Beşiktaş uzun zaman sonra keyif veren bir futbol izletmeye başladı. Bunda en büyük pay geldiği günlerde çokça eleştirdiğim Sergen Yalçın’a ait. Evet kendi kurmadığı bir takıma sezon ortasında geldi. Üstüne aslında biraz da kendisinin yarattığı Rafa Silva kriziyle boğuştu. Performansı düşük futbolcular, sezon başında Beşiktaş seviyesinde olmayan transferler, kimyasını kaybetmiş bir takım... Tüm bunları aşmak da kolay olmadı. Hatta devre arası transfer dönemi de sıkıntılı geçti. Üstüne Abraham gitti. Ancak artıları ve eksileri yan yana koyduğumuzda olumlu taraf daha ağır basıyor. Evet şampiyonluk yarışından uzak kalındı ancak ligde ilk 4 ve Türkiye Kupası hedefi Siyah-Beyazlıların bu sezonki vazgeçilmezleri. Agbadou, Oh, Olaitan, Murillo ile yeni sezonun iskeleti bir ölçüde oluşturuldu. Form grafiği artan Orkun, Ndidi ile Cerny’nin kalitesi Beşiktaş’ın oyun gücünü de yükseltti. Yeni sezon öncesi nokta atışı bazı transferlerle Siyah-Beyazlılar, şampiyonluk yolunda en az Fenerbahçe ve Galatasaray kadar iddialı bir kadro oluşturabilir. Ben isimlerden ziyade devre arası transfer politikasını ve alınan oyuncuların birer “görev insanı” oluşunu beğendim. Birlikte hareket eden bir takım kurma yolunda kritik eşik aşıldı. İhtiyaç duyulan şey, saha sonuçları ve istikrar... Arada elbette kayıplar olacaktır. Ancak Beşiktaş taraftarı, sahadaki mücadeleyi, aidiyet duygusunu görünce takımı yenilse bile onları ayakta alkışlar. Bu süreçte kritik bir diğer eşik derbiler olacaktır. O maçlarda da galip
Yazarın Son Yazıları
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu dün yaşadık.
Beşiktaş ilk yarı istekli görünse de bal yapmayan arı misali sahadaydı.
Bir derbi daha hakem tartışmalarıyla geride kaldı.
İki kulübün de geçmişini aratan futbolcuları, kaybetmekten korkarak mücadele etti. Herkes beraberliğe razı gibiydi.
Dünya Kupası büyük bir vitrin.
Sıkışan oyun artık rahatladı. Ve Orkun Kökçü’nün şapka çıkardığım harika frikik golü. Orkun, 10 numaralı formanın ve kaptanlığın sorumluluğunu daha iyi anladı. G.Saray mağlubiyeti sonrası Beşiktaş’ın böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı.