Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

29.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes. Kimse “Seçim yapmayacağı için... Sandıkta kazanmayı şimdiden garantiledi...” gibi bugünkü koşullarda kolaycılık olan yanıtlarla soruyu geçiştirmemeli. Bu açı sonra yazılıp çizilecek.

Bizde analiz tembelliği var. Oysa iktidarın kör gözüme parmağım politikası, anlaşılmayı hak ediyor. Çünkü hiçbir iktidar tüm yüksek enflasyonun, daha da önemlisi asla düşmeyen pahalılığı neredeyse tamamıyla ücretlilerin, emeklilerin (ve epey de esnafın sırtına) yıllar boyunca yıkmaya cesaret edemez.

Yoksulluk sınırı ve açlık sınırı diye bizde kurumsal bir çalışma yok, dedi çalışma bakanı. Yani sendikaların, ekonomistlerin bu konudaki saptamalarını anlamsız belki de zırva olarak nitelemek istedi.

Onca yoksulluk varken...

KILLARI KIPIRDAMIYOR 

Ama Saray, çok emin, “sıratı müstakim”, kılını kıpırdatmıyor. Onu iktidarda tutan ortağı emekliler için “Sefalet oranı kabul edilemez” diyor. Ama Saray onu ikna ediyor ve çark ettiriyor.

TÜİK’in enflasyonu yalan, yıllardır, onun oranlarını ENAG ve başka diğer ölçümler yalanlıyor. Aralık enflasyonu 0.89 (yıllık 30.89), ENAG ise aralık ayına 2.11 diyor ve yıllık 56.14. ENAG’a göre TÜİK yıllık yüzde 25 düşük gösteriyor. Tabii bu zincirleme asgari ücrete, emeklilere, maaşlara, zamma yansıyor. Yani yılda yüzde 25 cebimizden çalınıyor.

65 MİLYAR TL’YE BİR HASTANE 

İktidar bu yüzde 25’i cebe atıyor, yani biriktiriyor. Döviz biriktiriyor. Ve hiç sıkılmadan Hazine’den şirketlere aktarıyor. Örneğin Aydın Şehir Hastanesi: 2020’de 976 milyon TL’ye (1 milyar TL bile değil) ihale edilen hastane bu ay açıldı, cumhurbaşkanı açılışını yaptı ve 65.5 milyar TL’ye çıktığını (1.5 milyar dolar) açıkladı. Çiğdem Toker’in bu kıyaslamalı haberine, iktidar saflarından yanıt geldi de ben mi görmedim. Bu rakamın doğal, resmi, hesaba kitaba gelen hiçbir izahı yok. Hem bu 65.5 milyara bir açıklama ihtiyacı bile duymuyorlar.

Yani iktidar saflarında paralar sular seller gibi. Ama en düşük emekli aylıklarını 20 bin TL’ye çıkarmalarını bile “zorlanarak” yaptıklarını söylüyorlar.

NEYE GÜVENİYORLAR?

Bir sürü neden ileri sürülebilir.

Mesela anketlerde oylarının yüzde 30 civarında seyretmesi onlara güven veriyor, parmağımızı kıpırdatırsak toparlarız, güveni. Enflasyon içinde bir yaşam belirli kesimleri, tabii ki öncelikle iktidar eteğindekileri ezdirmiyor, gelir dilimleri arasındaki farkın giderek açılması bunu gösteriyor. Bir kesim iyi yaşıyor.

Mesela, kadın seçmenlerin ağırlıklı Saray sevdası kırılabilmiş değil. AKP’li kadınlar kadın seçmenleri Türkiye’nin her yerine otobüsle getiriyor (onlardan bir grubu geçen yıl Kastamonu’da gördük).

Mesela 65.5 milyar TLlik harcamanın yüksekliği “Benim seçmene ulaşmaz, ulaşsa bile vay canına derler ve alkışlarlar, sorgulamazlar” diye düşünüyorlardır.

Mesela ağlamalara bakmayın çoğunun ek geliri var, ev barkı var, ek konutunun kirası var, diyorlardır.

SIKIN DİŞİNİZİ

Başka meselalar sayabiliriz fakat Saray’ın esas güvencesi, gelecek yıl yapacağı önemli zamlarda saklı. Zaten bunun işaretini veriyorlar: Sıkın dişinizi, 2027’de refaha ulaşacaksınız.

2027’de diyelim yüzde 50’ler yüzde 100’ler zam yaptı, millete diyecekler ki: “Artık pahalılığı enflasyonu tepeledik, size dedik ki bekleyin, işte sözümüzü tutuyoruz.”

İKİ SORU

İlk soru: Dünyanın değişen düzeni Saray’a bu fırsatı vermeyebilir. Buna rağmen yapacağı artışların, hemen 2027 Kasım seçimlerinden sonra, milletin yeniden ezilmesini gündeme getirme olasılığı yüksektir. Ne dersiniz?

İkinci soru da şu: Bugün AKP’den uzaklaşan seçmen, alacağı “seçim rüşveti”ni (sonra bunu misliyle geri ödeyeceği varsayımıyla) kabul eder, adam dediğini yaptı bak gördün mü der ve yeniden iktidarına yol açar mı?

Yoksa 4 yıldır çektiği yoksulluğu unutmaz, hadi güle güle mi der?

Tartışma açık.

Yazarın Son Yazıları

Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025