Bir kadına kıyafeti yüzünden uluorta rahatça şiddet uygulayan bir adam...
Kendisini savunurken “Manevi duygularım tahrik oldu; oturuşu müstehcendi” derse;
Ve bu bahane hukuk tarafından ‘hafife’ alınır;
Sanık ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilirse...
Bu ülkede artık hiçbir kadın güvende değil demektir.
Sanığın ilk duruşmada tutuksuz olarak serbest bırakılması -sonradan yeniden tutuklanması talep edilse bilebüyük bir tehlikeye işarettir.
Dün şortlu, yarın askılı, öbür gün mini etekli, diğer gün göğüs dekolteli...
Kadınların sokaklarda nasıl dolaşacağına kafayı takan yarım akıllı bir kalabalık bu kararla cesaretlenir.
Bu kalabalık, topluma ayar çekmeyi kendine iş edinecek olduğunda, biliyoruz ki ayara şiddetle başlar.
O yüzden eğer o saldırgan bu davada kolayca tahliye olur ve alabileceği en hafif cezayı alırsa, tutuklanırken yüzünde beliren ve kameralarla sabitlenen o gevrek gülüş tehlikeli bir haklılık enstrümanı olarak ülkenin kaderine yerleşir.
O gülüşü hiç hafife almayın.
Bir erkek bir kadını hırpalayıp sonra da öyle gevrek gevrek gülebiliyorsa;
O kadın tehlikede ve o erkek tehlikeli demektir.
O tehlikeli erkek, davranışının geniş kitleler tarafından onaylanacağının rahatlığıyla suçu umursamaz, yaptığından pişmanlık duymaz, kendinden utanmaz.
Çünkü hukukun da gelenek ve göreneklerin de ondan yana olduğunu düşünür.
“Millet ne istiyorsa bu ülkede o olur” diye kürsülerde konuşanların, millet olarak kendisini işaret ettiğine inanır.
Gücünü kürsülerden alır; kürsülerdeki kabadayılıklardan nemalanır.
Kendisi nasıl isterse her şeyin öyle olacağından emindir.
Kadınlar kendilerine çekidüzen versinler, nefsini uyandırmasınlar diye bugün tekme atar, yarın çeker alnından vurur.
Ve sonra kameralara gevrek gevrek güler.
Kadınlar bu gülüşün ne anlama geldiğini iyi bilirler.
Annelerinden miras bir genetik refleksle o gülüşten ürkerler.
O gülüşü muhtemelen sokaktaki tacizci bir esnafta da görürler.
Bindikleri otobüsün küstah şoföründe de vardır aynısı.
Okuldaki densiz bir öğretmenin yüzünde de.
İşyerindeki ölçüsüz patronlarında ya da bir mesai arkadaşlarında.
Belki evdeki ağabeylerinde, erkek kardeşlerinde.
Ve hatta babalarında bile vardır aynı gülüş.
Bilirler...
Bazı erkekler tanıdıkları ya da tanımadıkları kadınları ahlaki bahanelerle devamlı hırpalarlar, döver, öldürürler.
Sonra da yaptıkları bir hakmış gibi, gevrek gevrek gülerler.
Kadınlar bu ülkede o korkunç gülüşün gevrekliğinde dövülür, sakat kalır, ölür ya da delirirler.
O yüzden otobüste şortlu bir kadına tekme atan bir erkeğin ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine isyan etmek doğaldır;
Çünkü bu ülkede özgürlükten yana olanlar artık ne iktidar tarafından neredeyse tamamen ele geçirilen hukuka güveniyorlar;
Ne de hukuku tanımadığını ayan beyan ilan eden Cumhurbaşkanı’nın gazıyla her an galeyana gelmeye hazır bekleyen yüzde ellinin sağduyusuna...
O gevrek gülüş
Yazarın Son Yazıları
Yanık saraylar
Patron çıldırdı
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’
Vatandaşın evi
Mültecinin evi
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere
Sizin hiç silahınız çalındı mı?
Uçağın kadar konuş!
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz
‘Ben Aziz Nesin...’
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler
Katil belli, refleks belli, sonuç belli
Gazeteciliğin karanlık yüzü
‘Hadi’ ama kime hadi?
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’
Neyi bekliyorsunuz?
Kimin lehi, kimin aleyhi?
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti
Gençliğe hitabe
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?
Temel ihtiyaçlar listesi
Beş maymun* ve bir toplum
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!
Burada yazar ne demek istemiştir?
Geçmiş olsun Ahmet Altan
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı
Günün mönüsü: Emekli generaller
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar
Kokain cesareti
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?
Siyasi başarısını;
Tek parti, tek akıl, tek uçurum