Bir el kitabı...

12 Şubat 2017 Pazar

Hayat, rastlantı demek. Hesaba kitaba pek gelmiyor.
Bizim referandumun, Kutlu Doğum Haftası’na denk gelmesi de belki öyle.
Bundan dört yüzyıl önce yakılarak idam edilmiş İtalyan düşünürü Giardano Bruno’nun dile getirdiği şu ilahi gerçeğin bugünlere pek uyması gibi:
“Kendi iradesini hâkim kılmak için Tanrı, yeryüzündeki iyi insanları kullanır; kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Tanrı’yı kullanırlar.”

***

Hayat hesaba değil ama bazen kitaba geliyor. Hem de damardan...
2002 yılı başlarında havaalanından aldığım, biraz göz gezdirip bir kenara koyduğum bir kitap zamanın ruhunu yansıtıyor:
“Dünya Nasıl Yönetilir- Heveskâr Diktatörün El Kitabı - A. Guillaume
O yıllarda ne Trump’ın başkan olabileceği gündemdeydi, ne de Putin’in gemi azıya alacağı.
Hele Recep Tayyip Erdoğan, başbakan bile değildi. “Tek adamlık” gündemde değildi.
Hele hele “asrın liderliği ile ümmetin önderliği” zinhar!
(İşbu nedenle, bu satırlar arasında sayın külliye avukatları ile muhterem savcıların mesai harcaması beyhude olacaktır. )

***

Liderlerimizi anlamak ve izlemekte yine de bir yararı olur diyerek “diktatörün el kitabını” almıştım.
Sayısız realite ve reçete ile doluydu.
İktidardaki (hatta muhalefetteki) “heveslilere” tıpatıp uyan tanımlar vardı.
“Bir kez gücün tadını almış kişiler, asla kendi istekleriyle onu terk etmezler. (Edmund Burke, İngiliz politikacı 17. yüzyıl)”
Diktatörlükte başarılı olabilmek için kurnaz ve azimli olmak şartmış.
Hem arkanızı kollayacak hem de başkalarını sırtından bıçaklamayı öğrenecekmişsiniz!
Bu arada çirkin güzel demeden her tür ittifaka hazır olmak şartmış.
Ve daha da zıpkın gibi tavsiyeler:
“Demokrasi bir sürü iş yaparak hiçbir şey elde edememe sanatıdır. Gerçek güce sahip olmak siyaha beyaz diyerek olur. Bazıları size despot, diktatör ve tiran diyebilir. Bu sizi asla endişelendirmemeli. Aklınızda bir üst basamağa nasıl erişirim duygusundan başka bir şey olmamalıdır.” (s:12)
Kitapta pek tanıdık gelen öneriler de var:
TV ve gazete kapatmak.
Bina inşa ederken izin almayı unutmak.
Hükümeti gerçekten değiştirmek.

***

Ve Makyavelli’nin önemli bir öğüdü de başlık yapılmış:
“İktidarda kalmaya hazır olmanın tek yolu, erdemli olmaktan vazgeçmektir.”
Elbette başka iştah açıcı pratik tavsiyeler:
“Sıradan bir insanda paranoya ilaç tedavisi gerektirir. Bir liderde ise sağlık işaretidir. Zalimliğe eğiliminiz varsa, kimseye de güvenmiyorsanız zafer sizindir.
Çünkü büyük zaferler sonuçlarını düşünmeden hareket edenlere nasip olur.
Zirveye ulaşmak kalbinizi dolduracaktır. Ama zirve aynı zamanda cebinizi de dolduracaktır. (S:34)”

***

Bir başka reçete de şu:
Savaşa katılmak... Kahramanlık yapmak...”
(“El Bab” işi, belki de işte bu yüzden önemli!)
Daha başka ipuçları:
“Başarılı görünmek kadar başarılı bir şey yoktur!”
Başkalarının üstün tekniklerini, icatlarını, metotlarını, projelerini uygulamak en kestirme yoldur.” (Göze çarpacak büyüklükteki köprüler, altyapılar vs.)
G. Bernard Shaw’dan bir alıntı başlık yapılmış:
“Demokrasi (...) yeteneksiz çoğunluk tarafından seçilmeyi sağlar.”
Gücü ele geçirdikten sonra en büyük zorluk onu elinde tutmaktır.
Bunun yolu da fırsat kollayıp yerel veya genel seçim, yahut da halkoylamasına gitmektir.

***

Ve adeta dünkü bir gazeteden alınmış gibi saptamalar:
“Yeni devletinizi ayakta tutabilmek için bürokratlardan oluşan bir orduya ihtiyacınız var. O nedenle buralara en yakın akrabalarınızdan, dostlarınızdan atamalar yapmalısınız.”

***

Ve çerçeve içinde o tarihlerde sadece para babası olan Trump’ın bir sözü:
Para, asla benim motivasyonum değildir. Bana asıl heyecan veren, oyunu oynamaktır!”
Kitabın özeti:
Diktatörlük bir oyun. Kitleler ise koyun!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

TL eşittir T.C. ise.. 18 Temmuz 2021
Yetmez ama evet 11 Temmuz 2021
Kılıfsız minare 4 Temmuz 2021
Fuzuli ödleklik 27 Haziran 2021
Kâbil.. neye mukabil? 20 Haziran 2021