Reyiz’in işi-dişi-gidişi...

19 Temmuz 2020 Pazar

Epeydir rüyama girmiyordu.

Belli ki Meclis Başkanı’nın “Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın!”lı demecinin bilinçaltı etkisi.

Bilinçaltımız zaten milletçe subasmanına dek dolu. Yine de kimse istediği rüyayı göremiyor.

Oysa, bendeniz “86 yıllık ara dönem bitti!” diyen Diyanet Başkanımızdan daha çok etkilenmiştim..

Kendisiyle rüyada karşılaşmayı ve “n’aber ara dönem imamı?” diyerek cüppesine düşen bir saç telinden alabilmeyi hayal etmiştim.

Ama rüya bu, umduğunu değil bulduğunu..

Vatandaş olarak 7/24 bulduğumuz, ayılsak da bayılsak da Sn. Reyizimiz.

Aynada kendi yüzümüzden daha çok, TV’lerde onu görüyoruz. Ve çok etkileniyoruz.

Ya sevindiriyor ya sinirlere gark ediyor. Bilinçaltımızın baştetikleyicisi o.

Ayasofya’yı da açtı. Ama Atatürk ile hesaplaşmasını bitiremedi.

*

Lağımcının rüyası hamam ve göbektaşı ise gazetecinin rüyası da Reyiz’in karşısına geçip soru sormak.

Türkiye ondan soruluyor.

Bayramda gazetecilerle soru-cevap yapacakmış. Rüya bu ya Ayasofya’nın yüzü suyu hürmetine keşke kendisine bir iki soru sorabilsek:

- “Atatürk çok mu rüyalarınıza giriyor?”

- “Geçen yıl ‘Ayasofya’yı cami yapmak oyuna gelmektir’ dediniz. İstihareye mi yattınız da fikrinizi değiştirdiniz?”

*

“Rüya görmüyorum” diyemez.

Anayasada bir hüküm yok. Ama gördüğü rüyalar devlet sırrı sayılır.

Çinlilerin enseye “çip” takıp rüyaları kaydetme projesi şimdilik dedikodu.

Trump’la, Putin’le ve Katar’la yaptığı gizli görüşmeler gibi, bu rüyaların da dosyası tutulmalı ve devlet arşivine kaldırılmalıdır.

Ve Külliye’de mutlaka “rüya vakanüvisi” kadrosu ihdas edilmelidir.

Zira rüyaları geleceğe ait işaretler taşıyabiliyor. Bu gerçek, asırlardır insanlığın gündeminde.

*

British Museum’da dört bin yıl öncesine ait papirüslere yazılmış rüya yorumları sergileniyor. Bazıları: Odun kesmek: Düşmanların ölecek.

Ay görmek: Tanrı kendisini affedecek.

Pencereden bakmak: Duaları kabul olacak.

Kendini ölmüş görmek (Allah muhafaza): Uzun bir ömrü olacak.

Sıcak bira içmek (tövbe tövbe): Istırap çekecek. (Rüyaların Fonksiyonu Üzerine Bir Deneme, Prof. Dr. Sabri Özbaydar, İstanbul 1971)

*

Kuran, peygamberlerin de rüya gördüklerini yazıyor.

Diyanet kaynakları da farklı boyutlarını irdeliyor:

“Meleğin ilhamıyla rahmani rüyalar, şeytanın vesvesesiyle de şeytani rüyalar gerçekleşir. (..) Bunların davranışlarımıza yansımaları kaçınılmazdır. Eğer kişi hayallerinden veya rüyalarından hareketle bir şeyler yapmaya kalkışırsa, işte bu kalkışma anından itibaren imtihan başlıyor demektir. (Aylık Dergi-Diyanet Haber, Rüya Gerçeği 03.5.2019)

Yazının 2. başlığı için Diyanet’e teşekkür.

*

Rüyalarla ilgili bir hüküm yok.

Bulunmayan Kur’an-ı Kerim, “istihare”yi değil, “istişare”yi emrediyor.

Diyanet kaynakları ise bir işin sonunun hayırlı olup olmayacağını anlamak için, iki rekat namaz kılıp dua ederek uykuya yatmayı, istihareyi öngörüyor.

Ayasofya için o faili meçhul dernek ve Danıştaycılarla birlikte istihareye yattı mı bilmiyoruz.

Ama Emine Hanım’ın rüyalara çok önem verdiğini ve istihareye yattığını biliyoruz.

Cumhurbaşkanı adaylığı için 2007 yılındaki Reyiz’in kararsızlığını istihareye yatan Emine Hanım’ın çözdüğü ve bu sayede adaylığın Abdullah Gül’e bırakıldığı haberlere konu olmuştu. (26.4.2007 Hürriyet)

*

Reyiz’in derdi Türkiye’den ziyade İslam dünyası. İnglizcesi-Türkçesi olmayan Arapça attığı son tweet’i şöyle:

“Ayasofya’nın dirilişi, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğe kavuşmasının habercisidir!”

Demek Libya’dan sonraki TSK’nin deplasman hedefi belli oldu: Doğu Kudüs’te İsrail’in kontrolündeki Mescid-i Aksa’yı kurtarmak.

(Burası Müslümanların Kâbe’den önceki kıblesi).

Ayasofya’yı açıp Fatih Sultan Mehmet ile halef selef olduğuna göre sıra artık hilafette.

“Ümmetin Önderi” pankartları - broşürleri çöpe atılacak değil. Cumhuriyetin ilk aylarında halife Abdülmecit de zaten görevi başındaydı. 3 Mart 1924’teki yasa ile usulen kaldırılmıştı:

“Halifelik esasen Cumhuriyet ve TBMM’nin anlam ve kavramı içinde zaten saklıdır.”

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin içinde “Bahçeli zaten saklı olduğuna göre..” Halifelik de hayde hayde “mündemiçtir”!

* Dişine güveniyor. Ne demişti?

* “Allah kısmet ederse bir kulun işini, mermere geçirir dişini. İstemezse işini, muhallebi yerken kırar dişini!” (TBMM Grubu 2.4.2018)


Yazarın Son Yazıları

Anıtkabir korkusu 30 Ağustos 2020
Tespih 23 Ağustos 2020
Huzur mu, mutluluk mu? 16 Ağustos 2020
Hutbe... Ama kimin için? 26 Temmuz 2020
Artık Fatih’in halefi! 12 Temmuz 2020
Şeytanıracim* 5 Temmuz 2020
Bedevilik sırası 17 Mayıs 2020