‘Tarih’e havale etmek’!
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Tarih’e havale etmek’!

08.10.2018 09:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarih sadece “geçmiş” değildir. Gerçeğe yaklaştıkça tarih kimliğine bürünür. Tarih aynı zamanda “şu andır.” Yaşadığımız çağdan yeniden yorumlamanın ürünüdür. Yorumlayanın, politik ve medyatik rüzgârlardan kaçınması önemlidir.

 

Düşünceleriyle ve onları yansıtan kitap, makale ve konferanslarıyla, yaşamı boyunca topluma, aydınlığı işaret eden Prof. Dr. Bozkurt Güvenç’in 3 Ekim 2018 tarihli Cumhuriyet’te “Aydınlığı seçelim” makalesiyle bir kez daha paylaştı bilgeliğini; her zaman yaptığı gibi, toplum bilimlerinin üstüne tarihi oturtarak. Ama nasıl bir tarih! Şöyle yerleştirmiş onu ustaca seçtiği sözcükleri arasına:
“Kültür varlıklarımızın tarihi geçmişten geleceğe bir süreklilik olarak tanımlanır. Uygarlık dünyasındaki yerimizi ve sıramızı bilmek için kuşkusuz geçmişimizi araştırmalıyız. Geçmişimizi bilelim, tartışalım ama geçmişimize takılıp kalmayalım.”
“Takılıp kalmayalım” ifadesi burada en can alıcı tümce bana göre; ve birbenbire Ataol Behramoğlu’ndan, 29 Nisan 2017 tarihli Cumhuriyet’teki “Tarih şu andır” başlıklı köşe yazısını hatırlattı. Tarihin her zaman “çağcıl” olabileceğini belirtmişti Behramoğlu; birçok tarihçi ve filozofun değindiği gibi. “Gözü tarihle korkutmak” olarak algıladım yazısını. Yeniden okuduğumda ben de bir şeyler eklemeyi düşündüm; Prof Güvenç’in tanımına yardımcı olabileceğini, tarih dalının değişik tanımlamalarına yol açabileceğini öngörerek önemsedim. Tarihi medyatik arenada ve iktidar koltuğunda yıllardır oyuncak yapanların doruğa çıktığı bir süreçte mesleğime bir kez daha sahip çıkmak istedim. Önce, Behramoğlu’nun tümcelerinden birkaçını yineleyeceğim, sonra da verilen tanımı biraz açacağım.

Tarih çağıyla yorumlanır
Siyaset söyleminde pek sık karşılaştığımız ‘tarih sizi affetmeyecek” türünden sözler, aslında bir çaresizliğin dile getirilmesidir.
Kişisel ilişkilerdeki “seni Allah’a havale ediyorum” sözü ne ise tarihe havale etmek de onun siyaset vb. toplumsal alanlardaki karşılığıdır.
“Yani, artık yapabileceğim bir şey kalmadı, göreceksin tarih ne yazacak senin hakkında anlamında, kurusıkı bir tehdit, ne kadar tumturaklı görünse de boş bir lakırdıdır.”
Behramoğlu’nun anımsattıkları 1992’de kitabımda Melih Cevdet Anday’ın 17 Ağustos 1990 tarihli Cumhuriyet’te çıkan yazısından yansıttığım bir cümleyi de getirdi aklıma: “Tarihe güvendiğimi sanmayın, onun ne olduğunu bilmiyorum.”
“Tarihi bilmeyenler ya da unutanlar, genellikle ‘hangisi haklı imiş’ sorusuna bağlanırlar. Kim yendi, kim yenildi? demektir bu. Çünkü bizde bütün geçmiş olayların ancak tarih söylemi ile çözüme bağlanabileceği inancı egemendir genellikle. Başta bulunanları tarihle korkutmaya kalkmamız bundandır...”
Geçmiş -tarihçilikte- zahmetli araştırmaların ve kuramsal tartışmaların uzmanlarınca önerilir; sonra da öğretmenlere, meraklıya ve öğrenciye yönlendirilmiş biçimleriyle sunulur. Bu sunumda ileri sürülenler gerçeğe en yakın sayılan olay ve olgularla “tarih” kimliğine bürünür. Ama o tarih değişmez değildir, dogma hiç değildir. Aşıkpaşazade’nin 15. yüzyılda kaleme aldığı Osmanlı tarihi veya Hammer’in 19. yüzyıldaki değerlendirmeleri, Halil İnalcık’ın 20. ve 21. yüzyıllarda, bilimsel temele oturttuklarıyla örtüşmez. İnalcık’ın yazdıkları da ondan sonraki tarihçilere yol gösterecek ama eleştirilecek, tamamlanacak ve geliştirilecektir; kaynakların yeniden yorumlanmasıyla, yenilerinin farkına varılmasıyla ve sanat/edebiyat dünyasında yerini almasıyla geliştirilecektir şüphesiz. Behramoğlu, şu sözcükleri de eklemiş düşüncelerine, “tarihe havale etmek” klişesinin ne denli havada kaldığını belirterek:

