Paralı asker gibiler

Paralı asker gibiler

15.09.2012 14:32
Güncellenme:
Takip Et:

Yayladağı’nda tütün fabrikasını kapatmışlar. Birkaç yıl olmuş. Tütün ekilmiyor, makineler tıkırdamıyor, vardiya düdüğü ötmüyor.

Eski tütün fabrikasına Suriye’den gelenleri koymuşlar. Sığınmacı desen sığınmacı değil, göçer desen göçer değil. Erkekleri yüzlerinde çember sakal, üstlerinde askeri kamuflaj elbisesi, kadınları baştan aşağı kara çarşaf ilçe sokaklarında... Dükkân tezgâhlarında mücahitler alınlarına taksınlar diye siyah bantlar...

Yayladağı kampından Arapça bir anons yapılıyor. Olayları başından bu yana adım adım izlemiş olan Hatay muhabirimiz Mehmet Ali Solak, “Ekmeği fazla olanlar muhalif askerlere verilmek üzere kamp kapısına bıraksınlar” duyurusu yapıldığını söylüyor.

Özgür Suriye Ordusu, Türkiye’de öylesine özgür ki, sanayi sitesinde el yapımı bomba bile yaptırıyor. Bu bilgiyi ilk CHP Yayladağı İlçe Başkanı Nevzat Gonca’dan duyuyoruz. “Azıcık barut, biraz çivi ile el yapımı bombalar bunlar” diyor.

Sanayide borular kesiliyor

Doğrudan tanıklığı da Antakya Tabip Odası Başkanı Selim Matkap’tan dinliyoruz: “Sanayi sitesi içinde herkesin gözü önünde yuvarlak boru kesiyorlardı çok sayıda. ‘Bu ne iştir’ diye sordum. ‘Biz bunu Suriyeli muhalifler için yapıyoruz’ demezler mi... Antakyalıların Suriye’de akrabaları var. Burada yapılan boru bombalar onların ölümüne yol açıyor sonuçta...”

Yayladağı’nda bir koca apartmanı Suriye Türkmen Kitlesi’ne ayırmışlar. Bir katı basın bürosu, diğer katı sağlık ocağı gibi çalışıyor. Az önce dışarıda büyük çoğunluğu Mavi Marmara gemisinden anımsayacağımız İHH (İnsani Yardım Vakfı) tarafından gönderilmiş yardım kolisini taşıdığını gördüğümüz doktor Muhammed Şeyh İbrahim karşılıyor bizi. Amerika’ya sığınan cemaatin düzenlediği “Türkçe Olimpiyatları”nın çantası hemen yamacındaydı. “Oğullarım için savaşıyorum” dedi. Müslüman Kardeşler (İhvan) örgütüne yakın olduğunu söyledi. Kırık Türkçesiyle doğrudan bir sitemle girdi söze: “Türk politikasını anlayamıyoruz biz. Sınırın öbür tarafında binlerce kişi var. Bazı çocukların sütü yoktur. İki kadın bomba yemiş ölmüşlerdir. Alınmıyorlar Türkiye’ye...”

Anlıyoruz ki, Türk askeri sınır işini sıkı tutmaya başlamış, Türkiye geçişleri azaltmış. CHP Antakya İl Başkanı Servet Mullaoğlu, sınırın yol geçen hanı yapılmasını ve Apaydın kampının muhalif askeri güçlerin karargâhı haline getirildiğini kamuoyuna duyurmalarından sonra sınırın büyük ölçüde denetim altına alındığını söylüyor: “Türkiye, Suriye’deki muhalifleri adeta vakumladı. ‘Tayyip 500 dolar ve kalacak yer verecek’ diyen geçti sınırdan.”

CHP Reyhanlı İlçe Başkanı Tamer Apiş, “Reyhanlı’da sınıra yakın üç köyde ne asker nöbet tutuyor, ne sınır güvenliği var” diyor.

