Olaylar Ve Görüşler

96. yıldönümünde Şapka Devrimi’nin arka planı - Tunay ŞENDAL

26 Kasım 2021 Cuma

Kültürel değişimler, içtimai yapı alanlarında birçok çatışmaya ve eski-yeni kavgasına zemin hazırlamıştır. Bir içtimai değişimde, değişimi planlanan kurumun mevcudiyeti dini bir kaynağa dayanıyorsa o alanda cereyan etmesi düşünülen değişim tezahürünün sorunlu doğması kuvvetle muhtemeldir. Keza burada mevzu bahis olan nokta, kitlelerin toplumsal ve kültürel değerlerinden dini ve ahlaki etkenlerine değin toplumsal psikolojiyi ilgilendiren kırılgan bir hassasiyeti oluşturmaktadır. 

KÖKLERİ DAHA ESKİ

İnkılap tarihimizin içtimai değişim dinamiklerinden biri olan ve tartışmaları da beraberinde getiren en önemli reformlardan biri de 96. yıldönümünü karşıladığımız Şapka Devrimi oluşmuştur. II. Mahmut’un getirmiş olduğu fes kullanımına karşı olanlar, II. Mahmut’u reformlarından ötürü “Gâvur Padişah” olarak adlandırırken Şapka Devrimi’nde ise fese, İslami mahiyetle sahip çıkmıştır. Esasında buradaki tablo, bazı yorumların bakış açısına göre dinin siyasete karıştırılması saltlığından ötede, yıllarca aynı cephede savaşan toplumun, yaşamın diğer alanlarında feslilerin şapkalılara, şapkalıların da feslilere karşı tutunduğu tavrın özünde kendilerini bunların biriyle özdeşleştirerek düşmanını da diğeriyle aynîleştirmesini göstermektedir.

BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM

Emperyalizm ve asimilasyon tehdidi altında yok olma tehlikesini yaşayarak şahitlik eden Mustafa Kemal Paşa ve devrim kadrosu, istiklalin yalnızca askeri sahadan geçmediğinin bilinciyle emperyalizme karşı büyük bir savaş veren bir ulusun, Cumhuriyetin ilanı sonrası hayata devam edebilmesi adına çağın getirilerine entegre ve yenilikçi modern bir toplum bina etmeye çalışmıştır. Şapka Devrimi ile Osmanlı Devleti içerisindeki ayrım ve geri kalmışlığı sembolize eden tablonun ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. 23 Ağustos 1925’te çıktığı bir yurtiçi gezisinde, Kastamonu, İnebolu ve Çankırı’da şapka hususunda demeçler vererek toplumu sosyo-psikolojik bakımdan alıştırmayı amaçlayan Mustafa Kemal Paşa, bu meselenin gerek medeniyet, gerek estetik, gerekse sosyo-kültürel ve ekonomik boyutlarını açıklamaya çalışmıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın toplum psikolojisini hazırlamak adına yürüttüğü çalışmalara karşın Şapka Devrimi’ne karşı birtakım toplumsal tepkiler tezahür etmiştir. Aslında bu tepkilerin cereyan etmesinde toplumun içtimai bir değişime henüz hazır olmadığı ve bu değişimi istemeyerek karşı sosyal psikolojiyi oluşturan unsurların mevcudiyeti de etkili olmuştur. Bu doğrultuda devlet tarafından Şapka Devrimi’ne karşı çeşitli ikna edici ve zorlayıcı uygulamalar da kullanılmıştır. Ancak burada altı çizilmesi gereken nokta, bu uygulamaların şapka hususu özelinden icra edilen siyasi pratikler değil, esasında devletin yapılan ve yapılacak olan inkılapların bütünlüğüne ve yeni rejimin istiklaline sahip çıkması adına geliştirilen refleksler olmasıdır.

TEK ÖRNEK

“Şapka takarak modern olunur mu” sorularının sığlığı dışına çıkılarak hatırlanmalıdır ki; Sovyet polit büro komünizminin çöküşü, Balkan Yugos-lavyası’nın dağılması, İran ve Afganistan kaosları örneklerindeki çağdaşı olan komşularına kıyasla Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yüzyıla yakın bir zamanı devirmesine karşın kuruluş temelleri ve bu temeli oluşturan devrimlerin dinamizmiyle birlikte bölgedeki en istikrarlı sistemin tek örneği olmuştur.

TUNAY ŞENDAL



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları