Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

26.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim. Bu tabii ki bekleniyordu, çok şaşırmadık. Neler duyuyoruz, neler! Mesela, Kılıçdaroğlu’nun eski vekilleri, kimi parti meclis üyeleri ve partiden ihraç edilen bazı kişiler buluşup özel toplantılar yapıyorlarmış. Kim bilir ne planlar ve alternatifler düşünüyorlar. Büyük ihtimalle CHP “sözde” İl Başkanı Gürsel Tekin de bu buluşmaların bir yerlerine kolajlanıyordur. Hiç kambersiz düğün olur mu? 

Aklıma takılan başka bir konu daha var. Geçen hafta ortasında Erdoğan verdiği uzun bir demeçte, çok ilginç şeyler ifade etti: “Eğer CHP’de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları idare edenlerin en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkûmsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız.” Bakın, bu gerçekten takdire şayan bir bakış açısı. Sayın Cumhurbaşkanı parti içi muhalefetlerin, partilerin iktidarını rahatça eleştirmesini ve hiçbir tepki ile karşılaşmamasını istiyor. Demek ki, AKP içinde de muhalefet etmek isteyenler varsa, onlara da kimse negatif tepki vermemeli, tehdit, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmamalı. Fazla duyulmuyor ama şayet AKP içindeki gizli muhalefet odakları varsa, rahatlasınlar bunları okuyup. Erdoğan böyle bir ortamda ne yapılması gerektiğini de net tavsiyelerle ortaya koyuyor: “Dik duracaksın. Sabırlı olacaksın, vakti saati geldiğinde de gerekeni yapacaksın.”  

Sonuçta şaşırdım ama çok güzel buldum. Cumhurbaşkanı demek, parti içi muhalefetlere büyük saygı duyuyor. Daha sonra Sayın Erdoğan yine beni şaşırtan bir şekilde Kılıçdaroğlu döneminin bir güzellemesini yapıyor. “Bu dönemden çok daha farklı, o dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık, hamdolsun, biz bu yarışların hepsinde ipi göğüsledik, fakat şimdi CHP’nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık ayak oyunları, malum, hançerler, parti içi komplolar…” Gerçekten şaşırdım, o süreçte Kılıçdaroğlu’ndan en ağır lafları işitip kendisine de “Bay Kemal” diye sürekli müstehzi ağır hitabetlerle saldıran Sayın Erdoğan’ın, şimdi her ikisinin de o dönemi bu kadar güzel bir nostalji ile anması çok duygulandırıcı! Zaten bunu hisseden yandaş basının da biliyorsunuz, Kılıçdaroğlu’na saygılı ve hayran tavrı durulmuyor! Anladığım kadarıyla Kılıçdaroğlu CHP’sinin kendisine karşı yürüttüğü hafif muhalefet nedeniyle Sayın Cumhurbaşkanı, o dönemi herhalde ciddi olarak özlemiş! Özel’in özellikle son bir yılda yürüttüğü rekor sayıda miting, anlaşılan, gereksiz yere kendisini ve teşkilatlarını yormuş…

CHP’deki destekli parti için muhaliflerin büyük umutlar besledikleri bitmez tükenmez “mutlak butlan” senaryolarından birinin geçen hafta yine davası vardı! Dava önce onlar adına çok heyecan verici bir ön kararla günü kapadı: Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan ceza davasının üçüncü duruşmasında ara karar vermiş, davanın, "fiili ve hukuki irtibat bulunduğu" gerekçesiyle 9 Mart'ta görülecek İBB davası ile birleştirilmesini talep etmişti. Bu taleple ilgili İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin muvafakat verip vermemesine göre, dosyanın İstanbul'a gönderileceği belirtilmişti. O anda bu CHP’de “parti içi muhalif” ama genel politikada yandaş kadroların nasıl bir heyecan kasırgası yaşadıklarını düşünmek bile istemiyorum! Eminim o kısa süreçte akıllarından dolu dizgin ne hızlı senaryolar geçmiştir! Kısa süreç diyorum çünkü evvelsi gün maalesef “münasebetsiz” bir karara tanık olduk. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, gönderdiği yazıda, iddiaların aksine "dosyalar arasında bağlantı bulunmadığını" kaydetti ve birleştirme önerisine muvafakat verilmediğini bildirdi. “Bak şu kaçan balığa” dedim içimden! Tam böyle bir asist gelmiş, insan bunu değerlendirip CHP’li muhaliflere ve AKP’li iktidara bayram yaptırtmaz mı!? Maalesef arada böyle şaşırtıcı şanssızlıklar oluyor!

