Faust’u sakın kaçırmayın
Evin İlyasoğlu
Son Köşe Yazıları

Faust’u sakın kaçırmayın

22.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta başlayan Charles Gounod’nun Faust operasını sakın kaçırmayın. 19. yüzyılın ilkyarısında operanın başkenti olan Paris’te bestelenmiş, Napolyon’un debdebeli sanat anlayışıyla doğmuş bir grand opera: Kalabalık sahneler, tarihsel ve mitolojik kahramanlık konuları, bale, dans, geniş koro, zengin dekor ve alabildiğine görkemli bir müzik. Yalnız eğitimli değil, hazırlıksız bir dinleyici kitlesine de seslenen, zengin öğeleriyle izleyiciyi coşturan ve eğlendiren bir tür. Evet, bu şaşaalı “grand opera” Kadıköy Süreyya Operası’nın o küçücük sahnesine nasıl sığdırılmış? İDOB’un Faust’u rengârenk, ışıl ışıl. Korosu, dansları, küçücük sahneyi derinleştiren dekoru, ışık efekti, yaratıcı kostümleri ve deneyimli solistleriyle bir şölen. Ben prömiyeri izledim. Bir operayı ilk temsille değerlendirmek doğru olmaz. Yapıt giderek oturur, sanatçılar deneyim kazanırlar, değişik kastlarda ortam da farklılaşır. Sonra da aman kaçırmayalım, dediğiniz zaman bakarsınız gösterimden kaldırılır! Faust bu akşam ve cuma akşamı 20.00’de, cumartesi 16.00’da gösterimde. 

O daracık sahne Recep Ayyılmaz’ın her zamanki yaratıcı rejisiyle adeta derinleşiyor, genişliyor. Efter Tunç’un dekor tasarımı ve Yakup Çartık’ın yarattığı ışık oyunları bir başka sanat mucizesi. Aydın Karlıbel’in çalıştırdığı koronun zengin sesleri temsilin en başarılı birimlerinden birisi. Beyhan Murphy’nin onca yıllık deneyimiyle hazırladığı zengin danslarda sanatçılar hünerini sergiliyor. Gizem Betil’in giysileri dekorla bütünleşiyor. Faust rolünde Hüseyin Likos’u izledik, aynı rolü oynayacak Erdem Erdoğan’ı da görmek isterim. Mephistopheles’de Gökhan Ürben güçlü sesi ve etkileyici oyunuyla aklımızda kaldı; aynı rolü Zafer Erdaş’tan da görmek isterim. Marguerite rolünde Ayten Telek’in bilge tiyatroculuğu, Deniz Likos’un “pantolon rol” olarak bilinen genç erkek rolünü ustalıkla çizmesi, Caner Akgün’ün Valentin rolündeki ustalığı dikkate değer. Orkestra şefi Zdravko Lazarov sahnedeki sanatçıları titizlikle izliyordu. Her zaman nitelikli olan İstanbul Opera ve Bale Orkestrası da ilk temsil olmasına karşın sahneyle birlik sağlamakta başarılıydı. Faust, bu kış bitmeden görülmesi gereken bir prodüksüyon. Umarım ilkbaharda birçok temsil yapılacaktır.

Kalabalık sahnesi, tarihsel ve mitolojik kahramanlık konuları, zengin dekoruyla “Faust” bu akşam ve cuma akşamı 20.00’de, cumartesi 16.00’da sahnede.


Karanlığın ortasında çello ışığı

Hani kimi konser vardır, müzik biter, salondan çıkarsınız, ama uzun bir süre daha o ortamın etkisini taşırsınız! İşte Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi’nin “the Seed” salonunda böyle bir dinletideydik geçen hafta. Yerevan doğumlu çellist Alexander Chaushian, Johann Sebastian Bach’ın 1 ve 2 numaralı viyolonsel süitlerini, Crumb, Hindemith ve Sollima gibi çağdaş bestecilerle birleştirmişti. Karanlık salonun sahnesindeki tek ışık çellistin üstüne odaklanmıştı. Sanatçı, çelloyu öyle zengin çalıyordu ki, sahnede kocaman bir orkestra olsa aynı derecede etkilenirdiniz. Bach, bir yanda evindeki yirmi çocuğunu geçindirmek için para kazanma kaygısındadır. Öte yanda Lutherci kiliseye derin bağından kaynaklanan o ilahi gücün peşinden sürüklemiştir. Her iki viyolonsel süitini de neredeyse nefes almadan dinledik. Süit, 17. yüzyıldaki değişik ülkelerin aynı tondaki dans müziklerini art arda duyurur. Bach, hiç Almanya topraklarının dışına çıkmamış, bestelediği süitlerle Fransız, İngiliz, İtalyan müziğini tanımış ve tanıtmıştır. 

