Asgari ücret istihdamı azaltır mı dediniz?
Veysel Ulusoy
Son Köşe Yazıları

Asgari ücret istihdamı azaltır mı dediniz?

08.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Asgari ücret istihdamı azaltır mı dediniz? Türkiye’de ücretli ve yevmiyeli çalışanların sayısı geçen yıla göre yaklaşık 800 bin azalarak 19.3 milyona ulaştı. Toplam çalışanlar içinde yüzde 67’lik bir pay alan bu kesim son dönemde asgari ücret artırılırsa istihdam azalır yaklaşımıyla dipsiz kuyuya benzer bir tartışmasının içine çekildi. Yazımızda bu yaklaşımın doğru olup olmadığını, ekonomik literatürde araştırmaların sonuçları ile tartışmaya çalışacağız. Karar vericiler ve iş dünyasının, özellikle sene sonuna doğru tartışmaları başlayan asgari ücretin belirlenmesi sürecinde bu korkuyu gündeme getirmesi belki de doğal karşılanabilir. Ekonomik sorunların arttığı ve düzelme emarelerinin beklentileri karşılamadığı günümüzde, asgari ücrete dayalı bir yeni maliyetin gelmesi üreticileri daha da zora sokacaktır fikri yaygın bir şekilde vurgulanmaktadır. Bu vurgu garip bir şekilde bakanlık düzeyinde de aynı tarzda şekillenmektedir.

Kuşkusuz burada iki büyük temel konu var: Birincisi, büyümekle övündüğümüz ekonomide, sıra asgari ücrete gelince yerini karamsarlık almakta ve istihdam korkusu yaratılmakta; ikincisi ise, asgari ücretteki artışın fiyatlar genel seviyesi üzerinde artmadığı gerçeği ile istihdamda azalışa neden olmaktan uzak olduğudur. Biraz ayrıntıya girelim! Araştırmalar asgari ücret seviyesinin ekonomiye etkisi konusunda, her zaman olduğu gibi, iki gruba ayrılmış.. Konuya olumsuz yaklaşanlar temelde, asgari ücret yasasının varlığının sorun oluşturduğunu söyleyenlerle dolu. Bu grup, - böyle bir asgari seviye tespitinin rekabet ortamını kısıtlayacağını, - yoksulluğu artıracağını, - sanayide düşük ücret yapısına bağlı işletmelerin bu avantajını kaybetmesine neden olacağını, - istihdamı azaltıp maliyetlerden dolayı ürünlere zam olarak yansıyan bir enflasyonist baskısı yaratacağını, - artan işsizlik ortamında, dar gelirlilerin yaşadığı bölgelerde azalan alım gücü nedeniyle suç işleme eğilimlerini artacağını öne sürüp, bunu da sayısal modellerle ifade etmeye çalışmışlar.

Diğer yanda ortaya çıkan araştırmalara göre ise asgari ücretin varlığı ve seviyesinin yüksekliğinin - gelir artışı kanalıyla gelir dağılımının daha da bozulmasını önleyeceğini - ekonomiye harcama kanalıyla faydalı olacağını - toplum üzerindeki finansal stresi azaltarak daha iyi bir eğitim olanağı sağlayacağını ve böylece bir sonraki kuşaklara daha iyi ücretle istihdam ortamı yaratacağını, - işsizlik ve benzeri hükümet yardımı almaktansa istihdama katılmayı teşvik edeceğini ve böylece hükümet harcamaları üzerindeki baskıları hafifletip bütçeye olan yükü azaltacağını - sokaklardaki suç oranını azaltarak sosyal refahı artıracak bir yapı oluşturacağını - insan olma, insan gibi yaşama fikrinin yoğunluğunu artıracağını sayısal kanıtlarla ortaya koymuşlar.

Öte yandan, her ülkenin kendine ait özellikleri dolayısıyla bunlar değişkenlik gösterecektir. Asgari ücret genel ücretlerden ne kadar farklı? Bakış açısı ve model sonuçları ne olursa olsun, asgari ücrete analizini en iyi açıklayan göstergelerden birisi onun genel ücret seviyesinden ne kadar ayrıştığıdır. Diğer bir ifadeyle, “biz hep asgari ücreti konuşuyoruz ama diğer çalışanların ücret seviyesi bundan farklı mı ki” sorusunun yanıtı belki de en can alıcı noktayı verir bize. Bu yaklaşımı asgari ücreti ortanca (medyan) ücrete oranlayarak irdeleyelim. Türkiye için 2001 ekonomik krizini yaşadığımız IMF programlı yılların hemen başında yüzde 50’lerden yüzde 70’lere sıçrayarak kendini gösteren bu oran (grafik), bize asgari ücretin ortalama ücret davranışından ne kadar farklı olduğunu verir.

