Marksist, Leninist, elitist ve terörist

06 Ocak 2021 Çarşamba

Tamam peki, bu ülkeyi elitler yönetmesin.

Demokrasiden önce Allah’a inananlar yönetsin.

Ne olduğunu anlamadığı heykellere ucube deyip, yıktıranlar yönetsin.

Anamız ağladı” diyen çiftçiye “Ananı da al git” diyenler yönetsin.

Sporcu kızların, dansçı kızların kıyafetleriyle uğraşanlar yönetsin.

Sanatçıların politik duruşlarıyla uğraşanlar yönetsin.

Gazetecileri hapislere tıkanlar yönetsin.

Ülkenin nesi var nesi yoksa satanlar yönetsin.

Anayasayı tanımayanlar yönetsin.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayanlar yönetsin.

İstanbul Sözleşmesi’nin aile bütünlüğüne tehdit olduğunu düşünenler yönetsin.

Kadınla erkeğin asla eşit olmadığını düşünenler yönetsin.

Ekolojik dengeyi umursamayanlar yönetsin.

İnşaat sektörünü canlandırma bahanesiyle şehri talan edenler yönetsin.

Laikliğe düşman olanlar yönetsin.

Kubbelerden miğfer, minarelerden kılıç kuşananlar yönetsin.

Muhalif olan herkese terörist damgası vuranlar yönetsin.

Meclis’in iradesini ve halkın tercihlerini hiçe sayanlar yönetsin.

Tamam bu ülkeyi cahiller ve kötüler yönetsin.

Yeter ki elitler yönetmesin... mi diyorsunuz?

ELİT BİR NEDİR?

Elit, Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir kelimedir ve Türkçesi “seçkin”dir.

Farsçası “güzide”, Arapçası da “mümtaz”dır. Yani kötü bir şey değildir. Küfür olarak kullanamazsınız.

Elitizm ise siyaset felsefesidir.

Seçkinlerin iktidarını savunur.

Tartışılmaya açıktır. Ama onu da bir küfür olarak kullanamazsınız.

Tıpkı laikliği, demokratlığı, eşitlikçiliği bir küfür olarak kullanamayacağınız gibi...

Ve cehaleti de bir erdem gibi pazarlayamayacağınız gibi.

Cahilin öfkesi anlaşılabilir ama onaylanamaz; o öfkeyi körükleyip ortalığı yakmaya çalışan politik bir ahlak da bir ülkenin övünülecek nişanı olamaz.

Bazı insanlar bazı insanlardan daha akıllı, daha meraklı, daha çalışkan, daha becerikli olurlar. Genellikle düşünceleri, davranışları ve vardıkları sonuçlar diğerlerinin düşüncelerinden, davranışlarından ve vardıkları sonuçlardan daha isabetli olur.

O yüzden toplumlara kanaat önderliği yaparlar. Mesleklerinde idol olurlar. Onlara güvenilir. Onların cesaretine saygı duyulur. Akıllarına danışılır. Fikirleri üzerine kafa yorulur.

Bu ülke kendi elitini yaratma mucizesi üzerine kurulmuş bir uygarlık tecrübesi neticesinde evet elitist bir ideolojiye zamanında göz kırpmış bir ülkedir.

Çünkü, tarihindeki çoğu öğretmen, devlet adamı, akademisyen, doktor, mühendis, şair, yazar, oyuncu, hukukçu vs. yoksul ve cahil bırakılmış halkın içinden, fırsat eşitliği tanınmış kız ve erkek çocuklarının arasından çıkmıştır.

O yüzden yoksul ve cahil ailelerin içinden yetişmiş mümtaz isimlerle haklı bir gurur duyar.

Ama elitini doğru tarif etmekte çoğu zaman sınıfta kalmıştır. Elitle faşisti birbirine karıştırmıştır. O yüzden yakın tarihinde gerçekten elitist bile olamamış, onun yerine kendisini kâh askeri kâh sivil, hep faşist iktidarlara teslim etmiştir.

DİNDAR VE KİNDAR GENÇLİK

Gençlerin bu ülkenin kâbusu değil, şansı olması için yetiştirildiği günlerde değer verilen güzide, mümtaz, elit insan yetiştirme gayretini küçümseyenler...

Dindar ve kindar gençler yetiştirme hevesleri kursaklarında kalmasın diye bugün ülkenin, artık bir avuç kalmış aydınlık, özgürlükçü ve eşitlikçi gençlerine bildikleri tek damgayı “terörist” damgasını vurmaya çalışıyorlar.

Bir zamanlar gençliği coşkusundan yaralayıp kanadını kıran ideolojilerin hazırladığı zemin üzerine, kendi faşizmlerini inşa ediyorlar.

Yarım asır önce ülkenin akıllı çocuklarını nasıl Marksist-Leninist diyerek ibret-i âlem için astılarsa, bugünün akıllı çocuklarını da “elitist- terörist” diyerek yok etmeye çalışıyorlar.

Sadece insan öldürerek katil olunmaz.

Bazı iktidarlar hâkim oldukları polis güçleriyle, tekellerine geçirdikleri devlet sistemleriyle demokrasiyi, özgürlüğü, hukuku katlederler.

Ve tüm katil polisler ve de katil devletler gün gelir muhakkak hesap verirler.

Hem de o hesabı bizzat o gençlere verirler.


Yazarın Son Yazıları

Welcome home Yankee 8 Ocak 2021