Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

08.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Toplamda 245 idare, 211 belediye, 31 bağlı idare ve 3 mahalli idare birliği mercek altına alındı.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da benzer manzaralarla karşılaştık. Denetim raporlarında yazılan bulgular, bir önceki yılın, hatta on yıl öncesinin aynısı. Kurumlar aynı hataları tekrarlıyor, hiçbir şey değişmiyor.

Gazeteci meslektaşlarım bu raporların satır aralarına manşetlerinde yer veriyor. Ben de okumaya, incelemeye ve yazmaya devam ediyorum.

Fakat en tahammül edemediğim konu yıllardır okuduğum bu raporların satır aralarında hep aynı şeylerin olması. Raporlardaki usulsüzlüklerde “devamlılık” var. Bu devamlılık, düzelmeyen yargılanmayan “hataların” devamlılığı.

Sayıştay’ın bulguları neredeyse ezberledik artık:

Doğrudan temin ve pazarlık usulüyle yapılan alımlarda limitlerin aşılması,

Kamu İhale Kurulu görüşü alınmadan işlemlerin yapılması,

Yapım işlerinde alt yüklenici uygulama hataları,

Proje hazırlığında eksiklikler,

İhale usulü yerine doğrudan teminle alım yapılması,

Mevzuatta öngörülmeyen şekilde istisna kullanılması...

Her yıl aynı tespitler, aynı cümlelerle raporlara giriyor; her yıl aynı kurumlar bu uyarılara kulaklarını tıkıyor. Yani hiçbir şey yapılmıyor.

4734 sayılı kanunun 21/f ve 22/d maddeleri açık:

Mal ve hizmet alımıyla yapım işlerinde, her biri için bütçeye konulan ödeneklerin yüzde 10’unu aşan doğrudan teminlerde Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü alınmalı.

Ama alınmıyor.

Aşılması yasak olan limit, her defasında “istisna” adı altında aşılıyor.

Bir yapının ön projesi, kesin projesi, uygulama projesi...

Hepsi mevzuatta tanımlı, hepsi belli aşamalara dayanıyor.

Ama uygulamada? Gelin örnek vererek anlatayım.

Devlet hastanesi inşaatı başlıyor, birkaç ay sonra temeli su basıyor, toprak kayıyor. Çünkü o hastanenin “ön projesi” halihazır haritalardan alınmış, “kesin proje”de zemin etüdü yapılmamış.

Yani kâğıt üstünde sağlam, zeminde bataklık.

Yasa, doğrudan temin için piyasa araştırması yapılmasını şart koşuyor.

Ancak Sayıştay denetçileri dosyaları açtığında, “araştırma” adı altında önceden hazırlanmış, aynı firmanın kaşeli kâğıtlarını buluyor.

Kâğıt üzerinde üç firma teklif vermiş gibi gösteriliyor, oysa tekliflerin tümü aynı kalemden çıkmış.

Bu durum sadece kamu kaynaklarını değil, kamu vicdanını da zedeliyor.

Burada işin en acı tarafı başlıyor.

Eğer denetlenen belediye muhalefet partisindense bu bulgular iddianamelere dönüşüyor.

Eğer belediye iktidar partisindense, sessizlik... Ne soruşturma açılıyor ne sorumluların ifadeleri alınıyor.

Sayıştay aynı raporu yazıyor ama siyaset raporun satır aralarını kendi lehine okuyor.

Şu projeden milyonlarca lira, bu projeden milyarlarca lira kamu kaynağı belli başlı şirketlere gidiyor diye yazmak insanlara artık sıradan geliyor.

Halbuki asgari ücretlinin, emeklinin yoksulluk içerisinde şehirlerin çeperlerinde hayatta kalmaya çalışmasının nedeni, yargılanmayan, soruşturulmayan bu servet transferleridir.

Son dönemde bozulan toplumsal yapının içerisinde bir servet transferi yöntemi de bahis, kumar oyunları.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bahis oynayan hakemlerle ilgili kapsamlı bir operasyon başlattı.

TFF’nin açıklamasını ihbar kabul eden savcılık, 17 hakem, Süper Lig kulüp başkanı, eski kulüp sahibi ve bir dernek başkanı hakkında gözaltı kararı çıkardı.

Gözaltı listesinde Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya, Kasımpaşaspor’un eski başkanı M. Fatih Saraç ve Turgay Ciner gibi isimlerin de yer aldığı öğrenildi.

Gelişmelerin ayrıntılarını ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.

Okurlarım ve televizyon izleyicilerim bilir, bugün konuşulan konuların çoğunu ben aylar öncesinden hatta bir yıl öncesinden yazmıştım. Fakat ne garip ki sosyal medyadaki belirli hesaplar ta o günden bana saldırıya geçmişti. Holigan oldum, yalancı oldum, sahtekar oldum (!). Beni satın alamayacakları için bu saldırıları gerçekleştirdiler.

Ama ne yazık ki, “muhalif medya” olarak bildiğimiz kanallarda da bir sessizlik hâkim.

İktidar medyasının beni ekranlara çıkarmamasını anlayabiliyorum; bu, onların doğasında var.

Ama muhalif kanalların, konunun uzmanlarını değil, ilgisiz kişileri konuk etmesi; doğru bilgiyi değil, reytingi tercih etmesi beni gerçekten üzüyor. Belli ki “kontrollü konuşmacılar” dışında kalan isimlere ekranlarını açamıyorlar.

Bazen davet ediyorlar, sonra “Yayını iptal ettik” diyorlar.

Bazen “Canlı yayına bağlayacağız” diye arıyorlar, bir bahane bulup vazgeçiyorlar.

Bir dönem beni transfer etmek için teklif üstüne teklif yapanlar, şimdi gökyüzüne bakmayı tercih ediyor.

Bunu ah vah etmek için yazmıyorum. Büyük emeklerle hazırladığım haberleri anlatmama izin vermedikleri gibi adımı anmadan emeğimin üzerinde tepiniyorlar.

Biz haberimizi yine sizlere ulaştırırız.

Benim sitemim meslektaşlarıma değil, yöneticilere.

Çünkü bir gün bu sessizlik bitecek.

Ve o gün geldiğinde, bugün sustukları için utanacaklar.

Biz yazmaya, anlatmaya, hatırlatmaya devam edeceğiz.

Çünkü kamu vicdanı, sustuğumuz her cümlede biraz daha eksiliyor.

Yazarın Son Yazıları

Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025
Unutmayın, unutturmayın

Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemi, kentin tarihine tartışmalı ihaleler ve usulsüzlük iddialarıyla geçti.

Devamını Oku
27.09.2025
Sahte Sayıştay denetçisi!

Haber böyle. Kimdir bu kişi diye araştırdığınızda ise muhteşem bir katalog ve fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Bu kişi gerçekten Sayıştay amblemi bulunan bir araçla gelmiş.

Devamını Oku
23.09.2025