Köşe Yazısı

A+ A-

Beyaz Saray’da keskin mücadele.. FETÖ gelir mi?

8 Ocak 2019 Salı

Pentagon, yani bugüne kadar Suriye’nin kuzeyini kopartarak himayesinde bir devletçik oluşturma ve Şam’ı parçalama siyaseti izleyen ABD’nin savaş makinesi, Trump üzerinde yoğun baskı yaptı ve çekilmenin uzun zamana yayılmasını sağladı. Zaten hukuk cenderesi içinde hakkında soruşturmalar da yürüyen Trump mecburen gevşedi. Pentagon-Beyaz Saray uzlaşmasından çıkan bir önerinin Ankara’da masada olacağı anlaşılıyor.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Amerikalıların Suriye’yi üç bölüme ayıran federatif bir yapı önerisini hazırladıklarını ileri sürdü.
Bu zaten henüz Suriye’yi parçalama çalışmaları başlamadan önce, 2011, Pentagon -Obama planıydı. Ankara da bu planın bir parçası olarak, Şam’da Esad’ı yıkmaya ve Suriye’yi parçalamaya çalışıyordu. Bu yanlış savaş politikasıdır ki bugün yanı başımızda belalar eksik olmadı ve ABD, ağır silahlarla donattığı 60 bin kişilik bir PKK - PYD ordusu yarattı.
Fakat Rusya’nın ve İran’ın Şam’a çıktıkları destek sayesinde, Şam’ın topraklarını adım adım kurtarmasını sağladı.
İkinci önemli bir gelişme daha var: Trump yönetimi ilk kez FETÖ darbesine ciddi eğilmeye başladı. İçişleri Bakanlığı’nın federal polisi FBI dahil, Adalet Bakanlığı’ndan da gelen bir heyet, Ankara’da incelemeler yaptı, FETÖ’cüleri dinledi vb..

Değişen FETÖ politikası
Peki, FETÖ konusunda ciddi bir politik değişiklik mi, bunun nedeni ne?
ABD’nin Ortadoğu ve FETÖ politikalarını planlayan ve yürüten, esas Pentagon ve CIA idi. İkisi de ABD’nin dışa yönelik savaş politikalarının uygulayıcılarıdır.
FETÖ darbe girişiminin baş destekçileri de bunlardı. Ayrıca bu iki güç Ortadoğu’da, Irak, Suriye (ve Türkiye!) vb. politikalarının planlayıcısı ve uygulayıcılarıydı.
Dikkat edin, Trump’ın Suriye politikasındaki değişiklik ile FETÖ politikasındaki değişiklik eşzamanlı ve uyumlu.
CIA yerine FBI’nın devreye sokulup Türkiye’de darbe araştırması yapması da bu politikayla uyumlu. Suriye’den çekilmeye yönelik politika, FETÖ konusunda da geri adım atılmasını beraberinde getirdi.

‘Ben değil, o yaptı’
FBI’nın FETÖ örgütünün ABD’deki faaliyetlerini şimdilik kara para vb. açısından soruşturmaya başlaması da resmi tamamlayan önemli bir gelişme.
Dün bir yerlerde FG’nin “bizim aramızda birileri darbeye karışmış olabilir ama bunun bizimle ilgisi yok” dediği yazıldı.
Bu, ABD’nin FETÖ konusunda değişen politikasını anlayıp savunmaya geçtiğinin işareti, ama zerre faydası olmaz kendisine...
İşin ilginci, ABD mengeneyi sıkıştırırsa, bunun yansımalarını mesela FETÖ’nün ikinci en büyük üssü Almanya’da da görür müyüz?
Eğer Trump kendi politikasında ısrarcı olur ve sürekli devrede kalırsa, işi biraz uzasa bile, FETÖ ABD’den en azından atılır (buraya getirtip de ne yapacaksınız!)...

Şimdi ne olacak?
Ankara ile ABD heyeti arasında görüşmeler sert geçecektir. ABD öyle görünüyor ki, FETÖ + Patriot + F-35 paketi ile Suriye görüşünü kabul ettirme gayreti içinde olacak. Pakete başka şeyler de eklenebilir, ekonomik vb.
Ankara’nın Şam ile ilişkiye geçmemesi, ülkemizin aleyhine sonuçlar doğuracaktır.
Şam - Esad eski gücüne ulaşmakta. Arap dünyası içinde de yerini almakta. Şam’a şimdi, ülkesinin birliğini sağlamasında işini kolaylaştıracak desteğin bir anlamı olur.
Ama Ankara’da tek aklın ayak sürümesinde ülkemizin hiçbir çıkarı yoktur.
BİLİM: Perşembeye kaldı.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Yavuz