Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

18.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2025 Uyuşturucu Raporu yayımlandı.

Satır aralarına baktığınızda yalnızca istatistik değil; ülkenin uyuşan vicdanı, çürüyen sinir uçları görünüyor.

Türkiye zehirle çevrili.

Ve en tehlikelisi şu: Zehir artık dışarıdan gelmiyor, içeride üretiliyor.

2018 yılında Türkiye’de 661 kilogram metamfetamin yakalanmıştı. 2024’te bu rakam 33 bin 833 kilograma çıktı, yani 51 kat arttı!

Üstelik Emniyet verilerine göre 19 ilde laboratuvar tespit edildi.

Artık bu madde sınırdan değil, evin içinden sızıyor. Mahalledeki boş ev, terk edilmiş depo, apartman bodrumu...

Her biri kimyasal bir atölye. Bu tablo başarı değil, bir çürümenin haritası.

Yakalamanın arttığı yerde, bağımlılık da artar. Bu, “Zehri daha çok buluyoruz” değil, “Zehir artık her yerde” demektir.

“Masum ilaç” denilen pregabalin, alprazolam, klonazepam... Raporun “Sentetik Ecza” tablosu korkunç:

Bakın değerli okurlar;

- 2014 yılında 30 bin 539 tablet,

- 2015 yılında 368 bin 754 tablet,

- 2016 yılında 292 bin 565 tablet,

- 2017 yılında 539 bin 602 tablet,

- 2018 yılında yaklaşık 4 kat artarak 1 milyon 973 bin 636 tablete ulaşan yakalama miktarları var.

2024 yılında 81 milyon 53 bin 805 adete ulaştı.

Bu köşeyi takip eden okurlarım köşe yazılarımdan hatırlarlar. Onlarca yazı yazdım bu konuda. İşte tüm tablonun tamamını bugün görüyoruz.

Yani milyonlarca hap, reçete zincirinden sokağa akıyor.

Bir kapsül, birkaç lira. Bir reçete, birkaç cana mal oluyor.

Pregabalin bugün “fakir mahallenin LSD’si” olarak biliniyor. Kolay erişiliyor, zor bırakılıyor.

Ve bu kez zehir, sınırdan değil; reçetelerden, eczane depolarından sızıyor.

Raporun en karanlık satırları 5. bölümde:

2024 yılında 427 kişi madde bağlantılı nedenlerle hayatını kaybetti; bu ölümlerin yüzde 57.1’i çoklu madde kullanımı kaynaklı.

Ve 6’sı 15-18 yaş aralığında.

14 yaşında... O yaşta bir çocuk kalem tutar, hayal kurar, defter taşır, sokakta top oynar, bilgisayarda araba yarışı oynar.

Ama biz, mezar taşını taşıyoruz.

Metamfetamin 142 ölümde, bonzai 204 ölümde tespit edilmiş.

Yani her iki ölümden biri, bu iki zehirden biriyle geliyor.

Uyuşturucu kullananların çoğu ilkokul mezunu (yüzde 46), ortaokul yüzde 28, lise yüzde 20, üniversite mezunu yüzde 2.

Bu tablo, kimyasal bir yoksulluk haritasıdır.

Türkiye ekonomik olarak yoksullaştıkça bu bataklığa saplanıyor.

Verdiğimiz eğitim sadece bilgi değil, hayatta kalma refleksi olmalıydı.

Refleks kaybolduğunda, madde gelir. Sokak boşluk tanımaz.

Devlet, 2024’te uyuşturucuyla mücadeleye 10 milyar 324 milyon TL ayırmış.

Kâğıt üstünde aslında görünmeyen bir savaş veriyoruz.

Ama sokakta ölümler artıyor, laboratuvarlar çoğalıyor.

Devlet mücadele ediyor da toplum ne yapıyor?

Metamfetamin, pregabalin, bonzai... Bunlar sadece kimyasallar.

Asıl zehrimiz, “Hiçbir şey değişmez” cümlesidir. Bedenimizi uyuşturduğu gibi toplumsal refleksimiz de uyuşuyor.

Bu savaş sadece polisle değil; adaletle, eğitimle, umutla kazanılır.

