Digiturk’ten şikâyet!!!
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Digiturk’ten şikâyet!!!

30.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Günlerden 27.12.2025 cumartesi. Televizyonumuzun onarımı cuma (26.12.2025) gününden bu yana yapılmamakta. Durumu betimlemek için, Digiturk’e gönderilmek üzere not defterime şunları yazmışım: “Saat 10’dan bu yana Digiturk’e arıza ihbarı yapmak için uğraşmaktayım. Çünkü benimle 01212 4737373 ile 0212 473 7999 arasında pinpon topu gibi oynamaktasınız. Bir yandan da otomatik bağlantılı bir kadın sesi ne yapılması gerektiğini açıklamakta ama sonuç yok.

Bu durumu Cumhuriyet gazetesinin 3. sayfasında salı, cuma ve pazar günleri yazı yazdığım sütunda kamuoyuna duyuracağım. Özdemir İnce.” Ve 0533’le başlayan telefon numaram yazıldı.

Az sonra Digiturk’ten otomatik yanıt geldi: “Mail’iniz bize ulaşmıştır En kısa sürede size geri dönüş yapacağız. Teşekkürler.”

Ardından 0850 850 73 73 numaralı telefon zırlamaya başlıyor. “Dum dum tas, dum dum tas” tempolu bir müzik üzerine kayıtlı “Hayallerime dokun, hayallerime dokun” diye inatla zırlayan bir kadın sesi. Kapatıyorum. Gene telefon ve gene o kadın. Ve “Merhaba” ile başlayan gevezelikler! Aklımdan “Senin hayallerine öyle bir dokunurum ki eşek tepmişe dönersin” demek geçiyor. “Merhaba” diyen kadın sesi “Digiturk Müşteri Hizmetleri’ne hoş geldiniz” diye gevelemekte. Ardından tuşlanacak numaralar... “Tekrar dinlemek için” falan fıstık. Kadının taciz edici sesinden kurtulmak için telefonu kapattım. Telefon kapandı ve kendiliğinden açıldı. Açılır açılmaz “Zıırrrr” telefon sesi... Ardından “Hayallerime dokun” diye hünküren kadın sesi. Telefonu duvara çarpacağım neredeyse. 0850 850 73 73’ten adını söyleyerek beni arayan kişi ah ki ah... Arayıp bulduktan sonra beni bir kadına havale ediyor. Kadın başlıyor daha önceki yaveleri tekrarlamaya.

Artık bu zırvaları dinlemeyeceğim ve “Mail’iniz bize ulaşmıştır. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız. Teşekkürler” mesajının sonuçlarını bekleyeceğim.

Bekledim. 24 saat bekledim: Tıssssssssssss! Cevap mevap, arama marama yok! Beklediğimiz muson yağmurları değil, hamsi mevsimi değil, leyleklerin göçü değil, para bastırıp yıllık abone olduğum, Süperlig maçları için ayrıca 5 bin 748 TL ödediğim bir yayıncılık şirketi.

Cezalandırmak, TRT Televiyonu’nda bir zamanlar (1970-1980’ler) yaptığım gibi yeni ve etkili bir çalışma plan ve programı yapacak yetkim yok. İsterlerse yaparım. Yapabileceğim tek şey sözcüklerle “yalansız dolansız” gerçekçi bir fotoğraf çekip yayımlamak. Şu anda, günlerden 29 Aralık 2025 pazartesi saat: 12.00. Son Osmanlı dönemi zabtiyelerinin gece karanlığında seslendikleri gibi: “Asayiş berkemal, herkes uykuda!”

Yazıyı bitirmeden “Asayiş berkemal” deyişi hakkında bilgi verelim: “Berkemal” sözcüğü Farsça “bâr”+Arapça “kemal” sözcüklerinden oluşmuştur: “Kusursuz durumda” anlamına gelir. “Asayiş” sözcüğü de zaten Farsça “huzur, esenlik” anlamına geliyor. Dolayısıyla asayiş berkemal “tam huzurluluk, her şeyin yolunda olması, sorunsuzluk” anlamına gelen bir deyim oluyor. Ama yok.

Bedenin “huzur” ve “esenlik” içinde olması yetmez; ruhlar ve zihinler de huzur ve esenlik içinde olacak. Dahası düşler de huzur ve esenlik içinde olacak. Ancak bir ülkede huzursuz ve huzursuzluk kaynağı bir iktidar varsa artık her şey nafile. Huzursuz, çünkü üstün nitelikli terzilerin diktiği Türkiye takım elbisesi iktidarın kalıbına uymuyor; gene becerikli ustaların yaptığı ayakkabı ayağına ya dar geliyor ya da bol. Tam anlamıyla bir “hal-i pür-melal” yani perişan ve umutsuz bir durum. Digiturk de öyle, çöldeki serap gibi.

Okurlara 2026 yılında “mutlu yıl” dilemeye yetkili değilim ancak bilinmez bir kaynaktan “sabır” değil, “itiraz ve direnme gücü” dileyebilirim. Aritmetiğin toplama ve çıkarma işlemine göre 1 Ocak 2026 günü 90 (Doksan)’ıma ayak basmış olacağım. 70’lerde işim bitmedi, 80’lerde tahtalıköye tayinim çıkmadı. Bunlar önemli değil; önemli olan (uykuda) şikâyet edenlerin uyanıp direnmeleri ve bu bozuk düzeni değiştirmeleri. Yoksa Digiturk’e ve onun gibilere yıllarca katlanmak zorunda kalacağız.

Değerli okurlar! Her şeye karşın yeni yılda hepinize dirlik, huzur ve mutluluk dilerim!

***

Okuduğunuz yazıyı bitirdikten sonra “gelen e-postalar” penceresini açınca aşağıda okumanıza sunduğum e-postayla karşılaştım.

Sayın Özdemir İnce,

Tarafımıza iletmiş olduğunuz şikâyetiniz incelenmiştir.

Aboneliğinizde teknik problem yaşamanız durumunda Digiturk Müşteri Hizmetleri’nin (212) 4737373 numaralı telefonundan ve www.digiturk.com.tr/destek/ yardim-sihirbazi internet adresinden destek alabilirsiniz.

Teknik sorun yaşadığınız dönemde müşteri temsilcileri tarafınızdan bilgi alarak sorunun tespiti ve çözümü adına işlem yapmaktadır.

Bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,

Digiturk Musteri Hizmetleri

Tel: +90 212 473 73 73

Fax: +90 212 473 73 03

E-mail: destek@digiturk. com.tr

***

Cevabım şudur: Bre Allah’tan korkmaz, peygamberden utanmazlar,

Bana yaptığınız tavsiyeleri defalarca deneyip bir sonuç alamadığım için size başvurdum.

Televizyonum çalışmıyor, şimdiye kadar göndermediğiniz tamirciyi gönderin artık.

Gerisi laga luga. (Yazıyı gazeteye gönderme zamanım geldi.)

İlgili Konular: #digiturk

Yazarın Son Yazıları

Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026
Zibidi tayfası

Özdemir İnce meftunu Yeni Akit gazetesi 20 Nisan 2026 tarihli sayısında, 19 Nisan 2026 günü yayımlanan “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” başlıklı yazımı hükümsüz kılmak amacıyla yayımladıkları “Laikperest İnce yine Müslümanları hedef aldı” başlıklı yazısıyla gene bana aşk ilan ediyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026