Eda Saraç’ın adalet çağrısı
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Eda Saraç’ın adalet çağrısı

04.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz.

E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz.

Ama bir sorun var.

Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri... Tiyatro binası hemen karşınızda ama “Geçemezsiniz” diyorlar.

— “Neden?”

— “Geçemezsiniz.”

— “Ama tiyatroya gideceğim, hemen şurası!”

— “Geçemezsin.”

Sen misin ısrar eden, sen misin hakkını arayan?

Bir anda ters kelepçeyle kendini yerde buluyorsun. 40-45 dakika bir otobüsün içinde bekliyorsun.

Sonra Emniyet, sonra mahkeme ve her nasıl oluyorsa “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla Bakırköy Cezaevi’ndesin.

“Şaka olmalı” diyorsun ama demir parmaklıklar, gerçeğin soğukluğuyla yüzleşmeni sağlıyor.

Sadece tiyatroda bir oyun izleyecekken ertesi gün kendini cezaevinde buluyorsun.

Yazdıklarımı bir öykü sandınız belki ama değil...

Bu, sahne sanatlarına gönül veren bir akademisyen olan Eda Saraç’ın sadece bir hafta kadar önce başına gelenler. Saraç, Cumhurbaşkanlığı koruma polisleri tarafından ters kelepçeyle gözaltına alındı. Saraç darp edildiğini belirtiyor. Sonrasında ise hiçbir somut delil olmadan yalnızca bir tutanakla tutuklandı!

Eda Saraç, cezaevinden bir mektup yazdı. “Ben Eda” diye başlıyor: “Aslında sizlerle imza günlerinde buluşurduk. Ancak şimdi haksızca ve hukuksuzca tutuklu bulunduğum Bakırköy’den yazıyorum bu mektubu.”

Sadece bir tiyatro oyununa gitmek isterken polis şiddetine maruz kaldığını, ağzının kapatılıp nefessiz bırakıldığını, ters kelepçeyle 40 dakika boyunca bekletildiğini anlatıyor.

“Maalesef haksız ve nedensiz tutukluluğumun birinci haftasındayım” diyor.

Ve devam ediyor:

“Herkes özgür olmadığı müddetçe hiçbirimiz güvende ve mutlu olmayız. Buranın koşullarından çok bahsetmek istemiyorum ancak haksız tutukluluğumun derhal son bulması için mücadeleye katkı sunmanızı rica ediyorum.”

Bu cümle, sadece Eda Saraç’ın değil, bugün ülkede nefes almakta zorlanan herkesin sesi.

Eda Saraç gibi belki de bilmediğimiz birçok insan var. Bir hukuk sistemi sorunundan bahsediyorum.

Bir sanatseverin tiyatroya giderken yaşadığı bu travma, “hukuk devleti” denen kavramın hangi noktada olduğunu bize açıkça gösteriyor.

Artık düz yolda yürümek bile güvenli alan değilse, ifade özgürlüğü sadece bir anayasa maddesi olarak duvarda asılıysa toplumun vicdanı nasıl ayakta kalabilir?

Eda Saraç’ın yaşadıkları bireysel bir mağduriyet değil; sistematik bir sessizleştirme çabasının parçası.

Bir yurttaş “Tiyatroya gidiyorum” dediği için gözaltına alınıyorsa, o ülkede kimse kendini güvende hissedemez.

Hukukun, adaletin ve özgürlüğün anlamı da budur: Sadece kendimiz için değil, tanımadığımız birinin haksızlığa uğradığını gördüğümüzde de ses çıkarabilmek.

Bugün Eda Saraç Bakırköy Cezaevi’nde ama aslında hepimiz aynı sahnedeyiz.

Avukatları Eda Saraç’ın tutukluluk haline itiraz etti. Ancak bu satırları yazarken halen karar çıkmamıştı.

Onun yaşadıkları, bu ülkenin “oyun” ile “gerçek” arasındaki ince çizgisini silikleştiriyor.

Ve o çizgi her silindiğinde, bir toplumun vicdanı biraz daha yitiyor.

Yanlış anlaşılmasın. Eda Saraç’ın mektubu bir ağıt değil, bir çağrı.

Bir pazar günü tiyatroya gitmek isteyen bir kadının hikâyesiyle başlayan bu çağrı, adalet talebiyle son buluyor:

“Herkes özgür olmadıkça hiçbirimiz güvende değiliz.”

Son söz:

Bir gün sadece tiyatroya gitmek isterken aynı otobüste bekletilmemek için bugün susmamak gerekiyor.

İlgili Konular: #Eda Saraç

Yazarın Son Yazıları

Belediyelere operasyonların içeriğini biliyor musunuz?

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

Devamını Oku
27.06.2026
Papel iddianamesindeki tarih

Bir süredir yasadışı bahis işlemlerinin, elektronik ödeme sistemleri üzerinden nasıl para döndürdüğünü yazıyorum.

Devamını Oku
23.06.2026
Bir Türkiye tablosu: Sadık Karayel

Şimdi size garip bir Türkiye tablosu anlatacağım.

Devamını Oku
20.06.2026
121 milyar liralık soru

Bir düşünün...

Devamını Oku
16.06.2026
Merkez Bankası ne yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor.

Devamını Oku
13.06.2026
Paybull dosyası: Bir şirketin değil, bir sistemin şifresi

Bir ödeme kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
09.06.2026
Çağımızın vebası: Görünür olma hastalığı

Uzun zamandır kafamda dönüp duran bir mesele var.

Devamını Oku
06.06.2026
Milyarlarca liralık PayCO iddianamesi

Bir elektronik para kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
02.06.2026
Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı dosyasından ayrıntılar

Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesini okudum.

Devamını Oku
19.05.2026
Adana’da neler oluyor: Dev bir KİRLİ ÇARK

Yasadışı bahis ve kumar en az uyuşturucu kadar tehlikelidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Hem yoksul hem de yoksun kaldık

Ekonomik anlamda hiç ama hiç iyiye gitmiyoruz.

Devamını Oku
12.05.2026
Yasadışı bahis imparatorluğuna operasyon

Türkiye’de yasadışı bahis soruşturmaları uzun yıllardır sürüyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Sazlıdere’den beton dereye: Çılgın proje

Yıl 2011...

Devamını Oku
05.05.2026
Ayaklar baş olursa kıyamet kopmaz

Dün 1 Mayıs’tı.

Devamını Oku
02.05.2026
Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026