Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

07.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gece saat beşti.

Telefon çaldı.

Adana’da yaşayan babam arıyordu.

“Oğlum” dedi, “Çok büyük bir deprem oldu. Uzun sürdü, çok salladı”.

Bazı cümleler vardır, insanın hayatını ikiye böler.

O cümleden sonra eski hayatım ve şimdiki hayatım diye ikiye ayrıldım.

Televizyonu açtığımda ekranlarda rakamlar, haritalar, uzman yorumları vardı. Merkez üssü Kahramanmaraş, büyüklüğü 7.7... “Çok sayıda bina yıkıldı” deniyordu. Ama henüz kimse, kelimelerin yetersiz kalacağını bilmiyordu.

Vakit kaybetmedim. İletişim Başkanlığı’nı aradım. Kurtarma ekipleriyle birlikte depremin ilk günü yola çıktım. Yoldayken Gaziantep Nizip’te ikinci depreme yakalandık. Sarsıntı bittiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.

Kahramanmaraş’a vardığımızda bir şehir yoktu.

Pazarcık’a ulaşmak istedim, yollar kapalıydı.

Ertesi gün Hatay’a geçtim.

Gazeteci kardeşim Hazar Dost ile buluştuk. Önce İskenderun, sonra Hatay merkez...

Taş taş üstünde değildi.

Her enkazın başında bir hayat durmuştu.

Bir anne, bir baba, bir evlat...

Saatlerin, dakikaların, hatta saniyelerin ağırlığını orada öğrendim. Zaman, o gün insanın üzerine çöken bir yük oldu.

Cebrail Mahallesi’ne gittim.

Gazeteci dostum Mert Taşçılar’ın eşi Menekşe’nin ağabeyini arıyorduk.

Enkaz altındaydı. Ama “mahalle” diye bir şey kalmamıştı. Sokak bile yoktu.

Apartmanlar birbirine karışmış, şehir bir enkaz yığınına dönüşmüştü.

O gün çaresizliğin tanımını öğrendim.

Ne göz pınarlarında yaş kalıyor ne de yüreğin kaldırabileceği bir acının tarifi var. Anne, baba, evlat, eş, sevgili, arkadaş... Hepsi aynı kelimede birleşiyor: Kayıp.

Üstelik hiçbir şey yapamıyorsunuz.

Hani derler ya, her anne toprağı tırnaklayarak “Doğur beni” der.

İşte o gün, o sözün ne demek olduğunu anladım.

Bugün 6 Şubat depreminin yıldönümü.

50 bin insan yok artık.

50 bin hayat, 50 bin hikâye...

Yargılanan kim?

Üç beş müteahhit...

Birkaç “seçilmiş” yetkili...

Onlar da parayı basıp tuttukları “güçlü” avukatlarla ya tutuksuz yargılanıyorlar ya da az bir ceza ile yırtıyorlar.

Peki ya diğerleri?

Enkaz altından yardım isteyenlerin son umudu olan telefonlar sustuğunda, o sistemin yöneticileri neredeydi?

Herkes sosyal medyadan yardım isterken, yardım için örgütlenirken sosyal medyayı kısıtlayanlar nerede?

Reklam filmlerinde anlatılan yatırımlar deprem anında neden yoktu?

Mümtaz Gövce’nin 10 yaşındaki kızının, babasına ulaşmak için attığı mesajlar yerine ulaşmadı. O çocuğun sesi, bugün kimin vicdanında yankılanıyor?

Beton yerine çamur koyanlar...

Dereden, denizden kum çekip binalara dolduranlar...

Bugün hangi lüks evlerde, hangi güvenli koltuklarda oturuyorsunuz?

“Buraya hastane yapmayın, zemin kötü” diyen uzmanları dinlemeyenler...

Çürük raporlarına rağmen hastaneleri boşaltmayanlar...

Canlı yayın sırasında depremzedenin önünden mikrofonu çekip sesini kısanlar...

Jeneratörleri çalıştırmak için mazot isteyen vatandaşa sistem kapalı deyip vermeyen benzin firmaları...

Rahat mısınız?

Gece uyuyabiliyor musunuz?

Depremin yeri bilinirken, tatbikatlar yapılırken “Hazırız” diyenler...

O gün neredeydiniz?

İnsanlar enkaz başında titrerken çadır satmaya kalkışanlar...

Daha üç beş yıllık binalar kâğıt gibi yıkılırken denetim görevini unutanlar...

Ve meydan meydan gezip “imar affı” müjdesi verenler...

Kaç bina o aflarla yıkıldı?

Kaç can o müjdelerin altında kaldı? Sonra tek cümle duyduk:

“Allah affetsin... Mukadderat... Kader...”

Ama kader ihmalle yazılmaz. Mukadderat betonun içine kum karıştırmaz. Allah, sorumluluğu insandan alıp kimseye teslim etmez.

Taş taş üstünde kalmadı.

Peki ya vicdanlar?

İşte asıl enkaz orada duruyor.

Yazarın Son Yazıları

Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025
Unutmayın, unutturmayın

Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemi, kentin tarihine tartışmalı ihaleler ve usulsüzlük iddialarıyla geçti.

Devamını Oku
27.09.2025
Sahte Sayıştay denetçisi!

Haber böyle. Kimdir bu kişi diye araştırdığınızda ise muhteşem bir katalog ve fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Bu kişi gerçekten Sayıştay amblemi bulunan bir araçla gelmiş.

Devamını Oku
23.09.2025