Maddelerle İngiltere seçim sonuçları
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Maddelerle İngiltere seçim sonuçları

19.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Kader Sevinç

Demokrasi 4.0* Kurucusu 

1- Brexit tramvası üzerine çok analiz yapıldı. Zaman zaman referandum sonucunun bir anlık bir sonuç olduğu, tam olarak eğilimleri yansıtmadığı da söylendi. Avrupa şüpheciliğinin ve yaşanan toplumsal kırılmanın sanılandan çok daha derin olduğu ortaya çıktı. Nesiller arası bir çatışmadan, kırsal ile kentli kesim arasındakine, eğitimli ile az eğitimli arasındakine uzanan bir kırılma yaşanıyor ve bu sadece Birleşik Krallık'a özgü değil.

2- Birleşik Krallık'ın AB'den çıkış süreci daha da hızlanacak, Brexit'in etkileri belirginleştikçe yaşanan toplumsal kutuplaşmanın, daha da derinleşmesi çok olası. Bu deneyim tüm ülkelere demokrasinin tarihi derinliği ne olursa olsun ülkelerinin popülizme karşı ne kadar yaralanabilir bir durumda olduğunu gösterdi. Nitelikli ve 21. yüzyıla uyumlu siyaset, demokratik sistem ve eğitim sisteminin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılmaya başladı.

3- Brexit deneyimi ile AB üyesi olmak kadar, derin bir entegrasyondan sonra AB'den çıkışın da ne kadar güç ve zorlayıcı olduğu görüldü. Bu zorlu süreç diğer AB ülkelerinde AB'den ayrılma yanlısı hareketlerin görüşlerini gözden geçirip geri adım atmasına neden olurken Birleşik Krallık'taki Avrupa şüphecilerinin daha fazla birleşmiş ve katı bir grup haline gelmelerine de neden olmuş görünüyor. Diğer AB ülkelerindeki ayrılıkçı hareketler ise AB içinde kalarak içeride ayrıştırıcı ve engelleyici roller izlemeye yöneldiler.

4- Ocak ayının sonu itibarıyla Avrupa Parlamentosu'nun Birleşik Krallık milletvekilleri görevlerinden ayrılmış olacaklar. Birleşik Krallık ise üzerine düşen katkı paylarını yıl sonuna kadar ödemeye devam edecek. AB yoluna 27 üye olarak devam edecek. AB üyesi olan bir ülkenin asla üyelikten ayrılmayı istemeyeceği varsayımı yıkılırken AB siyaset ve yönetişim sistemi için de uzun zamandır ertelenen derin reform kaçınılmaz oluyor.

5- Yaşanan bu tramva Avrupa Birliği'ni de etkileyecek. AB içinde güç dengeleri değişirken daha önce Birleşik Krallık'ın oynadığı reform talep eden, eleştirel rolü Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un oynaması dikkat çekiyor. Elbette Macron bunu Birleşik Krallık'tan farklı olarak daha birleşik bir Avrupa yönünde yapıyor ve çıkışlarıyla Avrupa Birliği'nin yeni lideri olarak Fransa'yı öne çıkarmaya çabalıyor. Bugün yaptığı konuşmada Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılması ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyeleri arasında tek AB üyesi ülke olarak Fransa'nın kalacağını vurgulaması dikkat çekti. Ancak Fransa/Almanya eksenli güç çekişmesi küçük ülkeleri rahatsız ederken büyük bir ülkenin dengeleyici unsurunun eksikliği çekiliyor. AB içinde ayrıca bölgesel eksenler (Doğu Avrupa, Kuzey Avrupa, Güney Avrupa..) giderek belirginleşiyor, merkez Avrupa'nın AB'ye fazla baskın olduğu görüşü hâkim. Önümüzdeki dönemde AB bu yükselen tansiyona yanıtlar üretemezse yeni ayrışmalar belirginleşir.

6- Batı dünyasını kasıp kavuran popülizm, aşırıcı eğilimlerin bir süre daha güç kaybetmeden devam edeceği görülüyor. Statüko karşıtı eğilim ise tüm siyasi grupları içine alan bir dalga olarak karşımızda. Bu da tüm siyasi yelpazede ciddi bir siyasi yenilenme yaşanmasını kaçınılmaz kılıyor. Bir süre yaşanacak karmaşa sonunda siyaseti ve demokrasiyi kurumlardan çıkarıp yurttaşlar ile yeniden güçlü şekilde bağlantılandıracak yeni bir katılımcı demokratik modelin ortaya çıkması muhtemel.

7- Bir referandum ile ülkelerinin kaderinin geri dönülmesi güç biçimde nasıl değişebileceğinin bir deneyimi olarak Brexit, demokrasinin çoğunlukçu değil çoğulcu bir sistem olduğunun daha fazla konuşulmasına neden oldu. Demokrasinin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçişi sağlıklı şekilde yapamaması ve birkaç yılda bir kurulan sandıklara indirgenmesi toplumun demokrasi ile kurduğu ilişkiyi zedeledi. Çoğunlukçu bir anlayışla “kazanan hepsini alır” yöntemini uygulayan iktidarlar demokrasinin çoğulcu ve katılımcı yapısını göz ardı etti. Bu da kazanan tarafta olmayan kitlelerin (bu bazen siyasi parti ya da aynı siyasi grup içinde dahi söz konusu olabilir) kendilerini dışlanmış, yok sayılmış ve öfkeli hissetmelerine neden oldu. Demokrat hareketler önümüzdeki süreçte demokrasinin çoğulcu özelliğini sisteme daha etkili yansıtmaya çalışmalılardır.

8- Teknoloji, teknoloji, teknoloji. Yapay zekâ, derin öğrenen makineler, akıllı algoritmalar, büyük veri analizi, duygusal zekâlı boot teknolojisi... Bütün bu hızlı gelişen dönüştücü teknolojiler dünyayı sarsıyor. Kimi alanlarda muazzam ilerleme ve insanlığa faydalar sağlarken kimi alanlarda ise yanlış ellerde toplumları savunmasız yakalıyor. Bunun en bilinen örneği Donald Trump'ın büyük veri ve hedefleme temelli seçim kazandıran kampanyasıydı. Elbette katkı sağlayan dış faktörler ve doğru konumlamanın etkisi büyüktü. Bu büyük dönüşüme zihinsel ve kapasite olarak hazır olmayan batının devlet sistemi ve siyasetçi sınıfı koşuya geriden katıldı ve bu uzun koşuda nefesini iyi ayarlayıp ayarlayamayacağı soru işareti. İngiltere seçimlerinde seçimi farkla kazanan Boris Johnson'ın partisi Muhafazakârlar'ın bu teknolojileri kullanan kampanyasına rakiplerinden katbekat fazla kaynak ayırdığı görülüyor. Daha fazla teknolojiyi kucaklayanlar dijital çağda daha başarılı oluyorlar. Mesele orta ve uzun vadede sadece sosyal medya kanallarında kampanyaya çok kaynak ayırmak değil. Siyasi partiler ve demokratik kurumların teknolojiyi etkili bir şekilde tüm çalışmalarınıza entegre edeceği, yurttaş odaklı bir dönüşüme hazır olmalarının  gerektiği. Gelecek teknolojiyi iyi kullananların elinde şekillenecek; iyi veya kötü..

*Demokrasi 4.0 Brüksel merkezli, demokrasinin geleceği, dönüştürücü teknolojiler, yurttaş odaklı katılımcı demokrasi modeli konuları üzerine çalışan bir düşünce ve eylem kuruluşudur.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026