Siyaset ve hukuk

24 Haziran 2020 Çarşamba

Siyaset bir toplumun, ülkenin, devletin, dirlik düzenlik içinde yönetimine ilişkin görüşler toplamına ve bu görüşlerin uygulanmasına verilen isimdir.

Demokrasilerde bu görüşler özgür seçimler yoluyla yarışır, sonuçta biri ya da genellikle yakın görüşler arasındaki birlikteliklerin iktidarı gerçekleşir.

Hukuk, siyasetin de üstünde, onun da işleyişinin sınırlarını belirleyen yasalar toplamının adıdır.

Siyaset, hukukun dışına çıkamaz. 

Hukuku oluşturan yasalar da hukukun evrensellik kazanmış ilkelerine aykırı olamaz...

Bütün bunlar, kuşkusuz, demokrasinin tam olarak işlerlik kazanmış olduğu; evrensel insan haklarının, en temel bir hak olarak da ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altında bulunduğu toplumlar için geçerlidir.

***

Ülkemizde bugün yaşanmakta olan, yürürlükteki yasaların, yanı sıra da en temel insan haklarının, bu demektir ki hukukun, iktidarı ellinde tutmakta olan güç tarafından gözünü budaktan sakınmazcasına çiğnemesi, tahrip edilmesi, hiçe indirgenmesidir.

Bu iktidarın güç yitimine uğradıkça daha da pervasızlaştığı, kural tanımaz oluşu açıkça görülüyor.

Avukatların meslek örgütleri olan barolara karşı uygulanan polis şiddeti bu kural tanımazlığın günümüzde yaşanmakta olan somut örneğidir.

***

Baro yönetimleri, yine demokrasilerde, özgür seçimlerle oluşur.

Amaçları, öncelikle mesleğe ilişkin özlük haklarını koruyup geliştirmek; yanı sıra da (mesleğin gereği olarak) hukukun en temel ilkeleri konusunda duyarlı olmaktır.

Ülkemizde barolar her iki alanda da başarılı sınavlar vermişlerdir ve vermektedirler.

Zaten yaşanmakta olan sorunun nedeni de tam olarak budur.

İktidarı elinde tutmakta ve giderek de güç yitimine uğramakta olan güç bundan rahatsızdır.

Barolar da tıpkı yargının öteki unsurları olan savcılık ve yargıçlık kurumları gibi memurlaştırılmak, daha da açık bir deyişle emir komuta altına alınmak istenmektedir.

İlk aşama ise baroların bölünmesidir. Söz konusu yasa tasarının hedefi budur.

Bu nedenle de bu yasa tasarısı, hukuku bütünüyle siyasetin emir kulu durumuna getirmeye yönelik, anayasaya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı bir girişimin ürünüdür.

***

Baro başkanlarının yürüyüşü bir demokrasi ve adalet yürüyüşüdür.

Savunma hakkını savunma yürüyüşüdür.

Yargı bağımsızlığını savunma yürüyüşüdür.

Hukuku siyasetin buyruğuna sokma girişimlerine izin vermeme yürüyüşüdür.

Bütünüyle hukuku savunma yürüyüşüdür..

Karşılarına kolluk güçlerinin çıkarılması ayıptır ve suçtur.

Türkiye’de demokrasiden yana bütün güçler, aslında bütün bir ülke onların yanındadır. 

Hangi siyasi görüşte olursak olalım, tıpkı hekimler gibi en sıkışık olduğumuz zamanlarda yardımlarına gereksinim duyduğumuz avukatları yalnız bırakmayalım.

Avukatlar da hangi siyasal görüşte olurlarsa olsunlar, avukatlık mesleğinin, baroların, bütünüyle hukukun bağımsızlığı için güç birliği yapmalı, şu anda iktidardaki gücün bu mesleği ve örgütünü boyunduruk altına alma girişimlerine geçit vermemelidirler..


Yazarın Son Yazıları

Başkalarının hikâyesi 5 Ağustos 2020
Ne yazmalı? 29 Temmuz 2020
Melek Çetinkaya 22 Temmuz 2020
Abdülhamit 8 Temmuz 2020
Siyaset ve hukuk 24 Haziran 2020
Onurdaş 10 Haziran 2020
Menderes 3 Haziran 2020
Koronanın öğrettikleri 20 Mayıs 2020
Bozulan kimliğimiz 13 Mayıs 2020
Duagûyan 6 Mayıs 2020
Kötülük 29 Nisan 2020