Bu hafta grup toplantısında yine keyifle Sayın Özgür Özel’i izledim ve hukukla ilgili çok ilginç şeyler öğrendim. Özetle, Sayın Cumhurbaşkanı’na “diplomasız Erdoğan” demiş; Sayın Cumhurbaşkanı da dava açmış, “Diplomasız Erdoğan’ sözü bir iftiradır, bir hakarettir” diyerek… Özel de avukatına “Ne olur?” diye sorunca, “Vallahi bundan hakaret olmaz ama kanıt sunarlarsa bir ceza olabilir” yanıtı almış. Dolayısıyla Özel’in avukatı mahkemede diplomanın sunulmasını istemiş. Hâkim, karşı tarafa sorunca “Diplomamız vardır. Çünkü Cumhurbaşkanı için diploma lazımdır” demişler. Hâkim tam “Sayın Erdoğan’ın diplomasının dosyaya sunulmasına…” derken, yanıt gelmiş, “Hayır. Sunmak zorunda değiliz.” Bu yanıta şaşıran hâkim de diplomanın dosyaya sunulmasında ısrarcı olmuş.  

Derken, ne olmuş, biliyor musunuz? “Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bu sayılı esas dosyasında davacı Recep Tayyip Erdoğan vekilinin reddi hâkim talebinde bulunmuştur.” Yani “Hâkimin konuya ilişkin şahsi bir şüphe ve merakının olduğunu, dolayısıyla tarafsız olmadığını” belirterek hâkimin reddini istemişler. “Bizden diploma istiyorsa özel bir merakı vardır, tarafsız olamaz. Bizden diplomayı talep etmeyecek bir hâkim gelsin” talebi iletilmiş.

Olacak şey mi bu? Hem birine “diplomasız” diyerek hakarete yelteneceksiniz, hem de üstüne diplomasını göstermesini isteyeceksiniz! Hele ki diploma işleri ülkenin gündeminde bu kadar majör bir yer işgal ederken? Ülkede herhalde tek bir kişi “diplomasız”! Yanına ikinci bir isim yazmak abesle iştigal olur! “Diplomasız” kelimesi yalnız İmamoğlu ile yan yana gelebilir! 

Ne var ki, karar şöyle çıkıyor: “Davacı vekilinin reddi hâkim talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, talebin mahiyeti gereği harç alınmasına gerek olmadığını, işbu kararın bir örneğinin eklenerek dava dosyasının mahkemesine iadesine.”

CHP’nin sürekli olarak böyle mahkemelerde uğraşılan parti olmasında herhalde yapıcı emellerle önümüzde seçimlerde daha az gerilim olması isteniyor, dedim kendi kendime. Çünkü yine etrafta dillendirilen yorumlarla CHP’nin belki uydurma sandığınız bu davalar “sayesinde veya yüzünden” ödeneklerinin kesileceği bile konuşuluyor! Hedef böylece fazla gürültü çıkaran iki partinin değil, son kertede tek partinin finale kalması olabilir. Böylece dediğim gibi herhalde daha sakin, daha stressiz, sonuçlara daha hızlı ulaşılan “güler yüzlü” bir seçim dönemi yaşanmasını hesaplıyorlar herhalde! 

Orasını bilemem de, bu noktada aklıma 2003 yılında yaratılan bir ara seçimle Tayyip Erdoğan’ın milletvekilliğine gelebilmesi için CHP’nin yaptığı fedakârlıklar geliyor. “Pişmanlar mı?” diye sinsi sinsi gülenler oluyordur!

Boş yere ümitlenmesinler! CHP bu Cumhuriyet’in kurucu birimidir. Hiçbir zaman o umdukları “hukuk” senaryoları o şekilde gerçekleşemez! Zoraki şekilde gerçekleştirilse de yine de hedefine ulaşamaz.

Demek ki “etme-bulma dünyası” dışında, bunun tersi de geçerliymiş! Bazı borçlar, böyle de ödenebilirmiş…

Yazarın Son Yazıları

Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025