Gelişmiş OECD ülkeleri arasında yüzde 40-50’lerde (Fransa hariç) seyreden bu oran, genel anlamıyla ülkemizde asgari ücretin fazlalığından değil, aslında genel ücret seviyesinin düşük olmasından kaynaklanıyor…. Bu ise yapılacak iyileştirmelerin istihdamı etkiler tezini en azından şimdilik bir kenara koyuyor. Şimdilik diyoruz zira bu tür tartışmalar ve karşılaştırmalar genel ücret seviyesinin yükselmesi ve büyüme ile beraberinde gelen ekonomik canlanmanın yakalandığı ülkelerde geçerli bir anlam taşır.

Sözün özü; ekonomide bahaneler üzerine politikalar oluşturulmaz. Bütçe açığı ve ekonomik daralma gibi kısıtlamalar doğal olarak önemli nedenlerdir ama o nedenlerin ortaya çıkmasında asgari ücretlinin ne kadar payı ve sorumluluğu olduğunu da düşünmek gerekir. Fakirleştiren ekonomik politikalar sonucunda artan işsizliği asgari ücret artışında aramaya kalkarsak, orta gelir tuzağını destekleyen politikalar uygulamış oluruz. Dahası, genişlemede paylaştırmayan bir politikanın/politikacının, kırılmada başkasını sorumlu tutması da anlaşılır değildir!

Yazarın Son Yazıları

Vasat siyaset tuzağı

Bir ülkede orta gelir seviyesine ulaştıktan sonra, teknolojik gelişme için yapılan harcamaların birim maliyetleri düşürmemesi ve diğer girdi maliyetlerdeki artışın getirdiği ekonomik yavaşlamaya paralel olarak büyüme modellerinin uygulanmasında aksaklıklar ortaya çıkar.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukukun üstünlüğü, ekonomik büyüme... Osimhen ve Mario Lemina örneği

Bir ülke adının veya devletin önüne sıfat koyup onu tanımlarken çok dikkatli olmak gerekir.

Devamını Oku
16.11.2025
Yapısal değişim ve ithal ikamesi: Açık ama korumacı bir model

Türkiye’de kendini sadece öğretici değil, aynı zamanda topluma karşı sorumlu hisseden ekonomistler uzun zamandan beri yapısal değişimin gerekliliğini vurguluyor.

Devamını Oku
02.11.2025
Enflasyon normalleşmedi, tabelası değişti

Son aylarda Türkiye’de enflasyonun düşme trendine girmesine dair anlatı daha çok ölçüm ve etiketlemedeki değişimle ilgilidir.

Devamını Oku
19.10.2025
Türkiye ekonomisinde fiyat düzeyi-gelir uyumsuzluğu: Pahalı ama fakir paradoksu

Enflasyon ülkemiz dışında çoğu ülkede artık bir sorun olmaktan çok uzaktadır.

Devamını Oku
05.10.2025
Bir ekonomi politikası hikâyesi...

Ekonomi politikaları toplumun sosyal refahını daha yukarılara çıkarmak ya da sıkıntılı zamanlarda piyasa dengelerini yeniden ayarlamak için kullanılır.

Devamını Oku
21.09.2025
Yapısal çürüme

Devletteki çürüme kurumsal çöküş ile son noktaya evrilir.

Devamını Oku
07.09.2025
Bir temiz vurgun: döviz kuru korumalı mevduat

Ekonomimizde tarif edilemez bir yalancı mutluluk yaşanıyor bugünlerde. Yanlış anlamayın...

Devamını Oku
24.08.2025
Sahte profesör, sahte ekonomi

Ahlaki çöküntü toplumsal bir olgu haline geldiğinde onun elinden kurtulmak yıllar alır.

Devamını Oku
10.08.2025
Sözde büyüme, gerçekte fakirleşme: Bir derecelendirme hikâyesi

Sizi yönetenlerin ülke notumuz yükseldi kelimesi kapsamında sevindiklerine bakmayın.

