Japonya’da arayış: Depremde saksı nasıl korunur?
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Japonya’da arayış: Depremde saksı nasıl korunur?

26.01.2020 07:58
Güncellenme:
Takip Et:

Önceki akşam Elazığ merkezli 6.8 şiddetinde depremle bir kez daha sallandık.

Ne yazık ki ölü ve yaralılar var. İlk saatlerde açıklanan rakamların artmamasını diliyoruz.

Şu söz dillere yerleşti:

Depremle yaşamaya alışmalıyız!

Uygulaması çok yanlış bir cümle. Asıl olan depremle yaşamaya alışmak değil, depreme

karşı bütün önlemleri almış olmak.

Zira “alışmak” insanın en iyi ve en kötü yanı. İyiliği, çok kötü

yaşam koşullarını bile katlanabilir kılması. Kötülüğü ise bu

olumsuzluğu olağan hale getirmesi.

Depremle yaşamaya alıştınız mı, kadercilik de bunun bir parçası haline geliyor.

***

Türkiye’de deprem sonrası nelere alıştığımızı sütuna yatırmadan

önce, bizim gibi “deprem ülkesi” Japonya’nın geldiği son noktaya bakalım.

En yüksek depremin 8 ölçeğinde olabileceğini öngörüp binaları

buna göre inşa ediyorlar. Isı yalıtımı ile depreme dayanıklılık karşı karşıya geldiğinde

depreme karşı önlemi ilk sıraya alıyorlar. Bu nedenle öncelik en hafif ve en dayanıklı malzeme.


Binanın sağlamlığını garanti altına aldıktan sonra insanların

zarar gördüğü ikinci soruna eğilmişler: Eşyaların devrilmesi... Bunun için de büyük eşyaların

duvara ya da tavana sabitlenmesini benimsemişler. Deprem anında hızla güvenli yere geçiş için evdeki eşyaların nerelere

konması gerektiğine kafa yormuşlar. Örneğin masanın altına girme Japonya için binayı

terk etmekten daha etkili önlem. Çünkü bina zaten sağlam, etraftan bir şey düşerse korunmak için iyi önlem. Ancak binanın

sağlam olmadığı bir ülkede masanın üstüne duvar çökerse ne olur sorusunu sormamış olalım!

Japonların kafa yorduğu son “dert” ise şu:

Depremden çiçeklerin, saksıların etkilenmemesi nasıl sağlanır?

Bunun için ne tür çiçeklerin evin neresine konabileceği yönünde deneylere dayalı çalışmalar yapmışlar.

Deprem tatbikatı ise bir “zorunluluk” değil, bir kültür.


Her Japon depremde panik halinde oraya buraya koşturulmayacağını,

en kısa yoldan güvenli yere gidileceğini bilir. O nan güvenli yer binanın içinde ise oraya gidecek. Dışında ise

oraya giden yol üzerinde engelleyici eşya olmamasını sağlayacak.


Aracının nerede olduğu belli. Bir Japon araba satın almak istediğinde oto galerisi, “müşteri

velinimetimdir” demiyor. Önce, “bu aracı nereye park edeceksin, park yerini göster” diyor.

Gösteremezse aracı satmıyor, satamıyor.

***

Yukarıda aktardıklarımızla Türkiye gerçeklerini yan yana koyunca, insan şunu söylemeden edemiyor:

Türkiye’de hayat pahalı, can

ucuz!

Elazığ’da, Malatya’da yaşananlar canlı yayınlarla hepimizin gözü önündeydi. Deprem

olduktan sonra arama kurtarma çalışmaları işin bir yanı... Asıl önemli olan en az zararın

olması için önlem almak. Son iki gündür, önceki depremlerden daha farklı bir tablo yoktu ne yazık ki.

Böylesi felaketlerde en önemli unsur, bilgi. Deprem üzerine araştırma yapan, bilgi

üreten tüm bilim insanlarına saygımız var. Ancak önceki akşam televizyonlardaki tablo şuydu:

Fayını kapan gelmiş!

Başlıca somut bilgi, eski Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Feyzi Bingöl’ün geçen aralık

ayındaki depremden sonra bölgede yakın gelecekte 6.7 şiddetinde bir depremin olacağını söylemiş olmasıydı.


Türkiye’nin en ciddi konusu depremle ilgili bilgi kirliliğini ortadan kaldıracak, ciddi araştırma yapanların çabasını

öne çıkarıp bir strateji çizilmesini sağlayacak adımlar atmak olmalı.

Deprem bölgesindeki yurttaşlarımızın acısını paylaşıyoruz. Bu acıların bir daha yaşanmaması için sesleniyoruz:


Ey iktidar, iki yıl imar barışı, imar affı deyip kaçak yapılardan para topladın. Şimdi de imar yasağı deyip yine kaçak yapılardan para toplayacaksın.

Şu imar işini artık rant, para toplama aracı olarak görmeyi bırak.

Bir sözümüz de halka; ev için ne diyorsun; “Başımı sokacak bir yer.”

İnsan başını sokacağı yere özenmez mi?

El âlem depremde saksı nasıl korunur sorusuna yanıt arıyor. Biz “kafaya”, “saksı” deyip çalıştırmaya çalışıyoruz!

Yazarın Son Yazıları

Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025
Utanmazlar!

9 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “ayrıcalıklı” işe girenleri sıraladı.

