Özerk Amerikancılar
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Özerk Amerikancılar

22.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur. Osmanlı mülkünü yıllarca bir ucundan diğerine dolaşır ve teftiş görevinin yanı sıra topladığı istihbaratı Fransa’ya aktarır. Anılarının Kürdistan bölümünde, günümüze ışık tutan gözlemleri vardır.

Amerikan misyonerleri, daha Düyunu Umumiye kurulmadan önce, 1870’den beri bölgede etkindir. Ernest Grenier, onları 1915’e kadar izler ve nasıl çalıştıklarını gözlemler: Amerikan Misyonu diye anılan örgüt, İngiltere’nin mali desteğine de sahiptir. Ernest Grenier’nin bölgede teftiş yaptığı 1897 yılında, Amerikan Misyonu her görevlisine ücretsiz lojman, ücretsiz yemek, bir at sağlamakta ve 25 İngiliz Sterlini maaş bağlamaktadır. Amerikan misyonerler, bugünkü Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesi’nde Abdülhamit’ten alınan özel izinle çalışırlar. ABD ve İngiltere’den gelen paralarla Bitlis’te tam teşekküllü bir hastane kurulmuş; hastaneye Amerikan doktorlar, hemşireler atanmıştır.

İÇİMİZDEKİ AMERİKANLAR 

Ernest Grenier, Siirt halkına yün eğirecek, pamuklu bez ve halı dokuyacak tezgâhlar açan, çil çil altın dağıtan hayırsever Amerikan misyonunu şöyle anlatır: “Türk Ermenistanı’nın ve Kürdistan’ın en ücra köşelerine kadar yayılan bu kadınlı erkekli misyonerler bölgeyi karış karış geziyor, köylere gidiyor ve halkla bire bir ilişki içindeler. Ancak böylesine cömertçe altın dağıtan bir hizmetin gerisinde, gerçekten soylu ve insani amaçlar mı var, yoksa başka bir hesap mı?

Çünkü ABD’nin bölgeye ilgisi sayısız misyonerleri ve Osmanlı hükümetinin İÇİNDEKİ adamları aracılığıyla aslında (Ermeni) katliamdan önce başlamıştı. Amerikan gazeteleri, dergileri ilk Hıristiyan toplumların yaşadığı bu toprakların yeraltı ve üstü zenginliklerini öve öve bitiremiyorlardı. Kurumsal ilgi gecikmedi. Yardımları artıran ABD hükümeti Asya’nın bu toprak parçasına el attı.

AMERİKANDAN DAHA AMERİKANLAR 

Bölgede Avrupa’nın bırakın adam göndermeyi, gidip görmeyi bile aklına getirmediği uzaklara, en ücra köşelere Amerikan konsoloslukları kuruldu, tespih taneleri gibi konsoloslar, konsolos yardımcıları atandı, Kürdistan’ın en küçük köylerinde bile Amerikan bayrakları dalgalanmaya başladı.

En büyük yardımcıları, Amerika’ya yollanıp eğitildikten sonra bölgeye geri gönderilen Ermeniler-Özerk Amerikancılar di. Bölgeyi karış karış parselleyen bütün bu ABD ajanlarının kimi yüzde yüz Amerikan, kimi yerel halk arasından, hatta Asya yollarında derlenmiş kişiler olup dersini üniversitelerde değil, dünyayı geze geze öğrenmiş, pratik ve birkaç dil konuşabilen ‘yurtsever’lerdi. Yaptıkları hiçbir etkinlikte, ABD’nin çıkarlarını unutmuyorlardı.”*

ŞAHTAN MOLLAYA İRAN DİRENCİ 

Ernest Grenier ve gözlemlerinin üzerinden 84 yıl geçer. Takvimler 1974’ü göstermektedir. Amerikan destekli Şah Rıza Pehlevi, Fransız Le Monde gazetesi başyazarı André Fontaine’e verdiği röportajda Barzani’nin beklentilerinin aksine; İran’ın Iraklı Kürtlerin kuracağı özerk bir yönetimi desteklemeyeceğini söyler. Bu sözlerden beş yıl sonra İran (İslamcı) Devrimi olur. Humeyni’yi koruyup kollamış olan ABD ve Avrupa, “Adamımız geldi” diye ellerini ovuşturmaktadır. Ama İran’daki molla rejimi halka yönelik zulmüne karşın; emperyalistlerin hizmetine girmez. Özerkliğe geçit vermez, mülkünü parçalatmaz. Sonradan ABD ve müttefiklerinin eliyle parçalanan Irak’la girdiği yıkıcı savaştan bile tek parça halinde çıkar.

PLAN GÜNCELLENİR, AMAÇ DEĞİŞMEZ 

Zaten 103 yıldan beri Kafkasları da içeren ve Ortadoğu’nun içlerine ilerleyen bir yangın haritasında; sınırları değişmeyen iki devlet kaldı: Türkiye ve İran. Ama emperyalist baskıya hâlâ kafa tutan tek ülke, İran. Oysa Türkiye, kafa tutmak yerine plana uyum sağlamaya ve iktidarıyla, ana muhalefetiyle mülkün bütünlüğünü emperyalist baskıya boyun eğerek korumaya çalışıyor. Irak’ta, Suriye’de ABD sopasıyla kurdurulan özerklikler güzellikle verilirse, Türk yerine Türkiyeli denirse yurt parçalanmaz sanılıyor.

Parçalanır beyler. Hem de Kürtlerle başlar, Lazlarla vb. sürer ve paramparça olur. Çünkü emperyalist plan bu ve 1800’lerden beri güncelleniyor ama amacı değişmiyor. *

La Nouvelle Revue, 1936

YAZILARDAKİ ZAMAN

Hatırlanmayacak sabahlar diliyorum,

sabahlardan.

Yok olsun bu kara

bulutlar.

Umut yok mu?

Mürekkep kalemime,

satırlarıma soruyorum.

Zaman yazdıklarım mı?

Hayat, acıları hüzünleri

geri çevirmiyor.

Yıldızlardan çok savaşlar var

yeryüzünde.

Çocuklar, kadınlar

Gazze, ölüm mü?

Gördüğüm bu zulmü,

gökyüzünde gören yok mu?

Hatırlanmayacak sabahlar diliyorum,

sabahlardan.

yok olsun bu kara

bulutlar.

Umut yok mu?

A. KADRİ ERGİN 

Yazarın Son Yazıları

Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025