‘İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık’
Mine Söğüt
Son Köşe Yazıları

‘İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık’

14.10.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Şehrin ortasında, deniz gören bir evde oturuyorsunuz.

Ama pencerenizin önünde devasa bir ağaç var.

Manzarayı kapatıyor. 

Denizi görmek için o ağacı keser misiniz?

Denizi görmek için o ağacı hunharca budar mısınız?

Ağacı kesmemek, budamamak için direnen olursa ona hayatı zindan eder misiniz?

Bu sorulara verilecek yanıtların çoğunun “Evet” olduğunu bildiğiniz şu dünyada, hiç düşündünüz mü, sizin için deniz manzarasını ağaçtan daha kıymetli yapan nedir?

Neden denizi görmesi bir evin değerini artırır da yeşilliklerin içinde olması artırmaz?

Beton yığınlarının dibinde yaşayan insan, ağaca nasıl olur da bir mücevher gözüyle bakamaz?

Balkonsuz evlerde, açamadığı pencerelerden izlediği şehrin griliğine katlanır ve otoban kenarlarına iliştirilmiş, dokunamadığı, kokusunu soluyamadığı, bir bağ kuramadığı dikey bahçelerin yeşiliyle onu oyalayan bir hayata dayanır?

‘Güzel’ doğada olandır

Yatay yerleşimden dikey yerleşime geçtiğinden beri değerleri şaşan ve neyin “güzel” neyin “çirkin” olduğunu kendi kodlarıyla yeniden yaratmak zorunda kalan çağdaş toplumlar yollarını, referanslarını doğadan almadıkları noktada kaybederler.

Yaptığı ilk resimden, icat ettiği alfabeye kadar dilini ve estetiğini doğayı kopyalayarak oluşturan ve soyut bir kavram olan “güzel”i doğadan bakarak kavrayıp çoğaltan insanın yaptığı ilk evler o yüzden hayvan inine, kuş yuvasına...

Yaptığı ilk aletler taşa ve ağaca...

Yaptığı ilk arabalar kaplumbağalara, kertenkelelere benzer.

Ve o yüzden onlar bugün hâlâ tartışmasız güzeldirler.  

İnsanın trajedisi, parçası olduğu o muazzam doğayı anlamaktan ve ona uyum sağlamaktan vazgeçtiği anda başlar. 

Malzemesini, parçası olduğu doğadan değil aksine doğaya zarar veren yapay materyallerden üretmeye...

Bu üretim uğruna kendi soyunun yaşam kalitesini düşürmeye...

Ahlakını artı değer yaratma telaşıyla biçimlendirmeye...

Ve özene bezene inşa ettiği o modern şehirlerin kaosunda yaşamaya başladığından bu yana...

Yeşille hep savaşta.

O yüzden;

Karnını doyuran, hastalığına şifa olan toprağa asıl değerinden bambaşka değerler yüklüyor.

Yaşamsal ihtiyacının temeli olan suyu kaygısızca kirletip ölçüsüzce tüketiyor.

Kendisini ağacın gölgesinden ve oksijeninden mahrum bırakmakta bir sakınca görmüyor.

Zehirli atıklarını hunharca denizlere, derelere boşaltıp sulardaki hayatı yok ediyor.

Ve denizin de ormanın da ağacın da manzarasını...

Denizden, ormandan ve ağaçtan daha çok seviyor.

İnsanın seçimleri

Dünyayı otobanlarla donatanlara oy vermesinin...

O otobanlarda yol alan araçların kullandığı petrol için savaşanlara oy vermesinin...

O arabaların ve o petrolün kirlettiği havayı ona solutanlara oy vermesinin...

O otobanları aşarak gidip geldiği işiyle evi arasında geçen hayatın omzuna yüklediği kaygılarla onu usul usul öldürenlere oy vermesinin...

Ve sadece doğayı değil, kendini bile sevmemesinin nedeni bu. 

Nihayetinde;

Şu anda otobanların yan duvarlarına dikey çiçek bahçesi mi yapılsın yoksa o duvarlar resimlerle mi donatılsın diye tartışmanın hiçbir anlamı yok.

Çünkü, o vahşi otobanların, o yüksek duvarların, o korkunç hayatların hiç olmayacağı bir dünyayı hayal edemeyen insanlıktan artık hiç umut yok.

