Köşe Yazısı

A+ A-

Küçük Prens'in Sandığı

1 Nisan 2014 Salı

Stalin kendi katı güç anlayışını şu sözlerle ifade eder:
Kazananlar daima haklıdırlar. Kural budur.”
Eğer şuurlu ya da şuursuz bir Stalin’ciyseniz bu yazıyı hiç okumadan geçin.
Çünkü bu yazı kazanmak değil kaybetmek üzerine bir methiye.
Ve gücü “kazanmak” sananlara, okkalı bir küçümseme.
Geçen yıl bir gazeteye bir makale yazmıştım.
Başlığı “Haklıyız kaybedeceğiz”di.
Yazı şöyle sonlanıyordu:
Şimdi sen al eline şu değneği, bu boş arsanın toprağına kocaman harflerle ‘Haklıyız kaybedeceğiz’ yaz.
Tabiatının gereği.
Yazdığının ilk rüzgârda silinmesini göze al.
O da tabiatın gereği.
Ancak tanrıların masal kahramanları olduğuna, her şeyin değişebileceğine ve sen ne istersen onun olacağına inanmaya ölesiye devam et.
İsteklerine çok dikkat et.
Çünkü, tabiatın bizzat kendi gerçeği gereği, maalesef sen ne istersen o olur.”
Biz ne istersek o oluyor.
O yüzden isteklerimizin gücüne ve bizi nereye götüreceklerine dikkat etmemiz gerekiyor.
Tanrı, insanın isteği tarif ettiği kadim akıldır.
Kader de bu aklın şaşmaz icraatı.
Küçük Prens’in hikâyesinde bizi büyüleyen şeyi unutmayalım.
İktidar adına baş tacı edilen tüm değerleri küçümseyen bu masal kahramanının en etkileyici yönü, mevcut düzende yadırganacak hayallerine verdiği benzersiz değerdir.
Hikâye şöyle başlar:
Bir gün pilotun uçağı bozulur ve pilot Sahra Çölü’ne iniş yapmak zorunda kalır.
Çölde karşısına, kafasında dağınık sarı saçlar, boynunda uzun bir atkı ve eli ceplerinde tuhaf bir çocuk çıkar.
Küçük Prens.
Küçük Prens pilottan damdan düşer gibi, kendisine bir koyun resmi çizmesini ister.
Çölün ortasında, oraya nasıl geldiği belirsiz bir çocuğun bu akıl almaz isteği karşısında pilot önce afallar.
Sonra onu kıramaz ve birkaç tane koyun resmi çizer.
Ama Küçük Prens hiçbirini beğenmez.
Sonunda uçağını tamir etme telaşında olan pilot karşısındaki tuhaf çocuğun müşkülpesentliğinden sıkılır ve onu başından savmak için bir sandık çizer.
Al işte” der, “İstediğin koyun bu sandığın içinde”.
Tam yılmak üzere olan Küçük Pres’in yüzü birden aydınlanır.
İşte tam istediğim gibi!” diyerek pilotun çizdiği o basit sandık resmine coşkuyla sevinir.
Hayatı tüm yenilgilere ve haksızlıklara karşın anlamlı kılan tek şey Küçük Prens gibi o muhteşem hayalperestliğe, her şeye rağmen inadına sahip çıkmamızdır.
Haklılığı, kazanıp kaybetmekle ilişkilendirmek marifetini güce tapanlara bırakalım.
Biz kazanamasak da haklıyız.
Bal gibi haklıyız.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

Doksan kilometre 20 Eylül 2019 Cum
Bir terbiye aracı olarak hukuk 18 Eylül 2019 Çar
Toplumsal cinsiyet cinneti 13 Eylül 2019 Cum