Reha Öz’ü uğurlarken 1980’li yılların canlanan tanıklıkları...
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Reha Öz’ü uğurlarken 1980’li yılların canlanan tanıklıkları...

31.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Nadir Nadi’nin, 12 Eylül yönetimine karşı duruşu ile güçlenen, Cumhuriyet gazetesinin, ülkenin her kesimini kapsayan insan hakları gasplarına karşı, ayrımsız sayfalarında yer açması, hak hukuk arayışlarının, savaşımlarının yanında yer alarak yaşatılan acıların haberlerinin sayfalarında paylaşılması, birden çok aralıklarla gazetenin kapatılması kararlarını da getirmişti. Gazetenin kapalı kalacağı günler için evlerimize kapanıp moral bozukluğu içinde yaşamamız yerine, gazete içinde birlikte kalarak güncel gelişmeler üzerinden haber toplantıları ile geleceğe yönelik haber değerlendirmeleri çalışmaları yapmamız önerilmişti.

Yurt haberlerinin başında Yalçın Bayer, İstanbul haber servisinin başında Reha Öz, günlük haberler üzerinden öylesine yoğun bir çalışmanın içine gömülüyorlardı ki... Azıcık sanat yeteneğim olsa ikisinin birden daktilo başından kopmayan hallerine dönük heykellerini yapabilmeyi düşler dururdum. Oysa iki daktilodan kopamayanlar, aralarına sonraki yıllarda mizah yeteneği ile de çok öne çıkacak, kitap kulübünde çalışacak Deniz Som ile suç ortaklığı içinde, kendi hallerimizi de içine alan mizah çalışmalarını koyulaştırmışlardı.

***

İçimizde yaşamamış okurlarımız elbette bilemeyecekler. Abdülkadir Yücelman’ın şefliğinde spor servisimiz uzmanlaşmış gazeteci yetiştirmede öylesine ön almıştır ki... Reha Öz orada pişmiş olarak sayısız gazetecilik ödülü almayı başardıktan sonra yeni görevine geçiş yapmıştır. Günümüzün köşe yazarı, yöneticiliğine gelmiş Arif Kızılyalın’ın anımsadığına göre, kendisinin spor servisine giriş yaptığı tarihlerde, Reha Öz istihbarat servisine geçmiştir. Sonraki Cumhuriyet Vakfı döneminde İlhan Selçuk’un yanında genel yayın müdürlüğüne yükselen İbrahim Yıldız’ın da çıkış, yetişme yılları spor servisimiz. Halen Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulu üyeliği sürüyor.

Sizinle 12 Eylül’ün en acımasız günleri, uygulamalarında Cumhuriyet gazetesinin içinden hallerimizi paylaşmaya çalışıyorum. Bugünden geriye bakarak “dörtlü çete” iktidarlarından söz etmek kolay. Konsey başkanlığında Kenan Evren, gazete yöneticilerini toplantılara çağırarak arkası gelmeyen, yeni yasaklamaları bitmeyen konsey kararlarını kolayca kamuoyuna taşımayı hedeflemiş. Ancak Yunus Nadi’den Cumhuriyet’i yaşatma görevini almış Nadir Nadi, çağrılı olduğu bu toplantılara katılmamakta direniyor.

12 Eylül darbesinin özelinde 1961 Anayasası ile kazanılmış sendikal örgütlenme haklarının gasp edilmesi odakta olduğundan, hakların gelişmesinde öncülük yapmış tüm sendikal, siyasal kurumlar yargılanmalarda hedef tahtasında. DİSK’in kapatılması öncelikli, idamla yargılanan yöneticileri işkencelerden geçirilmiş olarak yıllar sürecek yargılamalarda... Tuğla gibi iddianamelerle, yaratılan ağır suçlamalardan sonuç alınacağı baskısı egemen. Cumhuriyet gazetesi hukuksuzlukların tümüne dönük duyarlı, MHP davasına da geniş yer açıyor.

Nadir Nadi’nin gazetecilik deneyimleri, bizleri gündüzü gecesi olmadan gazete içinde yaşama tutkusuyla birbirimize kenetliyor. Haber toplantılarının sürekliliğine, daktilolardan üretilen ve kendimizle de eğlenen mizah dergilerimiz de eklemleniyor. Birlikte üretilip eğlenceli paylaşılanlarla acılara direnç yükseliyor... İşte son yolculuğuna çıkan kardeşim Reha Öz, bu zorlu günlerimizin kardeşliğinden yadigâr. Yolu açık, ışıklı olsun.

Yazarın Son Yazıları

Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026