle ilgili bir yazı hazırlar, çevresine gönderir. Olayı Dr. Engin Tonguç şöyle anlatır: “Cenazeden dönenler, evde Tonguç’un masasında onun yeni anayasaya girmesinde yarar gördüğü konuları içeren, el yazısı ile yazılmış hazırlık çalışmasını buldular. Düşünlerini almak üzere bu metni bazı arkadaşlarına da yolladığı anlaşılıyordu. Ayrıntılı bir metindi bu. “İlköğretim zorunlu ve parasızdır. 7. yaşına basan kız-erkek her çocuk 15. yaşını tamamlayıncaya kadar, laik ilkokula, teknik okullara ve kurslara devam etmeye zorunludur.” ‘Zorunlu öğrenim çağında bulunan her çocuk öğrenim süresince, a) Yaşam okuluna özgü ilkeleri uygulayabilecek öğretmenlere kavuşmak, b) Sağlığı koruyucu olanakları elde etmek, c) Çağdaş bir okul binasında okumak ve eğitilmek, d) Kitaplardan, öğretim araçlarından yararlanmak, e) Öğrenim süresince taşıt araçlarından parasız yararlanmak, haklarına sahiptir.’ ‘İlk eğitim ve öğretim kurumlarının amacı, öğrencileri Türk toplumsal, ekonomik bünyesine en iyi bir şekilde uyum sağlayacak cumhuriyetçi ve laik va- Engin Tonguç (soldan ikinci), geçen yıl Yılmaz Büyükerşen’e Köy Enstitüleri Ödülü’nü vermişti. Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un oğlu, iş sağlığı doktoru Engin Tonguç’u kaybettik. Tonguç’un, hekim olarak önce işçi sağlığı konusunda birçok hizmeti olduğu kadar eğitim ve Köy Enstitüleri konularında da yoğun çalışmalar yaptı. tandaşlar olarak yetiştirmektir.’
‘... Bu kurumlara devam eden öğrenciler yılda en az 200 gün öğrenim görürler.’ ‘Bakılmaya muhtaç kimsesiz çocuklar, zorunlu, zorunlu öğrenim tamamlanıncaya kadar devlet tarafından eğitilirler.’ ‘Siyasi partiler, zorunlu ilköğretimin, halk ve meslek eğitiminin, sanat ve bilim alanındaki çalışmalarının hızını engelleyecek girişlim ve hareketlerde bulunamazlar.’” (Dr. Engin Tonguç, Bir Eğitim Devrimcisi İsmail Hakkı Tonguç, Yaşamı, Öğretisi, Eylemi, s:701-2, YKKED 2007)

Babadan gelen eğitim
Bugün bize dayatılmak istenen anayasaya, çocuklarımıza uygulanan eğitime bakın, bir de büyük eğitimci Tonguç’un uyguladığı, öngördüğü eğitime bakın... Yıllar önce Engin Tonguç kendisiyle yapılan bir söyleşide “Babanızın en uzun süre eğittiği öğrencisisiniz. Ondan ne öğrendiniz?” sorusuna şu yanıtı verir: “Çocukluğum ve babamın yaşamı süresince, babam tarafından eğitildiğimin ayrımına hiç varmadım. Sonradan yaptığım değerlendirmede şunu düşündüm: Onun eğitmekten anladığı, eğitilecek olanı açıkça yönlendirmek değildi. Eğitici, amacına göre, eğitilecek olana sadece uygun koşulları hazırlamalı, o koşullar içerisinde onun kendi kendine yolunu bulmasını sağlamalı, çok zorunlu az sayıdaki olaylar dışında, doğrudan yönlendirmelere girmemeliydi. Eğitme yöntemi buydu. Örneğin, eğitilene okuma alışkanlığı kazandırmak istiyorsa, seçeceği kitapları dayatmamalı, yalnızca onun kitaplara erişmesini sağlayacak koşulları hazırlamalıydı.” (fisek.org)
Dr. Engin Tonguç, son yıllarını, 2012’de eşi Dr. Müstesna Tonguç adına Soma’da açılan bir kız öğrenci yurdunda geçirdi. 175 kız öğrencinin barınabileceği yurdun işletmesini Ege Çağdaş Eğitim Vakfına (EÇEV) verdi, binayı onlara bağışladı.
Bir insan için en gerekli olan sağlık ve eğitim alanlarına kendini adayarak yaşamını tamamlayan Dr. Engin Tonguç’u saygıyla anıyor, ailesine, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyoruz.  

MUSTAFA GAZALCI
Eski CHP Milletvekili

Yazarın Son Yazıları

Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025