Reyiz’e cennet yolu...

29 Kasım 2020 Pazar

Eminiz ne “maça kızı”nı tanıyor, ne de “pis yedili” buluyor.

Ama siyaseten, açık poker oynamaya bayılıyor.

İktidarının ilk döneminde açıklamıştı:

“Benim görevim Türkiye’yi pazarlamaktır!” 

Deniz Baykal da çok içerlemişti: 

“Pazarlamanın meşru payı komisyondur. Ülker pazarlarken komisyon alıyordu. Şimdi Türkiye’yi pazarlarken komisyonu ne oluyor?” (19.10.2005)

Tövbe...

*

Çıraklık dönemiydi. Ustalık da geride kaldı. 

Artık üstatlık zamanı:

“Ben öldüğümde, arkamdan ‘Ülkemin milli varlıklarını sattırdı!’ dedirtmem!”

Elbette böyle bir şey demedi.

Keşke diyebilseydi.

Ama aynen şöyle demişti:

“Ben öldüğümde arkamdan ‘karı sattırıyordu’ dedirtmem!” (26.5.2005 Hürriyet)

Estağfurullah. Tövbe tövbe!

*

İstanbul Belediyesi başkan adayı iken genelevleri kapatma sözü vermişti. Seçildi. Uzun süre geçti. Genelevler faalden de faaldi. En büyük patronu vergi rekorları kırıyordu.

Reyiz “mazeretini” şöyle açıkladı: “Kapatma yetkisi bende değil, valininmiş!”

Bendeniz de o günlerde şöyle yazmıştım:

“Belediye başkanı oldu. İnşallah vali de olur.!” 

Dileğim ve duam, demek ki fazla candan, yürektenmiş..

Valiliği falan pas geçip başbakan oldu. 

Cumhurbaşkan oldu. Reyiz oldu.

Genelevler hâlâ faal.

*

Kendisi için her şey söyleniyor. Söyleyenlere davalar açılıyor. Sadece geçen yıl yüz binden fazla soruşturma açıldı. Dava açılanların sayısı ise on binleri buluyor.

Ama aralarında kimse çıkıp da tövbe tövbe “karı sattırıyor!” demedi. 

Çünkü kimsenin aklına gelmedi. Gelmez de... 

Korkudan değil. Ayıp, suç ve gerçekdışı olduğu için gelmez. 

Bu sözü padişahlar için de söyleyen çıkmaz.

Zira buraları insanlık adına yüz kızartıcı yerler de olsa, kökleri Osmanlı’ya dayanan birer milli ve yerli kurumsal miras.

Farkında değil, belki de kapatılması için ayak sürümek bundan.

*

İlk meşru “umumhane” Sultan II. Mahmut döneminde hizmete girmişti. (1812)

İzinsiz açılanlar zaman içinde artmaya başladı.

Ulu Hakan II. Abdülhamit de (Kerhane Talimatnamesi-1884) ile bu “hanelere” kurumsallık ve yaygınlık kazandırdı.

Sözü AKP dönemine bağlayıp noktalayalım:

“Türkiye’deki hayat kadını sayısı 150 bin dolayındadır. Vesika alabilmek için de 40 bin kadının da resmi makamlara başvurusu vardır. (A.Ü.Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Akbay’ın 2016 yılı araştırması)”

Özet:

“Torbada ekmek” gerçeğimize paralel bir de “kuyrukta hayat kadını” realitemiz mevcuttur. Cumhur müttefiklerine duyurulur.

Nokta.

*

Covid-19 korkumuz tavan yapmış durumda.. 

Ama Borsa İstanbul’un yüzde 10’u Katar’a gitti diye cümleten hasta olduk.

Bu yüzde 10, Baykal’ın işaret ettiği “komisyonu” çağrıştırdığı için belki de.

Ama o yüzde 10’luk dilim zaten yabancıların, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nındı.  (EBRD)

Geçen yıl Varlık Fonu’na geri satmıştı.

Katar’ın parası da bol, Reyiz nezdindeki itibarı da.

Sayın Emir, hem cömert hem tokgözlü. 

Reyiz’e Boeing 747-8’in yüzde 100’ünü hediye etmişti.

“Tayyare Tayyip” diye korka korka sormuştuk: 

“Hediye ama ne diye?” (7.10.2018 Cumhuriyet)

*

Tank Palet Fabrikası, İstinyePark vesaire vesaire.

Kanal İstanbul çevresinde Arap şeyhliği kuracak genişlikte araziler de satın almıştı. Ama Allah’ı var. Hepsi parasıyla. 

Ama bizim tayyare hediye..

*

Kanal çevresindeki araziler çok gürültü koparmadı. Belli ki damat Berat’ın da aynı çevrede arazi satın almasına ve oralarda bir yanlışlığa izin vermeyeceğine güveniliyordu.

Ama damat ortalıkta yok. Durumu belli ki içgüveysinden hallice.

Milletvekili bile değil artık.

İnşallah duası kabul olur. Kayınpederi at izini it izinden ayırır da sonu hayırlara tebdil eder.

*

Katar ile bitirelim.

Dünyanın en zengin 10 ülkesinden biri. Nüfusu 2.4 milyon. Ama halkının sadece yüzde 10’u Katar asıllı. Kalan 90’ı Hint, Pakistan gibi Uzakdoğu asılılı göçmenler. 

Borsanın yüzde 10’unu satın almaları belki de Katar asıllıların yüzdesi yüzünden.

*

İmzaladığımız 10 anlaşma ile yeni stratejik ortağımız Katar oldu.

El Sani, parayı bastırıp birkaç yıl önce de Ege Denizi’ndeki Oksia Adası ile 5 küçük adacığı Yunanistan’dan toplam 8.4 milyon Avro’ya satın aldı.  

T.C. Merkez Bankası “swap” (değiş tokuş) işlemlerine ağırlık verecekmiş.

Reyiz, vatan için bir fedakârlık yapsa.. Uçaklarından bazıları ile Marmaris ve Van Gölü kıyısındaki köşklerini “kardeşim” dediği El Sani’nin Ege’deki adaları ile “swap” etse. 

Üste alacağımız para ile de aşı açığımızı bizim Almancı karı-koca vatandaşlarımızın aşıları ile kapatsak.

Reyiz belki tekrar iktidar olamaz ama cennetlik olur.


Yazarın Son Yazıları

Şeytan-ı racim 27 Aralık 2020
Reyiz’e cennet yolu... 29 Kasım 2020
Tek adamlık zor zenaat 15 Kasım 2020
Peruk, lavuk, kavuk 8 Kasım 2020
Siyaset ve saadet... 1 Kasım 2020
Kıssalı... Hisseli 11 Ekim 2020
Fıstıki yeşil hak... 27 Eylül 2020