İnsanı yeniden anlamlı kılmadan, hiçbir laboratuvar kapanmaz.

Kamuoyunda tanınan isimlere, sanatçılara şafak baskını yapıp suçlu gibi yapılan uyuşturucu operasyonları sürerken, uyuşturucu baronları bir yolunu bulup yargının elinden kurtuluyor.

Raporda limanlarda yakalanan uyuşturucu rakamları verilmiş:

2018-2024 yılları arasında Mersin Limanı’nda gerçekleştirilen toplam 30 kokain yakalamasında yaklaşık 4 tondan fazla (4 bin 162 kg) kokain ele geçirilmiş.

Aynı dönemde Ambarlı Limanı’nda yapılan 29 kokain yakalamasında 1.8 ton kokain ele geçirilmiş.

Bakın, bu yakalamalar en çok muz ile birlikte yapılmış.

Ama gelin görün ki uyuşturucunun yakalandığı konteyner sahipleri “Muz dolu konteynerleri deniz ortasındayken sipariş verdim” diyerek yargılamalardan kurtuldu.

“Havala” kitabımda yazmıştım:

“Zehir sadece kullananı değil, seyredeni de kirletir.”

Bugün biz, seyreden bir toplumuz.

Bir ülke 14 yaşındaki çocuklarını toprağa veriyorsa; orada uyuşturucu değil, vicdan ölmüştür.

Yasadışı sanal bahis, suikastlar düzenleyen çeteler, uyuşturucu ağları, toplumun vicdanını sızlatan yargı kararları, ekonomik kriz, enflasyon, intiharlar, sokak ortasında yaşanan kadın cinayetleri...

Evet, ufkumuzu karartmayalım ama ufukta da hiç ışık gözükmüyor.

Yazarın Son Yazıları

Fon parası nerede? Nijerya’da mı Finlandiya’da mı?

Finlandiya’da satın alınan bir sanayi şirketi, Türkiye’de soruşturulan portföy yönetim şirketi ve Nijerya’da açığa çıkan ortaklıklar...

Devamını Oku
06.10.2026
Fonlar bir bir çökerken kimler çıkış yaptı?

Türkiye yine tarihe geçecek bir skandalla karşı karşıya.

Devamını Oku
29.09.2026
Ev hayalinden İsviçre hesabına: Devlet bu balonu görmedi mi?

Bir tarafta faizsiz finansmanla ev sahibi olmak isteyen insanlar...

Devamını Oku
26.09.2026
Vatandaşlık dediğin böyle mi verilir?

Bu köşeyi sıkı takip edenler hatırlar.

Devamını Oku
22.09.2026
SPK her şeyi biliyor, kim kazandı açıklayın

Her şeyi bilmek zorunda değiliz.

Devamını Oku
19.09.2026
Bitmeyen düğün altınları!

Haftalar önce belgeleri yayımladım.

Devamını Oku
15.09.2026
İBB davasında yer alan firma mahkeme salonunun betonunu döktü!

İBB davaları devam ediyor.

Devamını Oku
12.09.2026
‘Jokerler’ trafikte dolaşıyor: Skandal ehliyet sahteciliği

Bir iddianameye ulaştım, hayretler içerisindeyim.

Devamını Oku
08.09.2026
Gökçeklerde ikinci perde

Gökçek ailesine uzanan soruşturmanın merkezindeki şirketlerin Türkiye’deki arazi satışı ile Almanya’daki mülk üzerine konulan 6.5 milyon Avroluk ipoteğin yalnızca iki gün arayla gerçekleşmesi soru işaretleri yarattı.

Devamını Oku
04.09.2026
Melih Gökçek soruşturması: Tüm belgeleri verdim

Melih Gökçek ile ilgili önceki yazımı bitirirken “Gazetecilikte bazı sorular cevabından güçlüdür” diye yazmıştım.

Devamını Oku
01.09.2026
Ecem Alkaş neden hâlâ cezaevinde?

Futboldaki bahis ve şike soruşturmasında çok sayıda isim gözaltına alındı, tutuklandı.

Devamını Oku
29.08.2026
Gökçek ailesinin Almanya dosyası

Türkiye’nin bir Melih Gökçek sorunu vardır.