Çellist Alexander Chaushian, aynı program içinde çağımızın deneysel bestecisi George Crumb’ın Hindemith etkisindeki solo sonatını, J.S.Bach’ın etkisinde nice yapıt besteleyen Hindemith’in de solo çello sonatını çaldı. Dolayısıyla Hindemith, Crumb ve Bach, satır aralarında aynı aileden gelen akrabalar gibi tınladılar. Programdaki son yapıt 1962 doğumlu bir İtalyan besteciye, Giovanni Sollima’ya aitti. Böylesine ağır bir program diziminden sonra konser Sollima’nın yaşam sevinciyle yüklü, aksak ritimler içeren rengârenk müziği ile sona erdi. Artık sahnede tek viyolonsel değil de gerçekten bir orkestra varmış gibi etkiledi dinleyenleri.

Yazarın Son Yazıları

Ayla Erduran’ın ardından

Tam geçen haftaki Ayla Erduran’ı anma etkinliği üstüne yazımı hazırlarken sevgili Yeşim Gürer Oymak’ın İKSV Genel Müdürlüğü’ne atandığını duydum.

Devamını Oku
14.01.2026
Mesut İktu’nun ardından

Geçen hafta 3 Ocak’ta çok değerli bir opera sanatçımızı, bariton Prof. Dr. Mesut İktu’yu yitirdik.

Devamını Oku
07.01.2026
Yalçın Tura’ya büyük ödül

Yalçın Tura’ya (d.1934) 2025 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında “müzik özel ödülü” verildi.

Devamını Oku
31.12.2025
İnönü’nün anısına bir konser

İDSO’nun her yıl Erdal İnönü’nün anısına bir konser adaması ne kadar anlamlıdır.

Devamını Oku
24.12.2025
‘İnsan sesi’

Soprano ve şef Barbara Hannigan’ı 2023’te İstanbul Müzik Festivali çerçevesinde ve BİFO eşliğinde dinlemiştik.

Devamını Oku
17.12.2025
Selim İleri ve Leyla Gencer

Bir zamanlar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla rektörlüğün üst katındaki kütüphanede “Kitaplar Arasında Buluşmalar” düzenlenirdi.

Devamını Oku
10.12.2025
Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Devamını Oku
03.12.2025
Aykal-Darmar-Hornung ve Saygun

Geçen haftaki İDSO/DenizBank konserleri çerçevesindeki konseri değerli şefimiz Gürer Aykal yönetti.

Devamını Oku
26.11.2025
A.A. Saygun ve Gürer Aykal

Uzun yıllar önce maestro Gürer Aykal ile yaptığım bir söyleşide şöyle anlatıyordu...

Devamını Oku
19.11.2025
Tekfen Filarmoni ve Borusan İstanbul Filarmoni’den unutulmaz konserler

Geçen hafta Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın İşSanat’taki açılış konserini dinledik.

Devamını Oku
12.11.2025
Erdal İnönü ve Zehra Yıldız

Erdal İnönü geçen hafta ölümünün 18. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Devamını Oku
05.11.2025
O ne güzel heyecandı

Bizim çocukluğumuzda Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ilkokulda, ortaokulda yapılan törenlerle, marşlarla, okunan şiirlerle dolu dolu geçerdi.

Devamını Oku
29.10.2025
Howard Griffiths’i yeniden dinlemek

İngiliz orkestra şefi ve viyolacı Howard Griffiths ile dostluğumuz yıllar öncesine dayanır.

Devamını Oku
22.10.2025
Yeni mevsim hızlı başladı

Eskiden orkestraların mevsime başlarken ilk konserleri için “Daha üyeler yaz mahmurluğunu üstlerinden atamamış” diye eleştiriler çıkardı.

