İstanbul’da festivalsiz bir dünya düşünülemez

30 Haziran 2021 Çarşamba

Hayır, ne mümkün, tabii ki düşünülemez.

49. İstanbul Müzik Festivali’ni düzenleyen ekibi, başta Efruz Çakırkaya olmak üzere kutlamalıyız. Önce pandemi koşulları ve nice belirsizlik altında bile yaratıcı bir program hazırladıkları ve doğaya karşı bizleri duyarlı olmaya çağırdıkları için. Ağustos-eylül aylarına yayılan festival etkinliklerinin tümü açık hava mekânlarında yer alıyor. İzleyici de yorumcular da güvenli ve mutlu olacak. 

Bu yılki program açıklandı, ama nicedir önümüzdeki 50. yıl için hazırlık yaptıklarından eminim. Kolay mı, yarım asır olacak. Festivalsiz bir İstanbul düşünülemez deriz hep. Kız Kulesi gibi o da kentin demirbaşıdır. Nejat Eczacıbaşı’nın girişimi ve desteği daha nice festivallere esin kaynağı olacak. Elli yıl önce İstanbul’da belediye ve devlet orkestralarının haftalık programı dışında tek tük resitaller ve yurtdışından gelen ünlü isimlerin yer aldığı Şan Sineması konserleri, Saray Sineması resitalleri vardı. Festivalin düzenli bir şekilde İstanbul’un ilkbaharını şenlendirmesi, Eczacıbaşı Vakfı ve Aya İrini gibi ev sahipleri tarafından kentin kültür tarihine yazıldı.

İdil Biret

Bu yıl Türk müzik tarihinde çok önemli iki dönemeç var: Ünlü piyanistimiz İdil Biret 80; saygın bestecimiz İlhan Usmanbaş ise 100 yaşını kutluyor. Her ikisi de son derece verimli olmuş, Türk yorumculuk ve bestecilik tarihine imza atmış birer büyük sanatçı. Can Okan yönetimindeki Festival Orkestrası eşliğinde ve İdil Biret solistliğinde dinleyeceğimiz Chopin’in 2. Piyano Konçertosu’nu heyecanla bekliyoruz. 

İlhan Usmanbaş

İlhan Usmanbaş’ın dünya prömiyeri yapılacak (ıslıkla-mırıltıyla başlayan) Sekizlisi, Bas Klarinet Bas Klarinete Karşı adlı ikilisi, solo arp için Cadenza, solo flüt için FL-75 ve viyolonsel için müzik-94 adlı çalışmalarının yanı sıra öğrencileri Özkan Manav, Ahmet Altınel ve Mehmet Nemutlu’nun Usmanbaş için bestelediği yapıtlar da yer alacak. Diskant Çağdaş Müzik Topluluğu’nun bu dinletiyi ARTER’in arka bahçesinde yapması da yeni müzik ve yeni mekân birleşimini simgeliyor. 

Bu yıl festivalin “Onur Ödülü” Cihat Aşkın’a ve “Yaşam Boyu Başarı” ödülü besteci Peteris Vasks’a verilecek. Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün 2020 yılı sahibi, Zürich Tonhalle Orkestrası’nın 1. keman üyesi Alican Süner. Bu ödülün 2019 yılı sahibi Elvin Hoxha Ganiyev de ödülünü festivalin açılış töreninde alacak. Vasks’ın 6. yaylı çalgılar dörtlüsünü ve Schubert’in 15. dörtlüsünü Modigliani kuvartetten dinleyeceğiz.

KLASİK ÇAĞDAN ROMANTİZME...

Festival, son birkaç yıldır olduğu gibi, Tekfen Filarmoni’nin Shokhakimof yönetimindeki dinletisiyle başlıyor. Şostakoviç programında piyanist Vinnitzkaya enerjik yorumuyla dikkat çekecek. 

Khatia Buniatishvili

Bu yılki en parlak konserlerden biri bence Endonezyalı kadın şef Rebecca Tong yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile Gürcü/Fransız piyanist Khatia Buniatishvili’nin dinletisi. Khatia’yı birkaç kez Boğaziçi konserlerine çağırmış ve onu çok yakından tanımış; inanılmaz enerjisine, tuşların ardındaki derin duyarlılığına tanık olmuştuk. Program klasik çağdan romantizme geçişi simgeliyor: Beethoven’ın 1. piyano konçertosu ve Mendelssohn’un İtalyan Senfonisi. BİFO bir başka konserinde Piazzolla’nın 100. yaşını kutlayacak.

Rebecca Tong

Borusan Quartet ise festivalin demirbaşlarından. Klarnetçi Paul Meyer’in katılımıyla Mozart’ın harika yapıtı Klarinetli Beşli’yi çalacaklar.

FESTİVAL ORKESTRASI...

Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say, “Doğanın Sesi” başlıklı dinletisinde Casals Quartet ile Başka Bir Dünya Mümkün temasını yansıtan Kaz Dağları ve Yürüyen Köşk başlıklı eserlerini seslendirecek. Kemancı Friedemann Eichhorn, konserde Say ile birlikte çalacak. Birçok ödülün sahibi Casal Quartett de Say ile verdiği konserlere bir yenisini ekleyecek. 

Devlet opera ve senfoni orkestralarında kadrosuz olarak çalışan genç kuşak müzisyenler zaman zaman gündeme geliyor. Ne yazık ki bu çok yetenekli sanatçıların durumuna bir türlü çare bulunamıyor. Cem Mansur yönetimindeki Festival Orkestrası işte onlarla kuruldu. Berlin Filarmoni’nin birinci kemanlarında yer alan ve Avrupa’daki başarılarıyla göğsümüzü kabartan Hande Küden, Saint Saens’ın Rondo Capricioso’sunu çalıyor. Cem Mansur ise klasik yapıtların arasına her zamanki gibi yepyeni sesler yerleştirmiş. Böylece dinleyiciye yeni ufuklar kazandırıyor.

Arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu da “Sarı Çiçek” projesiyle bu festivalde yeni buluşlar sunacak. Alexander Rudin çok yönlü bir sanatçıdır. Şef, piyanist, klavsenci ve eğitmen olarak yaratıcı programlarıyla Rusya’da birçok ödül almıştır. Yine Boğaziçi konserlerine onu defalarca konuk etmiştik. Piyanist İris Şentürker ve viyolacı Efdal Altun ile kurdukları trioda Schumann, Schubert ve Brahms gibi romantikleri çalacaklar.

20. YÜZYILDAN SES...

Çağdaş yapıtları dağarcıklarına alan ünlü piyano ikilisi Ufuk & Bahar Dördüncü “Sahnede İsyan” başlıklı projeleriyle dinleyicinin dikkatini çekiyor. Debussy ve Stravinski’nin ünlü sahne yapıtlarını iki piyano ile yorumlayacaklar ve festivale 20. yüzyıldan bir ses getirecekler. Bu çağdaş programın tersine Accademia Bizantina çağlar ötesinden Venedik sarayına, Barok döneme uzanıyor.

Eski çağ-yeni çağ programları; genç-duayen sanatçıları ve sadece açıkhava mekânlarına yayılan gösterileriyle 49. İstanbul Festivali kapıda.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları