Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

26.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Bu köşede okudunuz. İzmir’de Tevfik Fikret Okulları’na geçen hafta gelen müfettişlerin yaptıklarını anlatmıştım. İlkokul dördüncü sınıftan liseye kadar her sınıftan seçilen ikişer öğrencinin kütüphanede ifadesi alınmıştı. Müfettişler çocuklara, “Din dersinde ders işleniyor mu”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu” diye sormuştu. Dahası... “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu” sorusuyla devam etmişlerdi. Elbette çocukların kafası karıştı, kaygılandı, korktu. En küçüğü 9 yaşındaki çocukların kimlik numaraları alınıp imza attırıldı. Ve tabii veliler bu duruma büyük tepki gösterdi. Sonuçta onlar çocuktu. Ailelerinden habersiz nasıl sorgulanabilirdi? Dahası nasıl imzaları alınabilirdi? Özellikle din dersi üzerinden yapılan siyasi ve hukuki sorgulama tesadüf müydü?

İşte geçen pazartesi 6 veli ile yaptığım görüşmeyi buraya aktardım. Sonra Türkiye bu olayı konuştu. Yeni gelişmeler oldu.

Sıralayayım...

SINAV KÂĞITLARINA BİLE EL KONMUŞ 

- Yazımdan sonra aynı okuldan çok sayıda veli bana ulaştı. “Aynısı benim çocuğumun başına da geldi” dedi. Bir grup veli birlikte sürecin peşine düştü. Baroya başvurarak hukuki yardım talep ettiler. Okuldan çocuklarına imzalatılan evrakları istediler. CİMER üzerinden Aile, Milli Eğitim, İçişleri ve Adalet Bakanlığı’na şikâyet ettiler. Bakalım onların şikâyetleri de incelenip bir sonuca varacak mı?

- Yazımdan sonra bir uyarı sayesinde fark ettim. Din istismarı yapmasıyla meşhur bir sosyal medya hesabı, geçen ay, 17 Ocak’ta, Tevfik Fikret Okulları’nın da arasında olduğu dört okulu hedef almıştı. Din derslerinde din işlenmediğini, Atatürkçülük anlatıldığını ve cumhurbaşkanına hakaret edildiğini söylüyordu. Müfettişlerin soruları ile bu paylaşım örtüşüyordu. Belli ki okulun soruşturulmasına neden olan ihbar ya da şikâyet buydu.

- Sonrasında ilkortaokul ve lise, iki ayrı açıklama yaptı. Açıklamalarda yazdıklarım doğrulanırken sürecin 17 Ocak’taki paylaşımla bağlantısı vurgulanıyordu. Müfettişlerin bu nedenle öğrencilerle görüşme yaptığı, bu sırada rehberlik öğretmeninin de görüşmelere eşlik ettiği söyleniyordu. Lise açıklamasında dikkat çekici bir detay, sürecin öğrencilerin sorgulanmasından daha fazla olduğunu gösteriyordu: “Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile ilgili öğrencilerimize ait sınav kâğıtları örnekleri, görevli öğretmenlere ait çalışma izinleri, zümre toplantı tutanakları, yıllık planlar, ders defterleri, ders planları, ders ölçekleri kendilerine teslim edilmiştir. Ayrıca ders öğretmenleri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.” Çocukların din dersi sınav kâğıtları bile müfettişler tarafından alınmıştı.

- Din istismarı yapan sosyal medya hesabı sadece Tevfik Fikret Okulları’nı değil, İzmir’deki üç okulu daha aynı gerekçeyle hedef göstermişti: TAKEV, SEV Koleji, ODTÜ Koleji. Özellikle SEV Koleji’nden ulaşan veliler, benzer hadisenin kendi okullarında da yaşandığını söyledi.

Gelelim sonuca...

Olan bitenden sonra Milli Eğitim Bakanlığı ile temas kurdum. Bakanlığın Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Yılmaz Güney, sorularıma yanıt verdi.

MEB: MEVZUAT İZİN VERİYOR

Tek tek aktarayım:

- Neden özellikle bu okullara gittiniz: “Bakanlığa bu okullarla ilgili şikâyet geldiği için gittik. Bize böyle bir şikâyet ulaştığında ihbar kabul ediyoruz. İnceleme başlatıyoruz. Örneğin, sizin yazınızı da velilerin tepkilerini de ihbar kabul ettik. Müfettiş uygulamasında bir sorun var mı diye inceliyoruz.”

- Bakanlığın bu okulları hedef aldığı algısı: “Böyle bir durum yok. Bu şikâyet bakanlığa geldi. Bakanlık müfettiş göndermedi. Konuyu il müdürlüğüne havale etti. İl müdürlüğü incelemeyi yaptı. Eğer bakanlık özel bir nedenle okulları hedef almış olsaydı kendisi müfettiş yollardı.”

- Din dersinde ders işlenmediği iddiasıyla başlatılan şikâyetin bu noktaya ulaşması: “Bakanlığa iletilen bir şikâyeti incelemenin neresi yanlış olabilir? Bu makamlarda bulunanların görevi vatandaşın sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek değil mi? Anayasal olarak verilmesi gereken bir dersin verilmediği iddiası araştırılmaya-incelenmeye değer değil mi? Eğer yapmamış olsaydık ‘gereği yapılmadı’ denebilirdi.”

- Başka bir ders olsaydı aynı şekilde soruşturulacak mıydı: “Şikâyet konusu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi de olsa müzik de veya resim de olsa aynı şekilde o iddialar incelenir. Teftiş-denetleme mekanizması bunun için var.”

- 9 yaşındaki çocuklardan müfettişin ifade alması: “Mevzuatta var. Müfettiş böyle bir incelemede öğrencilerin de ifadesini alabilir. Öğrencilere iddiaları sorabilir. Müfettişler ifade alırken rehberlik öğretmenleri de eşlik etmiş. Ayrıca din dersi müfredatını alan-işleyen bir öğrenciye din dersi işliyor musunuz demenin neresi pedagojik değil?”

SONUÇ OKULLARIN LEHİNE

- Cumhurbaşkanına hakaret sorusu: “Şikâyete konu iddialardan biri de oydu. Bu nedenle sorulmak durumundaydı bu da...”

- 9 yaşındaki öğrencilere bile imza attırılması: “Evet, mevzuatta ‘imza attırılır’ diye bir şey yok. Biz de bunun nedenini müfettişlere sorduk. Müfettişler şöyle söyledi: ‘İmza konusunda zorlamadık. İsterlerse imzalayabileceklerini söyledik. Rehber öğretmen imzalayınca öğrenciler de imzaladı.’”

En önemli detay...

- Peki şimdi ne olacak: “‘Kelle almaya gittiler’ dendi ya... Aksine müfettişler iddia edildiği gibi bir şey tespit etmemişler. Bu amaçla gidilse neden şikâyete konu olan hususta bir bulgu elde edilmediği sonucu rapor edilsin.”

İzmir’de okulda başlayan üç günlük gerilimin sonucu bu. MEB Basın Müşaviri Yılmaz Güney’in açıklamasından anladım ki öğrencilerin sorgulandığı, sınav kâğıtlarından ders defterlerine kadar her belgenin incelendiği, velilerin ayağa kalktığı soruşturmadan bir şey çıkmamış. Ülke gerildiği ile, tartıştığı ile, öfkelendiği ile kalmış. Bilemiyorum... Belki de bu şikâyetleri yapanların niyeti de buydu.

Bardak taşsın istemiyorsak düşünmeye son damladan değil asıl ilk damladan başlamak gerekir.

Yazarın Son Yazıları

Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025