Gazeteci korktuğu gün ölür
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Gazeteci korktuğu gün ölür

03.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Kendimi gazetecilik üstadı olarak görmüyorum. Emekçiyim. Ölene kadar da öyle kalacağım. Beni plazaların üst katlarında, sosyetenin içerisinde, ışıltılı salonlarda görmeyeceksiniz.

Benim gibiler için bu ülkeye, Cumhuriyete, Atatürk’e, devrimlerine, Anadolu’nun dağına taşına, akarsuyuna, ormanına, insanına hizmet etmekten başka bir amaç olamaz. Biz borcumuzu ödüyoruz.

Sabah akşam uğraşıyorum; sayfalarca rapora, iddianameye, tanıklığa, ifadeye, kafa göz patlatıyorum. Yetmiyor, kalkıp olay yerlerine gidiyorum. Videoya kaydedip her şeyi olduğu gibi aktarmaya, gerçeğe ayna tutmaya çalışıyorum.

Gazetecinin başka görevi nedir ki zaten? Yeri geldi Marmaris’in dağlarında yanan bir ağacı söndürmeye çalıştım, yeri geldi Antakya’da Maraş’ta enkaz kaldırmaya çalıştım.

Şu hayatta ailemden başka bir zenginliğim yok. Kızımı oğlumu okutacak kadar para kazanayım, onları kimseye muhtaç etmeyecek halde yaşatıp vatana millete fayda sağlayacak bir insan olarak yetiştireyim yeter.

Bu satırları adliyeden çıkarken yazmayı düşündüm. Bilmeyenler için anlatayım. Son bir aydır yaptığım haberlerden dolayı aldığım tehditlerin haddi hesabı yok. Maalesef mantığıyla vicdanıyla hareket etmeyen holiganların arasına düştüm.

Ne kadar kendimi anlatmaya çalıştıysam da ya attığım bir başlığı ya da yazdığım bir kelimeyi kullanarak bana, kızıma, aileme burada yazamayacağım kadar ağır taciz ve tehdit dolu ifadelerle saldırdılar. Hepsini devletin sorumlu makamlarına ilettim.

Bu tehditler ilk değil. Ne yazık ki son da değil. Eleştirilere de bir o kadar açığım. Herkesten önce ben tabiri caizse kendimi, her yaptığım işte döve döve eleştiriyorum.

Bunu bir gazeteci olarak yazmıyorum.

Bunu bir baba olarak da yazmıyorum yalnızca.

Bunu, mesleğin nereye savrulduğunu ve ne pahasına susmamamız gerektiğini hatırlatmak için yazıyorum.

Böylesine serzenişle dolu satırları okuduktan sonra susacağımı, “Bana biraz müsaade” diyeceğimi sanıyorsanız beni tanıyamamışsınız demektir.

Bir ülkede gazeteciler susturulmak isteniyorsa önce hedef gösterilir.

Yetmezse tehdit edilir. Yetmezse ailesine dokunulur. Çocuklar devreye sokulur. Yeri gelir vurulur, kurşunlanır, bombalanır...

Çünkü bazıları için en “kolay” yol budur. Bugün bana yapılan, yarın başkasına yapılacaktır. Bugün kızım hedefteyse yarın başka bir çocuğun adı anılacaktır.

Bu yüzden mesele ben değilim. Bu yüzden mesele futbol değil, takım değil, renk değil. Mesele şudur: Gazetecilik, tehdit karşısında geri adım atarsa biter.

Bana “Sakin ol” diyenlere şunu söylemek zorundayım: Çocuklara yönelik tehdit karşısında sükûnet öğütlemek suçu değil, suçu ifşa edeni terbiye etmeye çalışmaktır.

Bu, gazetecilik değildir. Bu, konforculuktur. Benim yaptığım şey “ateşe odun atmak” değil. Ben ateşi gösteriyorum.

Ateş; yasadışı bahistir, kirli ilişkiler ağıdır, organize dijital lincin kendisidir. O ateşin üstünü örtenler, sonra çıkan dumandan şikâyet edemez.

Gazetecilik; “Şimdi sırası mı” denen yerde yapılır. “Biraz dur” denen yerde devam eder. “Buna değmez” denilen yerde anlam kazanır.

Çünkü gazetecilik kendini değil, halkı korur. Güçlüye karşı güçsüzün yanında durur. Güçlüyle bir olup ezileni daha da ezmez. Asgari ücret ile, emekli maaşı ile geçinmeye çalışan milyonların sesini duyurur.

Gazeteci, gökdelenlerden aşağıya tükürmez.

Şunu açıkça yazıyorum: Çocuklarımı hedef alan tehditler beni susturmayacak.

Aksine, neden susmamam gerektiğini her gün yeniden hatırlatacak.

Bu bir meydan okuma değil. Bu bir tehdit hiç değil. Bu, mesleğin kendisine verilmiş bir sözdür.

Uzatmayacağım. Bugün uzun uzun laf anlatarak sizi derdimle dert sahibi yapacak değilim. Gazeteci olayların öznesi olmamalı. Fakat kayda geçsin diye bu satırları kaleme aldım.

Gazeteci, korktuğu gün ölür.

Ben henüz ölmedim.

Yazarın Son Yazıları

Rasim Ozan Kütahyalı dosyasından ayrıntılar

Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesini okudum.

Devamını Oku
19.05.2026
Adana’da neler oluyor: Dev bir KİRLİ ÇARK

Yasadışı bahis ve kumar en az uyuşturucu kadar tehlikelidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Hem yoksul hem de yoksun kaldık

Ekonomik anlamda hiç ama hiç iyiye gitmiyoruz.

Devamını Oku
12.05.2026
Yasadışı bahis imparatorluğuna operasyon

Türkiye’de yasadışı bahis soruşturmaları uzun yıllardır sürüyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Sazlıdere’den beton dereye: Çılgın proje

Yıl 2011...

Devamını Oku
05.05.2026
Ayaklar baş olursa kıyamet kopmaz

Dün 1 Mayıs’tı.

Devamını Oku
02.05.2026
Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026