DEM’in isterim de isterimleri...
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

DEM’in isterim de isterimleri...

23.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu. Yasal değişiklikler talep eden DEM, PKK elebaşısı Öcalan’ın istediği kişilerle görüşmesinin “yasal zorunlu” ya da “zorunlu yasal” zemininin oluşturulmasını istedi. İşte rapordaki bazı ayrıntılar:

1- Siyasetin dili değişmeli: Negatif bir söylem çerçevesi içeren “terörsüz Türkiye” gibi ifadeler geride bırakılarak barış iklimi güçlendirilmelidir.

- Mantığa bak! Söylemin “olumlu” (pozitif) olması için “terörlü Türkiye” mi olacak? Vatandaş Türkçe öğren! O zaman “Lafı bırak, iş yap” diyeceksin. “Söylem” yapısalcı bir sözcüktür. “Laf” ya da “söz” anlamına gelmez. Dilin kullanıldığı “özel alan”ı gösterir: Hukuk söylemi, tarih söylemi, felsefi söylem. Kısacası “söylem” bir “özel dil”dir. “Söylem” meraklıları bu açıklamamı bir yere yazsın!

2- Öcalan’ın konumu: Sürecin baş muhatabının rolünü daha güçlü bir şekilde yerine getirmesinin koşulları sağlanmalıdır. Bu bağlamda barışın kilit aktörü ve çözüm iradesi olan Öcalan’ın barış sürecindeki konumu ve hakları “umut hakkı” kapsamında değerlendirilmelidir.

- Öcalan’a “umut hakkı” tanınmazsa “süreç” artık süreç olmayacak mı? “Umut hakkı” tanınmazsa “Ben bu işte yokum” mu diyecek? Böyle pazarlık mı olur? Elinde masayı temizleyecek “kare” yok, “floş” yok, “floş royal” yok, pokerde rest çekiyorsun sanki. Bu nasıl kafa? Masadan çıplak kalkarsın!

3- Resmi organlarla görüşsün: Öcalan’ın düşüncelerini özgürce üretebileceği ve rolünü yerine getirebileceği daha özgür koşullara kavuşturulmalı.

- Yani Abdullah Öcalan TBMM çatısı altında “pirüpak” olsun; “Kirlerden arınıp tertemiz, lekesiz olsun; rahatlasın, huzura kavuşsun; komisyon dahil olmak üzere, barış sürecine katkı sunacak resmi organların, akademisyenlerin, kanaat önderlerinin, gazetecilerin, aydınların Öcalan ile doğrudan görüşmesinin yasal ve zorunlu zemini güçlendirilsin.”

- Yani Öcalan’a özgürlüğü verilsin, kendisine yöneltilmiş suçlamaklar kaldırılsın, kısacası “pirüpak” olsun. Yani kirlerden arınıp tertemiz, lekesiz olsun; rahatlasın, huzura kavuşsun. Peki bunlar sağlanmazsa “Ben küstüm” diyerek sırtını mı dönecek? Yargı Göde Omar’a, Çolak İbram’a, Çorapsız Devriş’e (“Derviş” değil) nasıl davranırsa Devlet Bey’in deyişiyle “kurucu önder Apo”ya da aynen öyle davranacak. Yani “Hizaya gel” denecek.

DEM istiyor: Büyük barışın yasal omurgası anlamına gelen “demokratik entegrasyon yasası” çıkarılarak “geçiş dönemi yasaları” hayata geçirilmeli. Gerekli yasal değişiklikler yapılarak merkezi idarenin kayyum atama yetkisi kaldırılmalı; ANADİLİNDE eğitim ve hizmet hakkı yasal güvenceye kavuşturulmalı. “Sivil toplum yasası” çıkarılmalı.

Yani Kürtçe de Türkçe gibi ikinci resmi dil olsun! O zaman bütün yerel diller (Lazca, Çerkezce, Kıptice ve ötekiler) de resmileşecek. Bu zırva taleplerin tamamını 2015 yılında yayımlanan ve iki baskı yapan “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” (Tekin Yayınları) adlı kitabımda irdeleyip yanıtladım. Okumanızı tavsiye ederim. Ama sözü şimdi konunun uzmanı bir akademisyene, Prof. Dr. Oktay Uygun’a bırakıyorum:

TÜRKİYE ÖRNEĞİ: 