Yabancı lejyonerler

“Afganistanlı, Pakistanlı, Libyalı, Çeçen, Katarlı, El Kaideci ne ararsanız artık. Birtakım insanlar çıktı ortaya. Paralı lejyonerler gibiler. İlçede bankalara dolarlar aktarıldığı söyleniyor. Sınırı geçip Suriye’de çatışıyor, sonra geri dönüyorlar Türkiye’ye. İHH de, Reyhanlı’ya bir TIR dayadı, lojistik destek veriyor. Suriyeli muhalifler ayrıcalıklı sanki.”
Bu ayrıcalık Hatay’daki devlet hastanelerinde de hissediliyor. Öncelik Suriyeli yaralı ve hastalara tanınıyor. Yazılı bir emir yok, ama sağlık personeli sözlü uyarılmış, “Bunları öne alın” diye. CHP Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, geçmişte Tabip Odası Başkanlığı yapmış. Meslektaşlarından öğrendiği bir olayı anlatıyor: “Sığınmacı insanlara hiçbir ülke böyle öncelikler tanımaz. Geçen ağustosta gerçekleşen Azaz saldırısı sonrası Suriye’den çok sayıda yaralı geldiği için Antakyalı üç kalp hastası yoğun bakıma alınamadığı için yaşamını yitirdi.”

Hastaneler yetmemiş olmalı ki, Suriyeliler, yaralılarını tedavi etmek için Odabaşı Mahallesi’nde bir apartman kiralanmış, hastaneye çevrilmiş, savaşıp da yaralananlar oraya taşınır olmuş.

BİR DOKUN BİN AH İŞİT

Hataylının derdi çok

Hatay’da Suriyeliler ile ilgili daha neler konuşulmuyor ki! Bir dokun, bin ah işit Hataylıdan:

Hırsızlık arttı. Sokakta rahat gezemez olduk. Otobüslere ‘Biz Tayyip’in misafiriyiz’ deyip parasız biniyorlar. Geçenlerde biri üzerime sigara attı. Çalıntı araçlar sınıra getirilip Suriye tarafına savaş için geçiriliyor. Fuhuş aldı başını gitti. Vallahi de, billahi de huzurumuz kaçtı arkadaş. Köydeki ilkokullar cephanelik olarak kullanılıyor. Güvenlik güçleri hem görevlerini yapamadıkları için mutsuzlar, hem de Suriyeli muhaliflerin yasadışı işlerine göz yumuyorlar. Piyasaya sahte para, sahte kart sürülmeye başlandı.

Alevilerin ise özelde daha baskın rahatsızlıkları var. Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanı Ali Yeral, Washington Post muhabirinin hemen ardından kabul etti bizi. Dedi ki:

“Dağdan gelen bağdakini kovmaya kalkıyor. ‘Sıra size geliyor’ diyorlar. ‘Villanızı, bağınızı, bahçenizi elinizden alacağız’ diyorlar. El Kaideciler, Talibancılar caddelerde dolaşıyor. Suriye İhvan’ın ruhani lideri Adnan el Arur, Arap tele-vizyonlarına çıkıyor, parmağını ekrana sallayıp, ‘Bu kâfir, Nusayri, Alevi kâfirlerini kıyma makinelerinde kıyıp etlerini yiyeceğiz’. Böylesine fitnelerle doldurulmuş insanlar Antakya’da devlet erkânı tarafından misafir ediliyor.”

Basın abarttı!

Hatay’da, AKP iktidarının güdümlü Suriye politikası yüzünden yaşanan gerginlikleri görmezden gelmek isteyen herhalde yalnızca iki kişi var. Biri, Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, diğeri de Hatay Esnaf Odası Başkanı A. Kadir Teksöz. Vali Lekesiz, randevu istemimizi “yoğunluk” nedeniyle reddettiği için kendisinin görüşlerini yansıtma olanağı bulamadık. Esnaf Odası Başkanı Teksöz ise, ulusal basını suçladı büyük ölçüde: “Olaylar aşırı şekilde abartıldı. Komşu ülke insanları ile akrabalıklarımız var. Onların sıkıntıları karşısında ticaretin geri gittiğinden, ekonominin daraldığından bahsetmek doğru olur mu hiç... Hatay bitmedi. Yalnızca Suriye’ye bağlı değil ki ekonomimiz. Günde 50 bin çift ayakkabı üretmede Türkiye birincisiyiz. Türkiye’deki zeytinyağının yüzde 25’ini biz üretiyoruz. Bugün mobilya sipariş etseniz, yoğunluktan üç ay sonraya gün alabilirsiniz ancak.”

