Acının sonunda aydınlık pencere...

Acının sonunda aydınlık pencere...

03.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yüzyıllardır özgürlüğün ne olduğunu anlatmaya çalıştı aydınlar.

Kimi ölüm tehditleri karşısında ülkesini terk etme yolunu tuttu kimi öldürüldü. Kimi de cezaevini mesken tuttu. 1940 kuşağı şairlerinden Arif Damar’ın başına gelenler ise bambaşkaydı. 51 tevkifatında alındı içeri. İfade al, ifade ver, iki yıl sürdü bu acayip süreç. Arif Damar’ın ağzından tek bir söz çıkmadı. Hatta “Beni neden içeride tutuyorsunuz” diye sormadı! Arkadaşları şaşırdılar bu işe. “Tahliyeni istesene” dediler inatla! O ise susmaya devam etti. Yıllar sonra arkadaşları, “Arif neden tahliyeni istemedin” diye sorunca şöyle yanıt verdi gülen gözleriyle: “Ne yapacaktım dışarıda? Çıksam faşizm kol geziyordu. Bir bahane bulup beni yine içeri sokacaklardı. Ayrıca eşim dostum hep içerideydi. Ne iş vardı ne de güç. Ben de ustanın dediği gibi namluda yatan bir kurşun gibi durdum öylece.”

- Özgürlük şaşırtıcıdır.

***

Biz faniler, özgürlük düşüncesine özgür olamadan vardık. Ruhlarımız tutsak edilmekten bir hayli uzaktı. Çünkü her şeyden önce insanın en eski, en soylu niteliklerinden biri başkaldırmaktı. Nedeni ve hatta sonucu ne olursa olsun büyük bir değerdi başkaldırı. Camus, “Başkaldıran İnsan” yapıtında, özgürlük yoluna varmak isteyeni, “hayır demesini öğrenen biri” olarak tanımlar.

- Özgürlük, başkaldırtır.

***

Nelson Mandela, “Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok, ruhunuzu satmayın yeter” demişti.

- Özgürlük, moderndir.

***

1783 yılında Beaumarchais’in yazdıklarından rahatsız olan krallığın adamları evine girdi ve son romanını aldı götürdü. “Figaro’nun Düğünü”nün yazarının dönemin emniyet amirine yazdığı mektup, direnmenin acıklı bir örneğidir:

“Sayın Bay, bir yığın işiniz arasında, benim de çok işim olduğunu ve üç aydır evimle daireniz arasında en az elli kez kez gidip geldiğimi, buna karşın, sizinle görüşemediğimi düşünürseniz bu güldürüde oynamaya çalıştığım yürek sızlatıcı role belki siz de acırdınız. Sizden beni yıldırmanız isteniyorsa ben de zaten bu işten yeterince bıktım. Kalemimden çıkan her şeyin kesinlikle yasaklanması söz konusu ise böyle bir kararı neden bekletiyorsunuz? Beni neden çaresizlik içinde bırakıyorsunuz? Beyefendi, sizden yazdığım ama evimden çaldığınız kitabımı geri vermenizi istiyorum.”

- Özgürlük vazgeçilmezdir.

***

Montaigne boşuna dememiş: “Özgürlüğe öyle düşkünüm ki koca Hindistan’ın bir köşesini bana yasak etseler, dünyanın tadı kaçar neredeyse...”

- Özgürlük evrenseldir.

***

Büyük şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı hastalanır. Tedavi olmak için yurtdışına gider ve orada vefat eder. Cenazesi getirilir ama polis gözetiminde. Adamakıllı bir tören yapılmasına bile izin verilmez.

- Özgürlük ürkütücüdür.

***

Yaşar Kemal, başına gelenleri şöyle anlatır: “Şu benim roman İnce Memed var ya, niye komünist kitabı imiş, biliyor musunuz? Ben Memed sözcüğünü yazarken (H) harfini yazmamışım bir, bir de ardına (T) yerine (D) harfini koymuşum. Birgün son yirmi yılda bana yapılacak zülmü yazacak olsam, insanlık gerçekten insanlığından utanır! Bir bahar ayında sorgusuz sualsiz tutuklandım. Bir ay yattım, sonra hiçbir şey söylemeden bıraktılar.”

- Özgürlük, ortadan kaldırılsa bile düşüncesiyle var olmaya devam eder.

***

Dışarıda kar var. Yeni bir yılın içine girdik çoktan. Gazeteci dostlarımızın bir kısmı içeride. Bu yazı onların özgürlüğe kavuşmasının yazısı olsun. Ne demişti şair Eluard?