Devamını Oku
15.10.2025
İstanbul’da yeni mevsim rengârenk

Yaz yavaş yavaş bitiyor.

Devamını Oku
08.10.2025
Türk Dil Kurumu ödülüm

Türk Dil Kurumu ödülüm

Devamını Oku
01.10.2025
Leylâ Pamir’i anmak

Leylâ Pamir (1930-2023) çok değerli bir müzik insanıydı.

Devamını Oku
24.09.2025
Pekineller bir ilki gerçekleştirdi

Geçen hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde 6-12 Eylül tarihlerinde yapılan “Pekinel Uluslararası Masterclass”ın AKM Tiyatro Salonu’ndaki kapanışını izledim.

Devamını Oku
17.09.2025
Dört günde iki kent ve bol müzik

Geçen hafta dört günlük bir Polonya turundaydım.

Devamını Oku
10.09.2025
Cem Mansur ve gençler

Cem Mansur’u uzun yıllardır tanırım. Özellikle gençlerin elinden tutması, onlara güvenmesi; orkesta programı hazırlarken bildik yapıtların yanı sıra çağdaş ya da az bilinen tarihi yapıtları izleyiciye ve orkestra üyelerine tanıtması onun en önemli başarılarındandır.

Devamını Oku
03.09.2025
Nehir söyleşisi nedir?

Bilmem dikkat ediyor musunuz son yıllarda ortaya çıkan “nehir söyleşisi” alt başlığı ile bir edebiyat türü var.

Devamını Oku
27.08.2025
Bülent Tarcan: Bir cerrah ve besteci

Kimi isimler, tarihe bir değil, iki imza atmıştır. Örneğin Bülent Tarcan!

Devamını Oku
20.08.2025
Sabah mutlu uyanmak

İnsan ne zaman mutlu uyanır?

Devamını Oku
06.08.2025
Müzikte Turquerie

Osmanlılar 14. yüzyılda Balkanlar’a girmiş, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fethetmiş ve 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanmış, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuşlar.

Devamını Oku
30.07.2025
Mizah, tango ve Scarlatti

Son zamanda yayımlanan üç kitaba değinmek istiyorum...

Devamını Oku
23.07.2025
53. festival de sona erdi

Bizim kuşak çok genç yaşlarındaydı İstanbul Müzik Festivali ile tanıştığında. Festivalin başlaması ilkbaharın gelmesiydi.

Devamını Oku
02.07.2025
Alfred Brendel’ın ardından

Çağımızın efsane piyanisti Alfred Brendel, ne harika bir çocukmuş ne de ailesinde bir başka müzisyen varmış.

Devamını Oku
25.06.2025
İstanbul’un her köşesi müzik

Önceki hafta 53. İstanbul Müzik Festivali güzel bir coşkuyla başladı: Yöneticiler, çalanlar, dinleyiciler hepsi yıllar içinde artık kocaman bir aile olmuş.

Devamını Oku
18.06.2025
Sessizlik-festival-Musa Bey

Geçen hafta Kurban Bayramı’ydı. Dört buçuk gün kadar sürdü.

Devamını Oku
11.06.2025
Elektra ve Nil Venditti

19. yüzyılın sonundaki post romantik besteci Richard Strauss (1864-1949) art arda iki opera birden besteler.

Devamını Oku
04.06.2025
Oya Başak’a mektup

Sevgili Oya’cığım, biliyorum, birazdan arayıp: “Bu hafta beni hangi konserlere götürüyorsun” diye soracaksın.

Devamını Oku
28.05.2025
BİFO’nun son konseri ve Gılgameş

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Carlo Tenan’ın yönettiği seçkin bir programla mevsimi kapattı.

Devamını Oku
21.05.2025
ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

Devamını Oku
14.05.2025
Muhittin ve Gülseren Sadak

Muhittin ve Gülseren Sadak

Devamını Oku
30.04.2025
Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Devamını Oku
16.04.2025
Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Devamını Oku
09.04.2025
Dört dörtlük bir dinleti

Dört dörtlük bir dinleti

Devamını Oku
02.04.2025
Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Devamını Oku
26.03.2025
Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Devamını Oku
19.03.2025
BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

Devamını Oku
12.03.2025