Egemenliğin bölünmezliği ilkesinin çok güçlü bir şekilde ifade edildiği ülkelerden biri de Türkiye’dir. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk dönemlerinde yasama, yürütme ve bir ölçüde (İstiklal Mahkemeleri ile) yargı fonksiyonlarını tek bir organda; Meclis’te birleştirmişti. Bugün için, söz konusu üç fonksiyonun ayrı organlar aracılığıyla yürütülmesi esası benimsenmiş ve bu özellik, siyasal sistemin temel ilkelerinden biri durumuna gelmiştir. Bununla birlikte, egemenliğin bölünmezliği ilkesi, farklı bir boyutuyla siyasal gündemin önemli konuları arasındadır. Türkiye’de, yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden federalizme, anadili Türkçeden farklı olan gruplara kendi dillerinde eğitim olanağı verilmesinden bölgesel özerklik tanınmasına kadar, pek çok konu “bölünmezlik” ilkesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu ilke, 1961 Anayasası’na “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü” formülü ile girmiştir. Söz konusu ilke, 1971 ve 1973 anayasa değişiklikleri ile anayasanın birçok maddesine eklenmiş ve 1982 Anayasası’nın temel ilkelerinden biri olarak düzenlenmiştir.

“Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü” ilkesi, “egemenlik” kavramı ile yakından ilgilidir. Türkiye’de ulusal devletin kurulmasından sonra yapılan tüm anayasalarda, millet egemenliğin sahibi olarak kabul edilmiştir. Devlet ise milletin siyasal ve hukuksal örgütlenmesidir. Bölünmezlik ilkesi uyarınca, devletin insan ve toprak öğeleri, diğer bir deyişle devletin milleti ve ülkesi bölünmez bir bütündür. Anayasa Mahkemesi’nin formülasyonu ile söylersek: “Devlet TEK’tir, ülke TÜM’dür, ulus BİR’dir.”

Mahkemeye göre “Devlet yapısında bölünmez bütünlük ilkesi; egemenliğin, ulus ve ülke büğünlüğünden oluşan tek bir devlet yapısıyla bütünleşmesini gerektirir. Ulusal devlet ilkesi, çok uluslu devlet anlayışına olanak vermediği gibi, böyle düzende federatif yapıya da olanak yoktur. Federatif sistemde federe devletler tarafından egemenlikler söz konusudur. Tekil (üniter) devlet sisteminde ise birden çok egemenlik yoktur.” (Prof. Dr. Oktay Uygun, Federal Devlet. XII Levha Yayınları. Sayfa: 98-99)

***

Cumhuriyet anayasasında belirlenmiş siyasal haklar şımarık çocuğun istediği dondurma değildir! Benim gibi, ülkede ömür boyu demokrasi, özgürlük ve eşitlik ülkülerini savunmuş ve bunun bedelini ödemiş birinin bile sabrını taşıran DEM Partisi’ne “teessüflerimi” bildirmek isterim!

Yazarın Son Yazıları

Anarşi

Vikipedi’den aynen aktarıyorum...

Devamını Oku
11.10.2026
Bir ulus bölünebilir mi?

Vikipedi’ye Türkçe, “Ulus bölünebilir mi?” diye sordum.

Devamını Oku
09.10.2026
Kız kardeşim İoanna

1 Ekim 2026 Perşembe günü telefonla bir mesaj göndermişim İoanna’ya, yani İoanna Kuçuradi’ye: “Ey Efemi Hanım teyzemin, Yorgo amcamın kızı ve benim öz bacım İoanna Hanım!

Devamını Oku
06.10.2026
Bir ‘lingua franca’ olarak Türkçe

Türk dilinin Osmanlı’ya karşın halkın dili olarak Anadolu coğrafyasında bir “lingua franca” olması tarih ve Türkiye Cumhuriyeti bağlamında son derece önemlidir.

Devamını Oku
04.10.2026
Lingua franca

Lingua Franca ya da geçer dil, ortak bir dili ya da lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir.

Devamını Oku
02.10.2026
Türkiye ve Türkler (1)

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”in (2) 79. sayfasında “XXI-Burada Türkiye Bölgesi Anlatılmaktadır” bölümü var.

Devamını Oku
29.09.2026
‘Kemalizm öldü, cenazesi kaldırılmalı’

Bugün okumanıza sunduğum bu yazı, daha önce 23 Mayıs 2021 günü bu sütunda yayımlandı.

Devamını Oku
27.09.2026
Üniter devlet

Bu yazı benim gibi savgüden (angaje) birinin ürünü değildir.

Devamını Oku
25.09.2026
Serra Bucak diyor ki...

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak Küçük, “Kürtçe tabelalar” yani Kürtçe işyeri (dükkân) tabelaları konusunda açıklama yapmış ve “Türkçe resmi dil ama başka diller de var” (1) demiş.