 

İhracat - üretim durdu

Öğreniyoruz ki, Suriye’de gerginlikten önce bu ülkede yatırım yapan bir tekstil firması fabrikasını kapatmış, bir mobilya şirketi ise batmış!

Yerel Özyurt gazetesinin 11 Eylül sayısında attığı “Suriye faturasının bedeli ağır” başlıklı manşeti, durumu çok iyi özetliyor aslında: “2010 yılında komşu ülke Suriye ile 2.5 milyar doları zorlayan dış ticaret hacmimiz, 2011 yılında önce 1.6 milyara ve nihayetinde 2012 yılının ilk 8 ayında 335 milyon dolara indi. Sınır ticareti kapsamında Antakya kent merkezini canlandıran manzaralar ise tarihe karıştı.”

Hatay Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Gülay Gül, Suriye’ye vizenin kalkması ile gerek turizm açısından, gerekse karşılıklı ticaret açısından oluşan çok geniş talebin, dolayısıyla kalkınma atağının bir anda durduğundan söz etti. İhracatın en önemli ayağı olan nakliyeciliğin, Ortadoğu’ya açılan Suriye kapısının kapanması ile sekteye uğradığını ifade etti. Nakliyecilerin Suriye’de yağmalandığını, araçlarının yakıldığını anlattı.

İhracatçı, üretici; başta sebze-meyve olmak üzere hiçbir ürününü dışarı gönderemez olmuş. Ortadoğu pazarı elden kaymış gitmiş. Gerginlik öncesi bolluk nedeniyle yeni yatırım için alınan kredilerin dönem faizleri gelmiş. Ödenemez olmuş. Gelsin konkordatolar, iflaslar...

Özetle sıfır sorun politikası, gerçek hayatta sıfırı tüketmiş... Kendine özgü bir kardeşlik bağı kurmuş olan Hataylıların, Katolik kilisesi papazı Dominico Bertogli’den tutun, sınırdaki köylüye değin tek dilekleri var: “Savaş olmasın. İstemiyoruz.”

Kızgınlığı, bağırması, çağırması her nedense günden güne artan Recep Tayyip Erdoğan’ın kulakları çınlar mı?

Bugün çınlamazsa, yarın çınlayacaktır mutlaka. Halktan yükselen sesi bastırmak öyle kolay değil.

Yazarın Son Yazıları

MHP’nin Tutarlılık Anlayışı

MHP lideri Devlet Bahçeli, SDG/ YPG ile PKK ilişkisini dile getirdiği son grup konuşmasında, Atatürk’ün, Erzurum Kongresi günlerinde Mazhar Müfit Kansu’ya “Zamanında hiçbir şeyi kaçırmamak ve zamansız hiçbir şeye uzaktan yakından tevessül etmemek başlıca dikkatimizi teşkil etmelidir” dediğini aktarıp partisinin tutumunu övdü...

Devamını Oku
17.01.2026
Saray’a Göre Müessif Hadise Nedir?

Saray’a göre, Venezüella’da bir şeyler yaşanıyor ama kim kime ne yapmış belli değil.

Devamını Oku
10.01.2026
Çürük Yumurta Kokusuna Karşı

Mutlaka duyumsuyorsunuzdur.

Devamını Oku
03.01.2026
Ahlaklı Kuşak Yetiştirmenin Sonu

Faşist 12 Mart cuntasının Cumhurbaşkanı General Cevdet Sunay’ın o sözünü bir kez daha anımsayalım önce...

Devamını Oku
27.12.2025
Yeni Devlet Kurma Planı

Saray’ın denetim ve gözetiminde yürütülen İmralı ve PKK pazarlığına ilişkin DEM’in hazırladığı rapor, ABD’nin sömürge valisi Tom Barrack’ın Türkiye’nin başına geçirmek istediği çuvalın çuvaldızı niteliğini taşıyor.