Devamını Oku
27.07.2025
KTV-karbon tüketim vergisi, terörsüz Türkiye ve eğitim kalitesinin ortak noktası

Ekonomik ve siyasal sürecin sanki önümüzdeki pazar günü seçim olacak fikri üzerine kurulu olduğu ülkemizde yeni proje diye yapılan tanıtımların sayısında ivme artışı gözlemliyoruz son günlerde.

Devamını Oku
13.07.2025
Asgari ücret ve enflasyon… ya döviz kuru!

Asgari ücretteki artış enflasyon oranını yukarılara taşır mı? Bu soru çoğu ekonomist tarafından ampirik olarak incelenmiş ve sorunun sade bir yanıtının olmadığı, etkileşimin çeşitli nedenlere ve olgulara bağlı olarak değiştiği gözlemlenmiş ve veri analizleri ile ortaya konmuştur.

Devamını Oku
29.06.2025
İstanbul Üniversitesi: Bir diploma iptali oyunu ve yarattığı maliyet

Sahnenin en çarpıcı bölümü ise sanki tüm yanlışlıkları ve usulsüzlükleri sadece bir siyasi partinin kamu yöneticileri yapıyormuş algısının vurgulandığı kısımdır.

Devamını Oku
15.06.2025
Hastalıklı büyüme

Ulusal gelirimiz 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2 arttı. Bunu TÜİK söylüyor.

Devamını Oku
01.06.2025
Jeoekonomik ticaret politikası

ABD-Çin arasında tarife yani uluslararası ticarette ithalatta alınan vergilerin artırılması ile yeniden başlayan ekonomik savaşlar tedarik zincirindeki kırılmaları tetiklemeye devam ediyor.

Devamını Oku
18.05.2025
Buğday ve döviz kuru

Buğday ve döviz kuru

Devamını Oku
04.05.2025
Orta gelir-siyasi tuzak

Orta gelir-siyasi tuzak

Devamını Oku
20.04.2025
Boykot

Boykot

Devamını Oku
06.04.2025
Özel çıkar grubu

Özel çıkar grubu

Devamını Oku
23.03.2025
Gıda enflasyonu

Gıda enflasyonu

Devamını Oku
09.03.2025
İnsan sermayesi, yolsuzluk...

İnsan sermayesi, yolsuzluk...

Devamını Oku
23.02.2025
Merkez Bankası ve ekonomik durum

Merkez Bankası ve ekonomik durum

Devamını Oku
09.02.2025
Yapay zekâ ve bizdeki zekâ

Yapay zekâ ve bizdeki zekâ

Devamını Oku
26.01.2025
Tehlikenin farkına varmak

Tehlikenin farkına varmak

Devamını Oku
12.01.2025
Ekonomik büyüme ve refah

Ekonomik büyüme ve refah

Devamını Oku
29.12.2024
Silkeleme

Silkeleme

Devamını Oku
15.12.2024
Fakirsiniz çünkü...

Fakirsiniz çünkü...

Devamını Oku
01.12.2024
Çaput

Çaput

Devamını Oku
17.11.2024
Neden sürekli kriz içindeyiz?

Neden sürekli kriz içindeyiz?

Devamını Oku
03.11.2024
Bir çöküşün hikâyesi

Bir çöküşün hikâyesi

Devamını Oku
20.10.2024
Kurnaz ekonomik politikaları ve döviz kuru

Kurnaz ekonomik politikaları ve döviz kuru

Devamını Oku
06.10.2024
Eğitim, eğitim kurumlarında hijyen ve gelişmişlik

Eğitim, eğitim kurumlarında hijyen ve gelişmişlik

Devamını Oku
22.09.2024
Ekonomi programının anatomisi

Ekonomi programının anatomisi

Devamını Oku
08.09.2024
Çiftçi

Çiftçi

Devamını Oku
25.08.2024
Körüğe gerek yok

Körüğe gerek yok

Devamını Oku
11.08.2024
Tecrübe ederek öğrenme

Tecrübe ederek öğrenme

Devamını Oku
28.07.2024
Verilerle soyulan halk

Verilerle soyulan halk

Devamını Oku
14.07.2024
Bir kilo buğday kaç litre mazot eder?

Bir kilo buğday kaç litre mazot eder?

Devamını Oku
30.06.2024
TÜİK, enflasyon ve buğday

TÜİK, enflasyon ve buğday

Devamını Oku
16.06.2024
Sen üret yeter!

Sen üret yeter!

Devamını Oku
02.06.2024