Devamını Oku
22.09.2026
İdrisi Bitlisi ve aşiretler

İdrisi Bitlisi ve aşiretler

Devamını Oku
20.09.2026
Demsiz densizlik

Demsiz densizlik

Devamını Oku
18.09.2026
İki kurucu halk mavalı

Prof. Dr. Oktay Uygun’un FEDERAL DEVLET (1) adlı kitabının 327. sayfasında yer alan “İki Kurucu Halk” bölümünü çok önemli bulduğum için okumanıza sunuyorum...

Devamını Oku
15.09.2026
‘Ortak vatan’mış

Sözcükler “tekin” değildir, yanlış kullanıldıklarında öylesine tepki gösterip öç alırlar ki adamı eşek tepmesinden beter ederler!...

Devamını Oku
13.09.2026
Ortak vatan

“Ortak vatan” deyişini kullananlar suç işlediklerini nedense bilmiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesini okuyalım.

Devamını Oku
11.09.2026
Fransızca dersi ve...

4 Eylül 2026 günü benim sütunumda iki tekzip (düzeltme) metni okudunuz.

Devamını Oku
08.09.2026
Tekzip itiraftır

Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!

Devamını Oku
06.09.2026
Cevap ve düzeltme

Cumhuriyet Gazetesi’nin 03.07.2026 tarihli nüshasında ve https://www.cumhuriyet.com.tr/ sitesinde Özdemir İnce tarafindan yazılan “Çeviri Ahlakı ve Sel Yayınları” başlıklı bir yazı yayınlanmıştır.

Devamını Oku
04.09.2026
Başka emriniz efendim?!

[Eğitim Sen’in, bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” başlığıyla altıncısını düzenlediği “Demokratik Eğitim Kurultayı”nda dün anadilde eğitim ile ilgili rapor sunuldu...

Devamını Oku
01.09.2026
Türkiye bir etnik mozaik değildir

4 Nisan 2013 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazımı 13 yıl sonra da okunmasının (anlayana) yararlı olacağını düşündüğüm için ilginize sunuyorum...

Devamını Oku
30.08.2026
R.T. Erdoğan ve Osmanlı

Vikipedi’de rastladığım “R.T. Erdoğan ve Osmanlı” başlıklı yazıyı birlikte okuyalım.

Devamını Oku
28.08.2026
YENİ Parti ve siyasetin dili

“Siyaset”in toptancı yani “tek” bir dili yoktur.

Devamını Oku
23.08.2026
YENİ Parti ve üniter devlet

YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu 1 Ağustos 2026 günü Diyarbakır’da yaptığı basın toplantısında, partinin Lozan Antlaşması’nın yıldönümünde kurulması ile ilgili olarak “O güne denk gelmiş olmasının Kürtlerin göz ardı edileceği konusunda bir alınganlığı ben doğru bulmuyorum” demiş.

Devamını Oku
21.08.2026
Osmanlı benim atam değildir

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
18.08.2026
AKP sözcüsü Ömer Çelik

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek “Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir. Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle işbaşına gelmiştir” demiş.

Devamını Oku
16.08.2026
AKP 25 yaşında

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık 25 yaşına girdi.

Devamını Oku
14.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı

Kurtuluş Savaşı’nı Türk-Kürt ortaklığı kazanmıştır.

Devamını Oku
11.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı (1)

PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli ve zorunlu olduğu günler.

Devamını Oku
09.08.2026
Hayatımın en önemli günü

7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım.

Devamını Oku
07.08.2026
İlk Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
04.08.2026
Türkiye bölgesi

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”den aktarıyorum.

Devamını Oku
02.08.2026
Osmanlı yönetiminde Türkler var mıydı?

Sayın Tahsin Aydın’ın Vikipedi’de rastladığım 05.07.2017 tarihli önemli yazısını kendisine teşekkür ederek aynen yayımlıyorum:

Devamını Oku
31.07.2026
Cumhurbaşkanının Osmanlı sevdası

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
28.07.2026
Milli eğitim bakanıyla hesaplaşma

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tuhaf bir insan.

Devamını Oku
26.07.2026
Özgür Özel nihayet

13 Temmuz 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum.

Devamını Oku
24.07.2026
Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.

Devamını Oku
21.07.2026
Emeklilere acımıyorum

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam.

Devamını Oku
19.07.2026
Densiz HÜDA PAR

Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.

Devamını Oku
17.07.2026
Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Devamını Oku
14.07.2026
Parti değiştirmek

Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.

Devamını Oku
12.07.2026
Detay maskaralığı

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
10.07.2026