Devamını Oku
20.12.2025
‘Yüce Zat’ Barzani’nin Anıları

Milyonların acısına neden olan ABD işgali sonrası Irak’ta bir Amerikan mandası kuran feodal aşiret reisi Mesut Barzani’nin Şırnak’ta devlet töreni ile karşılandığını biliyoruz.

Devamını Oku
13.12.2025
Devlet Rezaletinin Sorumlusu

Ülkenin batısında belediye başkanlarından gazetecilere kadar birçok kişi cezaevlerine atılmışken doğusunda çok düşündürücü gelişmeler oluyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Marabayı Sömürme Süreci

CHP’deki kimileri dahil, herkesin dilinde bir “eşit yurttaşlık” sözüdür, gidiyor.

Devamını Oku
29.11.2025
İmralı’daki ile ne kurulur ki?

Öcalan’ı “önder” diye niteleyen MHP lideri Devlet Bahçeli, gerekirse tek başına İmralı’ya gitme peşinde olduğunu belirterek kendince bir ısrar içinde.

Devamını Oku
22.11.2025
Ailecek Dokunulamazlar

Futboldaki bahis bataklığına yönelik operasyonlarda eski Kasımpaşaspor Başkanı Mehmet Fatih Saraç ifadesi alınıp hemen birkaç saat sonra serbest bırakıldı.

Devamını Oku
15.11.2025
Kurucu ittifak!

Saray’ın şahin takımından Mehmet Uçum, “Türkiye’nin bekası olan Cumhur İttifakı ile oynamayın, tutmaz” diyor. Cumhur İttifakı milliymiş, dahası kurucu ittifakmış.

Devamını Oku
08.11.2025
Sivil Sıkıyönetim

Bu ülke çok sıkıyönetim gördü, ancak sivil sıkıyönetimi ilk kez yaşıyor.

Devamını Oku
01.11.2025
Kıbrıs’ı Çürütme Göstergesi

Kıbrıs’ı Çürütme Göstergesi

Devamını Oku
25.10.2025
İnşaatçının Barışı

Dünya sömürgenlerinin, Ortadoğu’da kirli-kanlı oyunları hiç bitmez.

Devamını Oku
18.10.2025
Ecel Kapıda

Nereye varacaklar böyle?

Devamını Oku
11.10.2025
Fevkaladenin Fevkindeyiz!

Hanedan jetinde gezen uçan gazeteciler vardır; soru soramazlar; belleri, boyunları bükük tutanak tutarlar.

Devamını Oku
04.10.2025
Soruşturulmayan Yargıç

Özgür Özel, CHP’nin içini karıştırmaya yönelik kararı veren İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi yargıcı için ne demişti?

Devamını Oku
27.09.2025
İktidar İtişmeleri

Şekspir’in Hamlet’indeki ünlü “Çürümüş bir şeyler var Danimarka Krallığı’nda” repliğini alıp bugüne getirin Türkiye’nin başına koyun, cuk oturur.

Devamını Oku
20.09.2025
Saray’ın Kayyumu Olmak!

Sattılar savdılar, perişan ettikleri ülke ekonomisine para bulabilmek için halen satmaya da devam ediyorlar.

Devamını Oku
13.09.2025
12 Eylül cuntasından bugüne ulaşan ruh

12 Eylül 1980, yurt, can ve demokrasi kırımının günüdür.

Devamını Oku
12.09.2025
O Fotoğraflar...

O fotoğrafları içime sindiremiyorum.

Devamını Oku
06.09.2025
Cumhuriyetin ölüm kalım mücadelesi

Cumhuriyetin ölüm kalım mücadelesi

Devamını Oku
04.09.2025
Başmüzakereci Önder

Süreç dedikleri şeyi başlatan MHP lideri, pazarlık yapılmadığını söylüyor, ancak öbür yana bakıldığında durum hiç de öyle gözükmüyor.

Devamını Oku
30.08.2025
Mücadele İçin Tutarlı Kadro Gerek

Epeydir bir Karagöz-Hacivat oyunu içindeydik.