Devamını Oku
28.08.2026
Paymix iddianamesi ve Mustafa Varank’ın ziyareti

Yasadışı bahisi bıkmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğim demiştim.

Devamını Oku
25.08.2026
Nişasta bazlı şurup: Soframıza akıtılan zehir

Önümde iki ayrı devlet raporu var.

Devamını Oku
22.08.2026
Devlet kapısını açtı, cemaatler içeri girdi

“Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyettir.”

Devamını Oku
18.08.2026
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?

Türkiye’de bugün yaşanan her operasyonun yalnızca savcılık dosyasındaki suçlamalardan ibaret olmadığını yaşayarak görüyoruz.

Devamını Oku
15.08.2026
Çerçeve yasa: 62 günde ne değişti?

Çerçeve yasa ile çözüm sürecini konuştuğumuz günlere geldik.

Devamını Oku
11.08.2026
IQ Money kapandı, sistem ‘klonlandı’

Geçen yazımda IQ Money iddianamesini anlatmıştım.

Devamını Oku
08.08.2026
155 milyar liralık IQ Money iddianamesi

Bir soruşturma dosyasını okurken bazen en önemli ayrıntılar suçlamaların yazıldığı bölümlerde değil, şirketin kuruluş hikâyesinde gizlidir.

Devamını Oku
04.08.2026
At yarışı bahsinde Demirören ortaklığı

Gazetecilik bazen arkadaşınla sohbet ederken duyduğun tek bir cümleyle başlar.

Devamını Oku
01.08.2026
CHP’si, iktidarı; gazetecileri rahat bırakın

Yalan, kumpas, FETÖ’vari operasyon, kurgu...

Devamını Oku
28.07.2026
Ahbap soruşturması: Cadı avı isteyenler var

Ahbap soruşturması başladı başlayalı bir cadı avıdır sürüp gidiyor.

Devamını Oku
25.07.2026
Oğuzhan Uğur ifadesinde neler söyledi

Ahbap davasının yankıları sürüyor.

Devamını Oku
21.07.2026
Ahbap soruşturması: İyi niyet, muhasebe kaydı değildir

Bir haftadır Ahbap ve Haluk Levent ile ilgili soruşturmayı konuşuyoruz.

Devamını Oku
18.07.2026
Ahbap soruşturması: Haluk Levent’e sorular

Türkiye’nin hafızasında bazı tarihler vardır.

Devamını Oku
14.07.2026
İran’dan Türkiye’ye: ‘Böbrek’ dolandırıcılığı

Bazen yaşamımızda sağlığın önemini çok kavrayamadığımızı düşünüyorum.

Devamını Oku
11.07.2026
Gözaltı, gözaltı, gözaltı... Adaletsizlik ekiyoruz

Her zaman haber, bilgi, belge anlatacak değilim.

Devamını Oku
07.07.2026
Murat Ongun savunmasında neler söyledi

İBB davasında savunmalar devam ediyor.

Devamını Oku
04.07.2026
Adaletin terazisi kimin elinde?

Bugün sizinle adalet üzerine biraz dertleşmek istiyorum.

Devamını Oku
30.06.2026
Belediyelere operasyonların içeriğini biliyor musunuz?

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

Devamını Oku
27.06.2026
Papel iddianamesindeki tarih

Bir süredir yasadışı bahis işlemlerinin, elektronik ödeme sistemleri üzerinden nasıl para döndürdüğünü yazıyorum.

Devamını Oku
23.06.2026
Bir Türkiye tablosu: Sadık Karayel

Şimdi size garip bir Türkiye tablosu anlatacağım.

Devamını Oku
20.06.2026
121 milyar liralık soru

Bir düşünün...

Devamını Oku
16.06.2026
Merkez Bankası ne yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor.

Devamını Oku
13.06.2026
Paybull dosyası: Bir şirketin değil, bir sistemin şifresi

Bir ödeme kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
09.06.2026
Çağımızın vebası: Görünür olma hastalığı

Uzun zamandır kafamda dönüp duran bir mesele var.

Devamını Oku
06.06.2026
Milyarlarca liralık PayCO iddianamesi

Bir elektronik para kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
02.06.2026
Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026