“her acının sonunda açık bir pencere vardır,

aydınlık bir pencere...

hayal edilecek bir şey vardır,

yerine getirilecek bir istek,

doyurulacak açlık,

cömert bir yürek,

uzanmış açık bir el,

canlı canlı bakan gözler vardır...

bir yaşam vardır, yaşam

bölüşülmeye hazır”

- Bize yeni yıl aydınlık bir pencere versin. 

Yazarın Son Yazıları

Acının sonunda aydınlık pencere...

Yüzyıllardır özgürlüğün ne olduğunu anlatmaya çalıştı aydınlar.

Devamını Oku
03.01.2026
A. Kadir’i düşünelim

1940 kuşağının gözde şairlerinden biriydi A. Kadir. Subay babası genç yaşta dünyayı terki diyar eyleyince ailesi yoksulluğa düşmüştü.

Devamını Oku
27.12.2025
Rıfat Ilgaz Sempozyumu

Rıfat Ilgaz’ı üç kere gördüm.

Devamını Oku
20.12.2025
Yayıncılık krizi kapıda...

Yayıncılık krizi kapıda...

Devamını Oku
13.12.2025
Kapitalizmin laneti futbolda şike...

Sam Shepard’ın yazdığı “Aç Sınıfın Laneti” vahşi Amerikan rüyasının çöküşünü bir çiftlikte yaşayan dört kişilik ailenin hikâyesi üzerinden anlatır bize.

Devamını Oku
06.12.2025
Erhan Gökgücü Ödülleri

Tolstoy’un “Savaş ve Barış” romanında aklımda ellenmeden duran bir bölüm vardır.

Devamını Oku
29.11.2025
Çocuk Mezarlığı

Geçtiğimiz hafta Urfa’da marangoz atölyesinde çalışan bir çocuk işçi cezalandırılmak maksadıyla önce soyuldu.

Devamını Oku
22.11.2025
Evler...

Gülten Akın “Evler” şiirinde dediği, “Odaları şarkı tutan ev/ biri mistik biri güncel biri öyle eski/ pancursuz, yeşile gizli, çekilmiş yarışmalardan, melâli hüzünden ayıran ev/ işte o ev”di bizim ev de...

Devamını Oku
15.11.2025
Bizi Öldürdükleri Yer: İlhan Erdost Mezarlığı

12 Mart’ın hemen sonrası.

Devamını Oku
08.11.2025
Otel odalarında…

Otel odalarında…

Devamını Oku
01.11.2025
Bir Davanın Düşündürdükleri: Toplumsal Cinayet

Golding’in “Sineklerin Tanrısı” romanı, dünyanın en güzel adalarından birinde geçer: Mercan.

Devamını Oku
25.10.2025
Kitabın onurunu korumak

D.H. Lawrance “Kitaplar” adlı denemesinde, “Bir kitap iki kapaklı bir yeraltı kovuğudur. Yalan söylemek için eşi bulunmaz bir yer...” diyor.

Devamını Oku
18.10.2025
Okan Toygar’la Ataol Behramoğlu söyleşisi: ‘Hayatımız Güzeldir’

Yıl: 1983. Tren iki saat kadar rötar yaptığı Kapıkule’den ayrılmak üzere.

Devamını Oku
11.10.2025
Bir kadının hikâyesi

Kardeşim Zeynep Altıok’la birlikte geçtiğimiz haziran ayında Kadıköy Belediyesi’nin katkılarıyla Asım Bezirci üzerine bir panel gerçekleştirmiştik; şimdi de Bezirci için o panelden yola çıkarak hazırlayacağımız bir kitap çalışması için kolları sıvadık.

Devamını Oku
04.10.2025
Dil Derneği’nin Dil Bayramı’nda Yaşar Kemal

“Çocukluğum cennetimdi.” Annemle birlikte Türk Dil Kurumu’nun merdivenlerinden tırmanır...

Devamını Oku
27.09.2025
Çizgi roman denilince...

90’lı yıllarda Ankara’da bir üniversite öğrencisiyken ders çıkışı sınıf arkadaşımla sahafları dolaşırdık.

Devamını Oku
20.09.2025
Hangi 12 Eylül?

Yıllar önce okumuştum Yiğit Bener’in yazdığı “Eksik Taşlar” romanını.

Devamını Oku
13.09.2025
Kültürün demokratikleşmesi için festivallerin yaygınlaşması

Son yıllarda “kültür politikası” üzerine çok sayıda çalışmanın karşımıza çıktığı bir gerçek.