Devamını Oku
23.08.2025
Bu Düzen Değişmelidir

Odak, sevgisizlik sözcüğünde.

Devamını Oku
16.08.2025
Karanlık Çukurdan Çıkmak İçin

Türkiye bir çukur içinde debeleniyor.

Devamını Oku
09.08.2025
TC’yi Komisyona Havale Etmek...

Üniter yapı ile dertleri var. Ulus ve yurttaşlık tanımıyla didişiyorlar.

Devamını Oku
02.08.2025
Küresel İmparatorluğun Dayatması

Anayasa değişikliği istekleri, uygar Cumhuriyeti kurmuş CHP’ye yönelen baskılar, İmralı’daki ile pazarlıklar...

Devamını Oku
26.07.2025
Kardeş Bozguncuları Barışı Bilmez

Bize barıştan ve kardeşlikten söz edenlere bakınca İmralı’dakinin PKK’yi hangi koşullarda kurduğunu anımsamak gerekiyor.

Devamını Oku
19.07.2025
İmralı’dakinin Peşinden Gidenler

Bir yanda terör örgütünün üç beş silahı teslim etme törenleri düzenlenirken diğer yanda İmralı’daki büyük büyük konuşmalar yapıyor, “komünalist yoldaşlık hareketi”nin son aşamasını açıklıyor!

Devamını Oku
12.07.2025
Gerilimin temelinde rejimin toptan değişmesi var!

Ankara’daki yüksek gerilim, Türkiye’yi sonu belirsiz bir siyasi ve sosyal ortama sürüklüyor.

Devamını Oku
08.07.2025
Başkentten izlenimler: Yüksek gerilim kumpaslara evrilebilir

Yinelemeye gerek yok: Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasından bu yana, Saray iktidarının pekiştirilmesine, dolayısıyla ülkenin dünya egemenlerinin sözünden çıkmayan bir tek belirleyici tarafından yönetilmesini sağlamaya yönelik gelişmeler yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.

Devamını Oku
06.07.2025
Osmanlı Millet Modeli İradesi

Mehmet Uçum, Türkiye’de siyaseten yaşanan kurguların ardında yer alan Saray’daki şahin takımının başı olarak nitelendiriliyor.

Devamını Oku
05.07.2025
İstibdat İçten de Çatırdıyor

Abdülhamit dönemine benzer istibdat jurnalciliğine soyunan başdanışman Oktay Saral’ın son açıklamaları, Saray’da solunan havayı özetliyor.

Devamını Oku
28.06.2025
Ne yıkıldı da yenisini kuruyorsunuz?

Devlet Bahçeli, “Bir kurucu anayasa anlayışı içerisinde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu kabullenilmelidir” diyor.

Devamını Oku
21.06.2025
Hizmet Etme Biçimi

Cumhuriyet okuru bilinçlidir, ufukludur, kül yutmaz...

Devamını Oku
14.06.2025
CHP’yi karıştıranların ilişkileri!

Beklenen oldu: Saray’ın yeniden seçilme uğruna CHP’ye boyun eğdirmek, diz çöktürmek için kurguladığı “iç kavga” çıkarmaya yönelik senaryosu çerçevesinde, Özgür Özel’in CHP genel başkanı seçildiği kurultay hakkında dava açıldı.

Devamını Oku
07.06.2025
Saray, Cumhuriyetin Partisine Boyun Eğdirmek İstiyor

Yaşananların tek bir nedeni, anlamı, gerekçesi var: Saray’daki AKP’li, Saray’ından kesinlikle ayrılmak istemiyor.

Devamını Oku
01.06.2025
Kardeşlik Yüzyılıymış!

“Türkiye Yüzyılı”, Cumhuriyetin 100. yılında, Saray’ın propaganda bakanlığının 1923 Devrimi’ni sözüm ona yok saymak için türettiği bir söz.

Devamını Oku
31.05.2025
Başımıza Çorap Öreyemeyecekler

Siyasi dinciler, etnikçi Turancılar ve etnikçi ayrılıkçılar, Türkiye’yi bir “sayım, suyum yok” mızıkçılığına doğru sürüklüyorlar.

Devamını Oku
24.05.2025