Olaylar Ve Görüşler

Tarık Dursun K. ile yıllar boyu

12 Ağustos 2019 Pazartesi

Tarık Dursun K., yalnızca bir hikâyeci değildi. Onun çok iyi bir kitap ve dergi okuru olduğunu da bilirim. Şiir yazmazdı, ama iyi şiirin kokusunu alırdı. Bazı genç şairleri yakından takip ederdi.

50 kuşağının önemli hikâyecilerinden Tarık Dursun K., 26 Mayıs 1931’de İzmir’de doğdu. Arkasında 100’ü aşkın kitap bırakarak 11 Ağustos 2015’te aramızdan ayrıldı. Şimdi, çok sevdiği hikâye ve romanlarında sokak sokak anlattığı İzmir’de yatıyor.
Bizzat tanıştığımızda Ömrüm... Ömrüm adlı kitabı (1987 İş Bankası Büyük Ödülü) henüz yayımlanmış ve kısa sürede okurlarının beğenisini kazanmıştı. Karşıyaka’daki evlerimiz birbirine çok yakındı. O yüzden arada bir İstanbul’dan kaçıp geldiğini ilk ben görürdüm. Birlikte Karşıyaka Çarşısı’nda ya da Kemeraltı’nda yürüyüşe çıkar, yol boyu yayımlanan yeni kitaplardan ve yazarlardan söz ederdik.

Çok yönlü edebiyatçı
Tarık Dursun K., yalnızca bir hikâyeci değildi. Ben, yaşamının son 30 küsur yılına çok yakından tanıklık etmiş manevi oğlu olarak onun çok iyi bir kitap ve dergi okuru olduğunu da bilirim. Şiir yazmazdı, ama iyi şiirin kokusunu alırdı. Bazı genç şairleri yakından takip ederdi.
Sinemadan konuşmayı severdi. Ahmet Mekin, Eşref Kolçak, Osman F. Seden, Bilal İnci ve daha niceleriyle yakın arkadaştı. Birkaç filme (Düşman Yolları Kesti, Cehennem Arkadaşları, Korkusuz Kabadayı, Denizin Kanı, Kelebekler Çift Uçar...) gerek yönetmen ve gerekse senaryo yazarı olarak imza atmıştı.
Tarık Dursun K., hikâye ve romanlarında özellikle Ege insanının yaşam biçimini birkaç sözcükle anlatırdı. Hikâye ve romanlarında yer alan karakterlerin (Hasan Göksu, Muhtar Kemal, Sinço...) birçoğu, çevresinde yer alan insanlardı. Bir keresinde bana, “Her yazar biraz da torbasından yer” dediğini anımsarım. Öğreticiydi. “Anlatmak başka, yazmak başka şeydir” derdi. Son zamanlarda ne yazdığını sorduğumda hiç unutmam şöyle demişti: “Şu sıralar tembellik yapıyorum. Yani roman yazıyorum.” Böylece hikâye yazmanın roman yazmaktan daha zor (Hikâye karanfil ister, derdi) olduğuna dikkat çekerdi.

Aydınlanma evi
Tarık Dursun K., yaşamının son yıllarını İzmir’de geçirdi. Kış ayları Karşıyaka’da, yazları Foça’da geçti. Her iki yerde de ziyaretine gelen giden çoktu. Tarık Dursun K., ziyaretine gelenlerle Türk ve dünya edebiyatı üzerine konuşup tartışırdı, o yüzden genç bir edebiyatsever olarak ben onun yanından her zaman daha bir aydınlanmış olarak ayrılırdım. Bende okuma isteği uyandırır, merakımı kamçılardı.
Yapı Kredi Yayınları, Tarık Dursun K’nin hikâyelerini iki cilt halinde (Karanfilli Hikâye, Gönlümün Bir Parçası) toplayıp yayımladı. Tertemiz Türkçesiyle Tarık Dursun K’nin o alçakgönüllü ve sıcacık dünyasıyla tanışmak için bence tam zamanı.
Öğrettikleri için saygı ve minnetle anıyorum.          

Aydoğan Yavaşlı


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları