Masis Kürkçügil’le tarih ve siyaset sarkacında
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Masis Kürkçügil’le tarih ve siyaset sarkacında

27.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet YouTube’dan, üç kuşak söyleşileri kapsamında bugün yayına girecek konuğumuz, 1968 kuşağının kuşkusuz en çok okumuş, en çok kitap yayını yapmışlarının başında gelenlerinden Masis Kürkçügil. Bu kadar gecikmiş olmamızın nedeni, eski telefonunu değiştirmiş olmasından habersizliğim. Masis Kürkçügil’i öne çıkaran kimlik özelliğinde, yakından tanıyanlarının birleştikleri, yaşanmışlıkların bütünlüğü içinde her zaman önde tuttuğu kanıtlanmış adalet terazisinin gücü olmalı.

1968 kuşağı içinde, her dönem önde sorumlulukları üstlenmiş kimliği ile “Troçkist” olarak tanınmıştı. Söyleşisinin başında anımsattığımda da gülümseyerek İstanbul’a Adalar’a yerleşmiş olması ile bir bağlantısı olmadan, kendi solcu kimliğinin de algılamaları ile bağlantılı olarak toplumsal, siyasal duruşunun özgünlüğü, bağımsızlığı ile ilişkili olabileceğinin altını çizmiş oluyor.

Söyleşi konuğumun ön hazırlığında sayısız kitabını okuma olanağımın olmadığını anımsattığımda, “Tarih ve Siyaset Sarkacında”nın en pratik çözüm olacağı önerisi kendilerinden geldi. Kestirmeden görüşemediğimiz sonraki yıllardan akış, siyasal toplumsal görüşleri üzerinden, hep solcu duruşla, toplumsal yaşananların ülkemizin sınırları içinde kalınmadan, dünya gelişmelerinin bütünlüğüne de bakıştan kopmadan geçmiş yıllardan günümüze tüm gelişmelerin bütünlüğünde sorgulamaların hiçbirinde kaçış yollarını seçmiyor.

Ülkemiz ile dünya ölçeğinde, AB ülkeleri ekseninde düzeni değiştirme tezleri ile yola çıkan 1968 kuşağının hak arayışlarından günümüze uzanan olumsuz gelişmelerin içinde, gerçeklerden sapmadan; haklıdan, doğrudan yana savaşmaktan vazgeçmek gibi bir arayışın söz konusu olamayacağının da vurgulamalarını kalın çizgilerle yapıyor. Her sürece dönük olarak ülkemizle birlikte dünya gelişmelerinde de kaçınmasız, devrimci arayışlara dönük, dünden bugüne, yarına dönük saptamalarından sakınmıyor.

***

Masis Kürkçügil’in vurgulamalarının bütünlüğünde, sistemlerin kendilerine göre insanları yetiştirme çabalarının altı çiziliyor. Kendilerine, çıkarlarına dönük olarak sömürü, baskı düzenlerini sürdürebilmelerinin alfabesinin gerekleri, sonuçları ile bağlantılı olarak da 1968’lerin toplumsal ruhunu köktenci bozan, sömürü, baskı düzenlerinin yükselişlerini öngören ittifaklar içinde, bugünlere gelindiğinin altının çizildiği gelişmelerden örnekleri paylaşıyor.

Kürkçügil tam da bu nokta üzerinden, ülkemiz ile dünya ölçeğinde, kuşkusuz ittifaklardan hiç vazgeçilmeden, insan haklarından yana olanların da hak arama ittifaklarından ödün vermeden, vazgeçmemek sorumluluklarının söz konusu olduğunun altını çiziyor. Yaşanabilir, sürdürülebilir bir dünya düzeni için soldan, insandan yana ittifakların tümünün birden güçlendirilmesi yolunda sürekli hak savaşımlarının yapılması gereğinin altını çiziyor.

Kişisel siyasal çizgisi, soldan hak savaşımı çerçevesinde, örneğin CHP çatısı altında siyaset yapmayı düşünmeyeceğinin vurgusunu yaptıktan sonra, CHP’nin tüm hak savaşımı verenlerin güçbirliği çağrısına sıcak bakabileceğinin altını da çiziyor. Ülkemizde, ağırlıklı 2000’li yıllar sonrası yaşanan ağır hukuk, demokrasi, insan hakları suçları ile yığılmış sorunların gerçekliği üzerinden, gerek ülkemiz içindeki gerekse dünya çapında yaşanmakta olan ağır insan hakları ihlalleri karşısında çoklu ittifaklarla yürümek, savaşım vermek zorunluğunu anımsatıyor.

Kürkçügil’in ülkemiz, dünya çapında haklar savaşımı, ittifaklar üzerinden önceliklerini söyleşisinin bütünlüğü içinde izlemenizi öneririm.

Yazarın Son Yazıları

Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026