Devamını Oku
06.09.2025
Yanı başımızda oluşan nefret dili

Coetzee’nin çok sevdiğim romanı “Utanç”a, bir “modern diller” hocasının, Cape Town Teknik Üniversitesi’nde “romantik şairler” konulu bir ders verirken öğrencisiyle yaşadığı rahatsızlık verici ilişkiyi sorgulayarak başlarız.

Devamını Oku
30.08.2025
İki deprem: Sındırgı depremi ile siyaset depremi

“Hadi, gelin de dikkatle seyredin bu korkunç yıkıntıları,/ Küllerini şu talihsizin, şu döküntüleri, şu kalıntıları...”

Devamını Oku
16.08.2025
Gazze’de katliam, dünyada ikiyüzlülük

Geçtiğimiz günlerde son on beş yıldır Gazze’ye gönüllü olarak giden İngiliz doktor Nick Maynard’ın İsrail’de devam eden gaddarlığı anlattığı haberler yansıdı basına.

Devamını Oku
02.08.2025
Adalet terazisi

Paris’te bir sonbahar günüydü...

Devamını Oku
26.07.2025
Attila Jozsef dosyası

“Notos” dergi bu ayki sayısında Sevgican Yağcı Aksel’in hazırladığı Attila Jozsef dosyasıyla okurla buluşuyor.

Devamını Oku
19.07.2025
Sivas’tan sonra Rıfat Ilgaz’ı anımsamak...

Sivas’tan sonra Rıfat Ilgaz’ı anımsamak...

Devamını Oku
12.07.2025
Bir yangının külü...

Yanıyoruz. Hem de birer ikişer değil, azar azar değil, biner biner...

Devamını Oku
05.07.2025
Bilimden yana edebiyata doğru

Bizlerin yaşam döngüsü tam otuz iki yıldır ortaçağ karanlığı olarak nitelendirdiğimiz Sivas katliamının yaşandığı o kara günde saklı...

Devamını Oku
28.06.2025
Nükleer savaş dersleri

Bazı kitaplardan bazen bir duygu tohumu, bir im kalır geriye.

Devamını Oku
21.06.2025
Siz Nihat Genç deyin ben abi…

Gökbilimciler, iki yıldızın evrende çarpışmasını “birleşme” olarak yorumlar...

Devamını Oku
14.06.2025
Cezaevi kapısında...

Bugün bayramın ikinci günü. Canımız sıkkın, yüreğimiz buruk. Düşünceleri nedeniyle kırk kilit altına alınanlarla özgürce buluşuncaya kadar tadımız tuzumuz yok!

Devamını Oku
07.06.2025
Sarıyer Edebiyat Günleri

Geçtiğimiz hafta pazar günü Sarıyer Belediyesi’nin düzenlediği “12. Sarıyer Edebiyat Günleri”nde “Öykücülüğümüzün Yüz Yılı” başlıklı bir panelde Sadık Aslankara, Özcan Karabulut, Hürriyet Yaşar’la birlikte konuşmacıydım.

Devamını Oku
31.05.2025
Bir Aydınlanmacı: Refik Ahmet Sevengil

Elimde uzun süredir Cemal Ünlü’nün kaleme aldığı “Söylemenin Vakti Var: Bir Yirminci Yüzyıl Bilgesi: Refik Ahmet Sevengil” kitabı var.

Devamını Oku
24.05.2025
İç sıkıntısı

Umutsuzluk ölümcül sayılabilecek bir hastalıktır. Büyük iç sıkıntıları daha çok geçmişle değil gelecekle ilişkilidir. İnsan geçen günlerden çok gelecek günlere ilişkin kaygı duyar.

Devamını Oku
17.05.2025
Dün, bugün, yarın

Dün, bugün, yarın

Devamını Oku
10.05.2025
Bir ‘örgü’ meselesi

Bir ‘örgü’ meselesi

Devamını Oku
03.05.2025
Yazarın masası

Yazarın masası

Devamını Oku
26.04.2025
Saf kötülüğün karşısında ayakta kalmaya çalışan iyilik

Saf kötülüğün karşısında ayakta kalmaya çalışan iyilik

Devamını Oku
19.04.2025
İyi ki doğdun Ataol Behramoğlu

İyi ki doğdun Ataol Behramoğlu

Devamını Oku
12.04.2025
‘Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!’

‘Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!’

Devamını Oku
05.04.2025
Hüzünlü bir tiyatro günü

Hüzünlü bir tiyatro günü

Devamını Oku
29.03.2025
Onur mücadelesi

Onur mücadelesi

Devamını Oku
22.03.2025