Devamını Oku
20.12.2025
Taht oyunları!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, son günlerde bazen konuşmuyor!

Devamını Oku
18.12.2025
Gülşah Durbay’ın bıraktığı iz...

Ne zaman, zamansız bir ölüm haberi alsam aklıma ilk Yunus Emre’nin dörtlüğü gelir...

Devamını Oku
17.12.2025
Denetim elemanları...

Gündemde asgari ücret var.

Devamını Oku
16.12.2025
Bebeerkil toplum!

TÜİK deyince aklımıza ilk enflasyon rakamları geliyor ama kurumun Türkiye’nin her alandaki verilerini derleyip toparlamak, bunları “bilgi” haline getirmek gibi önemli bir işlevi var.

Devamını Oku
13.12.2025
Trumpizm: Önce Amerika!

ABD’nin yeni strateji belgesi yayımlandı.

Devamını Oku
11.12.2025
Denk bütçe!

2026 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlamasıyla ekonomi hak ettiği gündem önceliğini bir nebze kazandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Suriye’nin bir yılı!

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin üzerinden bir yıl geçti. 8 Aralık 2024’te Şara ve beraberindekiler Halep’ten çıktıkları engelsiz yolculukla Şam’a vardılar. Havaya sıktıkları zafer kurşunları Esad güçlerine sıktıklarından çok daha fazlaydı.

Devamını Oku
09.12.2025
Mr. Tom Barrack... Bu üslubu bırak!

Sayın Büyükelçi, göreve geldiğiniz günden beri Türkiye ve bölge üzerine tezler ortaya atıp geçmişten geleceğe aklınıza geleni söylüyorsunuz.

Devamını Oku
06.12.2025
İktidar, halkın İMF’si oldu!

Dün sabah saat 10.00’da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte art arda buna paralel haberler döküldü:

Devamını Oku
04.12.2025
Tarım ‘şap’a otururken!

Uzunca bir süredir tarımdan gelen olumsuz haberler zincirine sonunda iktidarın TÜİK’İ de katıldı.

Devamını Oku
03.12.2025
Papanın ziyareti!

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti sona erdi, tartışmaları devam ediyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Yeni siyasal yelpaze ve CHP!

CHP’nin 39. olağan kurultayı Ankara için sık kullandığımız şu tanımın gölgesinde başladı...

Devamını Oku
29.11.2025
İtirafname!

İBB iddianamesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Devamını Oku
27.11.2025
Parçalar birleşmiyor!

Uzun süre tartışıldıktan sonra ansızın gerçekleşen İmralı görüşmesinin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu dün vurgulamıştık.

Devamını Oku
26.11.2025
Süreç yeni başlıyor!

Kritik haftalardan bir hafta daha başladı.

Devamını Oku
25.11.2025
CHP milleti dinledi...

Son birkaç gündür uzun süredir konuşamadığımız, Anadolu’nun pek çok yerinden eski-meyen dostların sesini duyduk.

Devamını Oku
22.11.2025
İşi İmralı’ya sürdüler!

Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” diye bilinen komisyonun tam adı şöyle...

Devamını Oku
20.11.2025
Erdoğan’la Bahçeli’nin Öcalan sorunu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün partisinin grup toplantısındaki konuşması bir süredir kulislerde dalgalanan pek çok olasılığın doğruluk payını arttırdı.

Devamını Oku
19.11.2025
Akdeniz’de ABD kuşatması!

Güney yelpazemizde birbirinden farklıymış gibi seyreden gelişmeleri birleştirince ortaya Türkiye’nin etrafını saran bir yay çıkıyor.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianamenin satırları!

Satır sözcüğünün ikinci anlamı şu...

Devamını Oku
15.11.2025
AKP’nin bitmeyen Atatürk zikzakları!

Bir 10 Kasım’da daha Mustafa Kemal Atatürk’ün unutulmaz, unutturulamaz olduğunu yaşadık.

Devamını Oku
13.11.2025
Bana her şey Ergenekon’u hatırlatıyor!

Dün sabah iktidar medyasının haber vermesiyle gündeme düşen İmamoğlu iddianamesi saat 15.00 sıralarında kamuoyuna ulaştı.

Devamını Oku
12.11.2025
45. yıl…

7 Kasım 1980 Cuma günü. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde günün sonuna yaklaşıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025
Hukuksuzluk Tayfun’u!

1293 gündür hapiste olan Tayfun Kahraman’la ilgili Anayasa Mahkemesi’yle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki asimetrik çatışma Türkiye’nin hukuksuzlukta geldiği noktanın yeni bir ivmesi oldu.

Devamını Oku
08.11.2025
New York’ta sosyalizm!

Dünyanın Trump krampına girdiği bir süreçte ABD’nin kalbi New York’ta belediye başkanlığı seçimlerini Müslüman kökenli sosyalist Zohran Mamdani’nin kazanması, içinde büyük umutlar taşıyan önemli bir başlangıç olabilir!

Devamını Oku
06.11.2025
Pazarlık!

Her şeyin pazarlığa tabi olduğu bir dönemdeyiz.

Devamını Oku
05.11.2025
Anayasa oyunları!

Dün AKP iktidarının 23. yılıydı. Çeyrek asra yaklaşan süreci şöyle özetlemek mümkün:

Devamını Oku
04.11.2025