Not: Ekonomisi çökmekte olan böyle bir ülkede, alternatifleri varken, maliyeti yüksek şehir mobilyalarının ve süslemelerinin tercih edilmesi, belediyecilik açısından evet, israftır. 

Ama özgürlüklerin engellediği, baskının arttığı bir ülkede ve hatta dünyada, kamusal duvarları aslen sivil itaatsizliğin simgesi olan duvar yazılarının ehlileştirilmiş yapay ve içeriksiz halleriyle donatmak ve özünde başkaldırı ve isyan olan çok değerli bir yeraltı sanatını kapsayarak yok etmek de çağdaş şehircilik politikasının -en iyi ihtimalle şuursuzluktan kaynaklanan- başka bir sorunudur. 

Yazarın Son Yazıları

Yanık saraylar

Yanık saraylar

Devamını Oku
04.08.2021
Patron çıldırdı

Patron çıldırdı

Devamını Oku
30.07.2021
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’

‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’

Devamını Oku
28.07.2021
Vatandaşın evi

Vatandaşın evi

Devamını Oku
23.07.2021
Mültecinin evi

Mültecinin evi

Devamını Oku
21.07.2021
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere

Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere

Devamını Oku
16.07.2021
Sizin hiç silahınız çalındı mı?

Sizin hiç silahınız çalındı mı?

Devamını Oku
14.07.2021
Uçağın kadar konuş!

Uçağın kadar konuş!

Devamını Oku
09.07.2021
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz

Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz

Devamını Oku
07.07.2021
‘Ben Aziz Nesin...’

‘Ben Aziz Nesin...’

Devamını Oku
02.07.2021
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı

Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı

Devamını Oku
30.06.2021
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...

Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...

Devamını Oku
25.06.2021
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler

O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler

Devamını Oku
23.06.2021
Katil belli, refleks belli, sonuç belli

Katil belli, refleks belli, sonuç belli

Devamını Oku
18.06.2021
Gazeteciliğin karanlık yüzü

Gazeteciliğin karanlık yüzü

Devamını Oku
16.06.2021
‘Hadi’ ama kime hadi?

‘Hadi’ ama kime hadi?

Devamını Oku
11.06.2021
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak

Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak

Devamını Oku
09.06.2021
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’

‘Ne oldu? Öldürdün mü?’

Devamını Oku
04.06.2021
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’

‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’

Devamını Oku
02.06.2021
Neyi bekliyorsunuz?

Neyi bekliyorsunuz?

Devamını Oku
28.05.2021
Kimin lehi, kimin aleyhi?

Kimin lehi, kimin aleyhi?

Devamını Oku
26.05.2021
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti

Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti

Devamını Oku
21.05.2021
Gençliğe hitabe

Gençliğe hitabe

Devamını Oku
19.05.2021
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş

Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş

Devamını Oku
14.05.2021
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi

Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi

Devamını Oku
12.05.2021
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?

Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?

Devamını Oku
07.05.2021
Temel ihtiyaçlar listesi

Temel ihtiyaçlar listesi

Devamını Oku
05.05.2021
Beş maymun* ve bir toplum

Beş maymun* ve bir toplum

Devamını Oku
30.04.2021
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü

İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü

Devamını Oku
28.04.2021
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!

Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!

Devamını Oku
23.04.2021
Burada yazar ne demek istemiştir?

Burada yazar ne demek istemiştir?

Devamını Oku
21.04.2021
Geçmiş olsun Ahmet Altan

Geçmiş olsun Ahmet Altan

Devamını Oku
16.04.2021
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’

‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’

Devamını Oku
14.04.2021
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı

‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı

Devamını Oku
09.04.2021
Günün mönüsü: Emekli amiraller

Günün mönüsü: Emekli generaller

Devamını Oku
07.04.2021
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar

Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar

Devamını Oku
02.04.2021
Kokain cesareti

Kokain cesareti

Devamını Oku
31.03.2021
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?

İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?

Devamını Oku
26.03.2021
Bizi öldürenlerin ülkesi

Siyasi başarısını;

Devamını Oku
24.03.2021
Tek parti, tek akıl, tek uçurum

Tek parti, tek akıl, tek uçurum

Devamını Oku
19.03.2021