Rüzgârlara kapılmamak
“Tarihe havale etmek, içinde klişeleşmiş bir mantık yanlışını da barındırıyor... Bugünün yargılanmasını geleceğe bırakıyorsunuz... Gelecek şu anda yok... Şu anda olmayan bir gelecek bugünü yargıladığında, bugün de zaten geçmişte kalmıştır, yani yoktur.”
İngilizlerin ünlü tarihçisi C. Hill “geçmiş ölüdür” dediğinde tabii onu reddetmiyor, mesleğini yadsımıyordu muhakkak; ama geçmişin geleceğe ilişkin öngörülerinin kesin çizgilerle belirlenemeyeceğinin de bilincini yansıtmıştı. Başka türlü açıklamam -ve Türk/İslam tarihinden örnek vermem- gerekirse ve “tarih şu andır” dersem, Kanuni Sultan Süleyman’ın fetih dünyasının yüzyıllar öncesinde kaldığını ve geleceğin fetih programına alınamayacağını vurgulamak istememdendir. Tarih, geçmişi yinelemek anlamına gelmez; tarihçilik mesleği geliştirildikçe içeriği düzeltilir, geliştirilir, yenisi yazılır, söylenir. Tarihçilik Zor Zanaat’ı bir kitabıma başlık yapmış olmam bu sebepledir.
Her ne ise, Behramoğlu’nun yazısından öne çıkarılması gerektiğini sandığım vurgulamanın, tarihi siyasal amaçlı kullanımına örnek bir açıklamanın İngiliz tarihçi John Tosh’un ustalıkla donanmış Tarihin Peşinde (çev. Özden Arıkan, 1997) kitabından birkaç cümle ekleyeyim:
“İktidar mücadelesi verenler, amaçlarını en iyi gerçekleştirebilecekleri konusunda geçmişe başvurmuştur. Aynı zamanda da siyasi elit, kendi konumuna meşruiyet kazandıracak bir tarih versiyonunu kitlesel tüketime sunmanın çıkarına olduğunu düşünmüş, bunu ya geçmişteki başarılarını öne çıkartarak ya da iktidarını dayandığı kuramsal yapının ne kadar eskiye dayandığını göstererek yapmıştır.”
“Tarih”, evet, “şu andır”; yaşadığımız çağın/zamanın ürünüdür; çünkü onun ne olduğunu “şu an” söylüyoruz/yazıyoruz. Çünkü onu şimdi daha iyi biliyoruz. Ancak yazana, söyleyene, gösterene, kullanana dikkat etmek gerekir; politik ve medyatik değerlendirmelerin tuzağına düşmemek gerekir. Yirminci yüzyılın ünlü tarihçisi Fernand Braudel’in bir uyarısıyla bitireyim yazımı: “Yalnızca bir tarih, bir tarih metodu yoktur; metotlar, tarihler, merak konuları, görüş açıları vardır; yarın başka merak konuları, başka görüş açıları olabileceği gibi.” (Ecrits sur l’Histoire, Paris, 1969, s.97). “Geçmişe takılıp kalmadan” ama onu daha iyi araştırarak, yazarak, sunarak aydınlığı görelim; Bozkurt Güvenç’in dileğine ortak olalım.  

Salih Özbaran (Emekli Tarih Profesörü)

Yazarın Son Yazıları

Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025