Olaylar Ve Görüşler

Kelebekler özgürleştirir - Aylin NAZLIAKA

25 Kasım 2021 Perşembe

Bugün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Dominik Cumhuriyeti’ndeki diktatörlüğün yıkılmasında büyük rol oynayan ve bunun bedelini 25 Kasım 1960 tarihinde canlarıyla ödeyerek bugünün sembolü haline gelen “Mirabel Kardeşler”e selam olsun...

Patria, Minerva ve Maria adlı üç kız kardeşin mücadelesini daha iyi anlamak için tarih sayfalarına kısa bir yolculuk yapalım. 1930’dan 1961’e kadar Dominik Cumhuriyeti’ni yöneten Rafael Trujillo’nun diğer bütün diktatörler gibi halka vaat ettiği tek şey baskı ve zulümdü. Mirabel kardeşler, diktatörün baskı rejimine karşı durdukları için defalarca hapse atıldı. Bir 25 Kasım günü, üç kardeşin arabasını yolda durduran Trujillo yandaşları, onlara önce tecavüz ettiler, sonra da öldürüp uçurumdan aşağı attılar. Öldürüldüklerinde Patria 36, Minerva 34, Maria Teresa ise 24 yaşındaydı. Vahşice katledilmeleri akıllara Maria Mirabel’in şu sözünü getirdi: “Belki bize en yakın şey ölüm ancak bu beni korkutmuyor. Haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz!” 

KELEBEKLER ZAMANI

Bu üç cesur kadının katledilmesi diktatörün sonunu hazırlayan süreci başlattı. Bu nedenle, Mirabel kardeşler baskıya, zulme direnenlerin simgesi oldu. Kardeşlerden birinin kod adının “Kelebek” olmasından esinlenerek “Kelebekler” adıyla anıldılar. Mirabel kardeşlerin hayatı ve mücadelesi hakkında “Kelebekler Zamanı” isimli bir roman yazıldı ve bu roman aynı isimle beyazperdeye uyarlandı. 1981 yılında Güney Amerika Kadın Çalıştayı’nda, 1999 yılında ise BM tarafından, üç kardeşin öldürüldüğü gün “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” ilan edildi. 

YİNE, YENİDEN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ...

Yıllar içinde, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede, eşitlik ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda önemli adımlar atıldı. Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda altın standart olarak kabul edilen İstanbul Sözleşmesi de bunlardan biridir. Bir gece yarısı tek adamın kararıyla, kadınların can simidi olan bu sözleşmeden çıkılması, akıl alır gibi değildir. İşte bu nedenle İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmiyoruz! Ta ki ilk seçimlerde kadın düşmanı zihniyeti sandığa gömüp, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği gibi ilk bir hafta içinde sözleşmeyi yeniden yürürlüğe koyuncaya kadar...

Kaldı ki CHP olarak, tam 1 yıl önce sözleşmenin bir maddesini hayata geçirdik ve genel merkezimizde “Alo Şiddet” hattı kurduk. 444 82 85 numaralı hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadınlara, 7/24 ücretsiz destek hizmetleri sunuyoruz. “YaşamHak” adını verdiğimiz bu projeyle şunu daha net gördük: Sözleşmenin fesih kararından sonra iletilen şiddet vakalarında artış var. 

NEREDEN NEREYE?

Ebedi liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938’de hayatını kaybettiğinde İngiltere’nin The Daily Telegraph gazetesi şöyle yazmıştı: “Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır.” 

O dönemde birçok gelişmiş ülkeden evvel önemli haklara sahip olan Türk kadınları, bugün hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ülkemizde kadınlar, sırf kadın oldukları için öldürülüyor. Başak Cengiz’i samuray kılıcıyla katleden katil Can Göktuğ Boz, “Birini öldürmeyi planladım, kadın direnemez diye onu öldürdüm” demişti.

ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN

Şahsım hükümeti döneminde sivil toplum örgütleri yoğun baskı altına alınsa da kadın hareketi dimdik ayakta duruyor, her geçen gün aşındırılmaya çalışılan kadın haklarına sahip çıkarak, hak ihlallerine hızlı reaksiyon göstererek ve çabuk organize olup bir araya gelerek siyasete ses katıyor. Bizler, CHP Kadın Kolları olarak partimizin örgütlü gücünü artırırken, içinde yer aldığımız kadın hareketinin bu güçlü iradesini ve eşitlikçi erkekleri de yanımıza alarak yürüyoruz. 

Bu 25 Kasım’da da hep birlikte, “Kelebekler”in mücadele ruhuyla haykıracağız: Asla yalnız yürümeyeceksin!

AYLİN NAZLIAKA

CHP MYK ÜYESİ VE KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI 

24, 25, 26. DÖNEM ANKARA MİLLETVEKİLİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları