Suikastın ardından
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Suikastın ardından

05.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Rafet ASLANTAŞ 

ANKA Enstitüsü Başkanı

Uzun zamandır söylüyoruz: Trump’a yaklaşan seçim öncesi bir başarı hikâyesi lazımdı. Görülüyor ki hesaplarına göre en uygun hedef İran. Trump ve arkadaşlarının İran konusunu bir şekilde ısıtacağını biliyor ve bekliyorduk. Ancak Kasım Süleymani suikastı fazla büyük bir hamle oldu. Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Güçleri Komutanı’nın öldürülmesi çıtayı çok yükseltti. Daha iyi anlaşılması için ABD açısından Delta Force (Ortak Özel Harekât) Komutanı ya da CIA direktörünün suikastla öldürülmesi örneğini verebiliriz. 

Kasım Süleymani figürü ve mollalar 

1979 yılında İran İslam Devrimi ile kurulan Devrim Muhafızları Ordusu’na katılan Süleymani 1998 yılından öldüğü güne kadar İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı olarak görev yaptı. Lübnan’da Hizbullah’ın organizasyonunu geliştirmesinden ve etkisini artırmasından Suriye’de Esad’ı ayakta tutacak detay politikaların oluşturulmasına ve silahlı destek verilmesine, Irak’ta etki alanı kurulmasından ve bürokrasinin şekillendirilmesinden Yemen’de Husilerin güçlenmesine ve tüm diğer ülkelerde İran’ın operasyonel istihbaratının yürütülmesine kadar geniş bir sorumluluğu, yetkisi vardı. Bu sorumluluk ve yetki büyüklüğü Süleymani’yi İran’la özdeşleştirmişti. Hatta Ortadoğu’nun gizemli kahraman figürü haline gelmeye başlamıştı. Abartılı bir benzetme de olsa kimilerine göre emparyalizme karşı bayrak olmuş Arjantinli Ernesto Che Guevara’nın Ortadoğu versiyonuydu. Süleymani’nin artan şöhreti İran içinde o kadar yayılmaktaydı ki onun İran’ın uluslararası alandaki sert ve güçlü yüzü ve gelecekteki doğal lideri olarak görülmesine neden olmaya başlamıştı. Bu durum doğal olarak mollalar içinde de rahatsızlık yaratıyordu.

Kasım Süleymani İran’da Batı’nın istediği ılımlı Şii profilinde değildi. Radikal Şii ekolünün güçlü temsilcisiydi. Tüm bu veriler ışığında ölümünden mutlu olan mollalar olduğunu düşünmemek mümkün değil. Bu konuda Batı basınında da görüşler dillendiriliyor. Örneğin İngiltere basınından The Guardian’da, Simon Tisdall tarafından 29 Aralık 2019’da yayımlanan “The Power Behind The Thrones: 10 Political Movers And Shakers Who Will Shape 2020” başlıklı makalede “ABD ve İsrail’in onu birden fazla kez ortadan kaldırmaya çalıştıkları iddia ediliyor. Süleymani’yi durdurabilecek birileri varsa, o da Süleymani’nin sıklıkla engellenen siyasi ihtiraslarınin önüne geçmek isteyen Tahran’daki kıskanç mollalar olacaktır” ifadelerini kullanmıştır. Makaledeki ifadeler için doğru tespitler ve ilginç bir zamanlama diyebiliriz. “Ilımlı mollaların” bir kısmı radikal Şii ekolünün önemli temsilcisi Süleymani’nin devre dışı kalmasından mutlu olsa da İran dışarıya karşı kontrollü gerilim yürütürken yekpare bir görüntü verecektir. 

Hesap hatası mı?

Kudüs Güçleri, İran’ın dış operasyonlarını planlayıp yöneten birimdir. Bu çapta bir suikast ancak çok zorunlu oldukça yapılır. Şu an için böyle bir gereklilik var mıydı? Trump için belki muğlak bir fırsat beklentisi ancak ABD açısından stratejik bir hesap hatası gibi. Şöyle ki; en basitinden İran’da dış yönlendirmelerle de teşvik edilen sokak gösterileri onar yılda bir gözlenirken son dönemlerde bu fasıla iki yıla inmişti. Benzin zamları, hayat pahalılığı, yolsuzluklar ve hoşnutsuzluklar nedeniyle doğal yollarla da artan sokak gösterileri bu seviyede bir suikastla belli bir süre enerjisini kaybedecek, İran bir süre büyük ölçüde kenetlenecek, içte ve dışta daha kararlı ve sert tedbirler alacak. Üstelik bir de mütekabiliyet süreci yaşanacak. İran mutlaka karşılık ya da karşılıklar verecek. Her saldırı diğer bir karşı saldırıyı tetikleyecek. 

Ülkesinde senatörler ve toplumun belli bir kesiminde yükselen hızlı ve sert eleştirilere karşı Trump basın mensupları önünde yaptığı ilk açıklamada, “Savaş başlatmak için değil savaş sonlandırmak için harekete geçtik. Süleymani, ABD’li diplomatlara saldırı planlıyordu” ifadelerini kullandı. Belki de bu ifadeleri kullanmak zorunda kaldı. Açıklama yaparken kullandığı beden dilinde ve sesinde tedirginlik gözleniyordu. Soru da almadı. 

ABD basınının bir bölümünde de aynı tedirginliği görüyoruz. 

İran cephesinde ise Milli Güvenlik Konseyi olağanüstü toplandı. Konseyden, “Uygun zaman ve mekânda çok sert bir intikam alınacak” açıklaması yapıldı.

Olası etkiler

Azil oylamasında Temsilciler Meclisi’ne göre Senato’da eli daha güçlü olan ve yıl sonunda yapılacak seçimlere daha güçlü girmek isteyen Trump’ın bu operasyonu nasıl kullanacağını ya da başına ne gibi dertler alabileceğini önümüzdeki dönemde izleyeceğiz. 

Suriye’den asker çekme niyetini açıklarken ABD askerlerinin ailelerine yönelik şirin mesajlar veren Trump’ın çok kısa bir süre sonra yine Ortadoğu’ya önemli sayıda asker yollama kararı alması samimiyet sorgulamasına uğramasına neden olacaktır.

ABD suikast sonucu gerginliğin artacağını kabul etmektedir. Irak’taki vatandaşlarının havayolu karayolu vasıtası ne bulurlarsa her yöne apar topar ülkeyi terk etmelerini istemesi kontrolsüz bir sürecin işareti olarak görülebilir.

Operasyon ve suikasttan en fazla yararlanmaya çalışan diğer kişinin ise yolsuzluk soruşturmalarıyla yıpranan ve İsrail’de koalisyonu bir türlü kuramayan Netanyahu olacağını görmek mümkün.

Netice olarak ABD’nin son yıllarda gerçekleştirdiği en sıra dışı operasyon ve suikast sonucunda İran’da bazı “ılımlı mollaların” iktidarın paylaşılmaması, Avrupa başta olmak üzere Batı ile ilişkilerin yürütülmesi ve rejimin rotasının daha esnek yöntemlerle korunabilmesi açısından radikal Şii görüşlü Süleymani’nin oyun dışı kalmasından memnun. Sonuç olarak ADB-İran ilişkilerinin yeni bir boyut kazanacağını ve Ortadoğu havzasının ve yakın bölgenin bu süreçten etkileneceğini söyleyebiliriz. 

Yazarın Son Yazıları

Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026