Takıntının ilacı..

14 Şubat 2021 Pazar

Reyiz’e, virüse, işsizliğe, pahalılığa takmak hem akla ziyan hem sağlığa. (Bendeniz tedbirliyim. Sadece pazarları yazıyorum.)

Takıntının yol açacağı bireysel ve kitlesel marazı çok iyi biliyor. 

Her fırsatta yeni mevzular icat etmesi, ahaliyi takıntılardan kurtarmak için. 

Tebdili mekân”da ferahlık eskidendi. 

Şimdi ferahlık her gün uçuk kaçık olduğuna bakmadan yeni gündemde.

19. yılın sırrı da burada.

Bu “kısa” sürede bile 36 padişahın yarısından fazlasını solladı.

Üstelik işi, sorumluluğu padişahlardan daha ağır. 

Artık bir fermanla kelle alınamıyor, sadece görevden alınıyor.

Vermese bile, uçan kuşun hesabı bile ondan soruluyor.

Her vatandaşın ruh ve sinir sağlığının bile, ilk derece sorumlusu o.

En azından teorik olarak.

Kolonya ve maske dağıtması bundandı.

Balkonunda sigara içene, akşamları ve hafta sonları içki satışına müdahale etmesi hep bundan. 

Zira her bir vatandaşın sağlığı ve hayatı çok önemli. 

Değil ölmesi, bir tek seçmenin “tırlatması” bile istikbalini karartabilir.

Yüzde 50 artı 1” demek..

1 oy eksik de olsa seçimi kaybetmek demek.

*

TRT radyoları eski kayıtlardan, şarkılar sunuyor arada.

Ama dikkat yerin kulağı var.

2. Abdülhamit’in valilerinden Köse Mehmet Raif Paşa’nın kızı İhsan Raif’e ait o ünlü şarkı, mutlaka ve mutlaka mühür altına alınmalıdır:

Kimseye etmem şikâyet; ağlarım ben halime

Titrerim mücrim (suçlu) gibi baktıkça istikbalime

Perde-i zulmet (karanlık perdesi) çekilmiş korkarım ikbalime

Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime...

*

Eskiler “tebdili mekânda ferahlık vardır” derlerdi.

Ferahlığı artık gündem değiştirmekte.

19 yılın sırrı burada. 

Tek adamlık zor zanaat.

Mavi Vatan” diyerek Libya’ya uzandık.

İyi de yaptık.

Şimdi de “Koyu Lacivert Vatan” diye uzaya uzanıyoruz. 

2023 yılında “Ay’a bir Türk gönderiyoruz!” dedi.

Niye o kadar bekliyoruz” diye soran olmadı. 

Zira verdiği müjde ile nutuklar tutuldu: 

Hatta bayan da olabilir.” 

*

Milletin birden havası değişti, zihni açıldı. 

Sosyal medya işsizlik, pahalılık ve aşı kenara itildi.

Varsın biraz da “Ay’a al bayrağımızı dikip gölgesinde mangal geyiği” yapılsın. 

Rahmetli Cumhurbaşkanı Özal, aynı oyunu, göstere göstere oynardı:

Attık önlerine bir kemik. Oynasınlar bakalım!” 

Çok şükür Reyiz, rahmetli kadar açık sözlü değil.

*

Zor zamanlar yaşıyoruz. 

Ama kutlu günler de var. 

Gündem değişikliği ile tedaviyi bu günlere rast getirmesi ise boşuna değil.

İslamiyetin en kutsal üç ayı başladı.

59 gün sonra ramazan. 

1 Türk Ay’a gönderilecek” müjdesi de boşuna değil.

Keşke bu Türk kendisi olsa.. 

Eski bakanlarından Ertuğrul Günay’ın dediği gibi 1 No’lu Türk o. 

Hem Gürcülüğü hem Araplığı temsil eder ve 3 ayların ruhuna da uygun düşerdi. 

*

Dün 13 Şubat idi.

Recep ayının 1. günüydü.

Bugün de 14 Şubat Sevgililer Günü. 

Sayın ahalimiz için en sevgili hâlâ, Recep Tayyip Erdoğan.

Kimileri boş boş hâlâ diplomasını tartışıyor. 

Hz. Muhammed’i peygamber yapan irade, onu da cumhurbaşkanı yapmış olamaz mı? 

Üstelik kendisi peygamberimiz gibi ümmi falan da değil. 

Hem yazısı gerçekten çok güzel hem de imzası çok fiyakalı.

Recep deyip geçmemek gerek. 

Zaten 19 yıldır da geçemiyoruz. 

Belki de “korkudan” geçemiyoruz.

Zira İslam Ansiklopedisi “Recep” maddesinde Recep’in ilk anlamının “korkmak” olduğunu yazıyor. 

Demek isimler sahiden kaderi etkiliyor, belirliyor. 

Meclis’i, yargıyı, orduyu, polisi, üniversiteyi, medyayı vesaireyi kolayca ele geçirmesi, ülkeyi “korku toplumuna” çevirmesi demek isminin büyüsüyle gerçekleşti. 

*

Soru şudur:

Bu kahraman, bu asker millet, nasıl oldu topyekûn “recep”e yani “korku”ya boyun eğdi?

Belli ki, bütün marifet ve sihir “tayyip”te. 

Zira sözlükler, “tayyip”i hep “iyi, hoş, güzel” diye tanımlıyor.

Ahalimiz de iyiye, hoşa, güzele meraklı. 

İki ismi israrla birlikte söyleyerek “korku”yu “iyi, hoş, güzel” hale getirdi.  

İstanbul Belediye Başkanlığı’nı da eklerse sayın ahalimiz, çeyrek yüzyıldır, Recep’i Tayyip’ten ayırmıyor. Bu iki ismi ısrarla birlikte söylüyor. (Bir ara CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Recep Bey” diye tutturmuştu. Ama kendisi de tutmadı.)

Recep’in “korku”su ile Tayyip’in “iyi, hoş, güzel”liği yıllardır birlikte yürüyor.


Yazarın Son Yazıları

Öl de ölelim dengesi 21 Şubat 2021
Takıntının ilacı.. 14 Şubat 2021
Her taşın altı Katar 7 Şubat 2021
Dilim dilim dilimiz.. 31 Ocak 2021
Şeytan-ı racim 27 Aralık 2020
Reyiz’e cennet yolu... 29 Kasım 2020
Tek adamlık zor zenaat 15 Kasım 2020